Evlatlarım,
Yanlış arkadaş seçmeyin. Gördüğünüz tüm yanlış adamlar yanlış arkadaşların kurbanıdır. Farkına varılmadan atılan ve farkına varıldığı anda nefsimize uyup düzeltmediğimiz yanlışlarımız yıllar geçtikçe derinleşir ve bir daha düzeltme imkânımız olmayabilir. Çünkü açı merkezden uzaklaştıkça büyür. Açının büyümesi demek tedavinin imkânsızlaşması demektir. Bu duruma düşmeyin. Ancak Allah muhafaza bu duruma düşmeniz durumunda kalırsanız yine de kurtulma ümidinizi yitirmeyin. Çünkü ümitsizlik bizim inancımızda yoktur.
Evlatlarım,
Güzel sanatlara karşı zevkiniz olsun. Boş vakitlerde çocuklarınızla sanat etkinliklerine katılın. Hat Sanatı, Ebru, Tezhip, Ney Üfleme, bağlama veya diğer enstrümanları meşk etme gibi kurslara katılın. Mutlaka bir kütüphaneniz olsun. Gezi yapın. Her yıl iki haftalık ülkemizin veya dünyanın değişik yerlerini gezmeye çalışın. Buralarda gördüklerinizi not edin. Bunlardan ders çıkarın, ibret alın.
Evlatlarım,
Hakkında bilginiz olmayan konuda konuşmayın. Çünkü kulak, göz ve kalp yaptıklarından sorumludur. Kendinizi haklı eleştirilere hazırlıklı tutun. Eleştiri almak kendine çeki düzen vermenin vesilesidir. Nefis muhasebesi yapmayı unutmayın. Nefis muhasebesi kendimize karşı sorumluluğumuzun gereğidir. Hatadan dönmeyi de unutmayın. Özür dilenmesi gereken durumda özür dileyin. Ama özür dilemeyi gerektiren çok yanlış yapmamaya gayret edin.
Evlatlarım,
Vatan sevgisi her zaman yüreğinizde olsun. Cennet vatanımızın kıymetini bilin. Vatansız kalanların durumunu Suriyelilerden gördünüz. Allah kimseyi vatanından cüda (ayrı) etmesin.
Evlatlarım,
Hepimizi aşırı dünyevileşme kuşattı. Çok şeye sahip olmak için kendinizi helak etmeyin. Fazlalıklarınızdan kurtulun. Eşya sizi kuşatmasın. Siz eşyaya hükmedin. Aksi halde eşya sizi evirip çevirip hükmü altına alır.
Evlatlarım,
Her daim üreten olun. Çalıştığınız alanı iyi bilin. İşinizi iyi yapın. Allah, işini iyi yapanı sever. Üretkenlik sadece maddi şeylerde olmaz. Zihin dünyanızı başıboş bırakmayın. Aklınıza güzel bir söz geldi. Onu kayıt altına alın. Her gün bir cümle kaydetmeniz hayatınızın sonunda koca bir kitap olur. Böylece tecrübelerinizle önce kendinize sonra başkalarına faydalı olursunuz.
Evlatlarım,
Hiçbir şeyin oburu olmayın. Kanaat hazineniz olsun. Doyumsuzluk kötü bir hastalıktır. Şuna sahip olayım, buna sahip olayım diyerek ömrünüzü tüketmeyin. Ömür, Allah’ın insana verdiği en kıymetli hazinendir. Bu hazineyi çarçur etmeyin.
Evlatlarım,
Her şeyi “anlarım, anlayacağım” stresine girmeyin. İnsan hayatı sınırlı, olaylar sınırsızdır. Sınırlı ile sınırsızı kuşatamazsınız. Bazen teslimiyet içinde olun. Özellikle âlimlerin sustuğu dini konularda kendinizi zorlamayın. Bazen halkın imanını kuşanın. Bu taklitçi olun demek değildir. Ancak her vadide söz söyleyen çok yanılır. Her konuya “bende tuz var” diyerek atlamayın.
Evlatlarım,
Kader konusu pek çok kimseyi yoldan çıkarmıştır. Bu alana dalanlar sorunu çözememiş ve pişmanlık içinde geçip gitmiştir. Kısacık ömrümüzü hiç kimsenin çözemediği konulara mı harcayalım? Buna gerek yok. Bu elbette araştırmayın anlamında bir tavsiye değildir. Tedbirle birlikte takdir başat yürüsün.
Evlatlarım,
Evlerinizde mutlaka okuma alışkanlığınız olsun. Dünyada yenilenmeye en muhtaç olan varlık insandır. Eğitimciler ve din görevlileri ise her dem yenilenmeye muhtaçtır. Son okuduğunuz kitap okulda okuduğunuz kitap olmasın. Hikâye, şiir, roman ve hatırat edebiyat alanında okumalarınız, değerlendirmeleriniz olsun. Yani hikmet aramayı unutmayın. Hikmeti nere bulursanız alın. Çünkü “Kime hikmet verilmişse ona pek çok hayır verilmiştir.”.
Evlatlarım,
Çocuklarınız Allah’ın size en muhteşem bağışıdır. Onlarla zaman geçirmeyi ihmal etmeyin. Ailenizle geçirdiğiniz vakitler ibadet değerindedir. Bunu asla unutmayın. Onları sadece tüketen mahlûk gibi yetiştirmeyin. Sorumluluk verin. Sofra kaldırmayı, ev düzenlemeyi, büyüğüne su ikram etmeyi, mutfakta anneye yardım etmeyi, araba temizlerken babaya destek olmayı öğretin çocuklara. Çevre temizliğini, israf etmeme, vakti iyi kullanma becerisini kazandırın.
Evlatlarım,
Başkasının gizli yönlerini araştırmayın. Topluma zarar vermeyecek kusurlara şahit olduğunuzda onları örtün buyuruyor Peygamberimiz. Siz de öyle olun. O zaaf kişinin kendisine aittir. Düzeltmesi için imkânınız varsa yardımcı olun. Yoksa da dua edin.
***
Not: Bu yazı serisi zaman-zaman devam edecektir.
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Gevher Aktaş Demirkaya
Gelincik Çiçeğinin Bize Anlattıkları
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -11 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /3
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Serhan Poyraz
Kadınlar / Charles Bukowski
Nevin Bahtişen
Yazdıkça İyileşir İyileştikçe Yazar
Dilek Tuna Memişoğlu
Bayram Hoş Bir Sadâ
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Mehmet Şahan
Paylaşmak /2
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Gönle Hüzün Düştü
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar