İmam-Hatip Lisesinde daha çok Yüksek İslam Enstitüsünde hocalarımız kitap tavsiye eder ve kendimize özel kütüphaneler kurmamızı isterlerdi. Bizim kuşak kitaba hasret idi. Ders kitaplarımızın bir kısmı teksirlerden ibaretti.
Hocalarımızdan Halis Ayhan’ın Felsefe, Din Psikolojisi, Süleyman Uludağ’ın Tasavvuf Tarihi, Mustafa Öcal’ın Ölçme Değerlendirme ve Eğitim Bilimleri hep teksir edilerek bize verilirdi. Daha sonra tercüme ve telif eserler oluşmaya başladı. Kuşeyri Risalesi bu dönemde Süleyman Uludağ Hocamız tarafından tercüme edildi. İslam Düşünce Yapısı’nı tefrika halinde Hareket Dergisi’nden okuduk. Sonra kitap olarak elimize aldık. İslam Ahlakı derslerinde önce Osman Pazarlı’nın daha sonra da M. Yaşar Kandemir’in İslam Ahlakı isimli eserini; Kınalızade Ali’nin Ahlak-ı Alai’sini okuduk.
İslam Tarihi’nden Mevlana Şibli’den Ömer Rıza Doğrul tercümesi Asr-ı Saadet’i, Tefsir’den Celaleyn, Fıkıh ’tan Yunus Vehbi Yavuz Hocamızın te’lifi İslam’da Zekât Müessesesi’ni takip ettik. Aile Hukuku ve Çözümlü Miras Hukuku’nu Hamdi Döndüren Hocamızın te’lifinden okuduk. Hadis’ten Tecrit 1.2. Ciltler ile Hadis Istılahlarından Merhum Selman Başaran Hocamızdan okuduk. Diğer kitapları fazla saymayayım. Ancak Yunus Vehbi Yavuz Hocamızla Medrese usulü sarf ve nahivden sıra kitapları ile Fıkıhtan Hidaye okumalarımız hafta sonlarında sürekli devam etti. Çok müstefid olduk.
Yayınlanmadan evvel Zernuci’nin et-Ta’lim vel’ Müteallim isimli eğitim metotlarına dair eserini de Yunus Vehbi Yavuz Hocamızdan okuduk. Sonra hocamız terceme etti. Necla Pekolcay’ın İslami Türk Edebiyatı’nı Merhum Mahmut Kanık Hocamızdan okuduk. Mikail Bayram’dan da altı ay farsça okuduk. Bir müddet de İbn-i Haldun Mukaddime okumalarını Süleyman Uludağ Hocamızdan İl Müftülüğü konferans salonunda takip ettik.
Bu döneme dair unutamadığım hususlardan birisi de sürekli tavsiye edilen kitaplara ulaşmak için çabalarımdır. Halis Ayhan Hocamızın sık-sık tavsiye ettiği Katip Çelebi’nin Mizanu’l fi İhtiyati’l Ehak isimli eserini ilk olarak elde ettim. Kadızadeler kavgalarını, tartışılan konuların ne kadar yüzeysel olduğunu ve fikri çöküşe doğru giden Devlet Ebed Müddet’i üzülerek oradan okudum.
Her Pazar Bursa’da eski kitapların satıldığı yerlere giderdim. Bazen sadece bakar, bazen de satın alırdım. Bir defasında Mevlana’nın yedi mecliste yaptığı konuşmalarından oluşan Fihi Ma Fiyh isimli eserini bulup aldım. Param bol olduğu için değil. Aksine hiç imkânım yok desem yeridir. Çünkü çoğu zaman cebimde kuruş param kalmazdı. Ama yine de kitap almaktan kendimi alamazdım. Bazen işportacılık yapardım. Bazen de durumumu bilen arkadaşlarımın yardımları imdadıma yetişirdi.
Merhum Mahmut Kanık Hocamızla ilgili bir hatıramızı burada anlatmadan geçemeyeceğim.
Bursa, Molla Arap’ta Harman yeri diye bir mahallede oturuyorduk. Hocamız da oralarda yakın bir yerde oturuyordu. Sanırım 1979 yılı idi. Ramazan ayında sık sık bizlere gelir ve Sezai Karakoç, Necip Fazıl Kısakürek, Erdem Beyazıt, Akif İnan, Rasim Özdenören, İsmet Özel, Cahit Zarifoğlu, Mustafa Ruhi Şirin gibi edebiyat ve aksiyon adamlarından şiirler okur, Makalelerinden pasajlar verirdi. Osman Sarı’nın Taş Gazel’ini ilk kendisinden dinlemiştim. Edebiyat dersinde de vurgu yapardı. Biz de böylece ders dışı alanlara da ilgi duymaya başlardık. Hocamızla çok tartıştığımız konular olurdu. Bizi sabırla dinler ve fikirlerimiz kıymet verirdi. Bu çok önemli bir husustur. Karşınızdakini dinlemek önemli bir haslettir.
Hocamızın bu davranışı bizde çok önemli bir iz bıraktı. Böylece biz fikrî eserleri okuyarak hayata dair önemli konulara giriş yapardık. Ayrıca bize okuma ve yazma becerisi kazandırırdı.
Halis Ayhan Hocamızın Mehmet Akif’in Safahat’ına vurgu yapması ile Mahir İz anlatıları da bizi yetiştirmeye yönelikti. Hocamızın “ders dışı hangi kitapları okuyorsunuz?” sorusuna Ferit Kam’ın Dini Felsefi Sohbetler ’ini okuduğumu söyleyince çok memnun olduğunu hiç unutmam.
Göreve başladıktan sonra maaşımla ilk aldığım Kitap Safahat idi. Safahat’ı baştan sona okudum. O zaman sadece İnkılap Aka yayınları basabiliyordu Safahatı. Hocalarımız bize, Kur’an-ı Kerim Meali, Riyazu’s Salihin ve Safahat başucu kitaplarınız olsun der idi. Biz de bunu yaptık. Öğrencilerimize de bunu söyledik.
Merhum Sezai Karakoç’un tüm kitaplarını okudum ve okuttum. Siirt İmam* Hatip’te öğretmen iken Sezai Karakoç’tan o kadar çok bahsetmişim ki, öğrencilerim aralarında bana Sezai Karakoç demeye başlamışlar.
Sarıyer İmam-Hatip Lisesi’nde öğretmen iken de hem Cağaloğlu’nu, özelde Üretmen Han’ı tabii Sezai Karakoç’u ziyaret ederdim. Bu arada Sahaflar Çarşısını gezmeden ayrılmam olmazdı. Taş baskı dönemine ait taş üzerine kazınmış taş sahifeler, İbrahim Müteferrika’nın büstü en çok takıldığım yerdi. Daha sonraları Ali Emiri’nin Divan-ı Lügatü’t Türk’ü burada bularak kitapçıdan almak için parasını tamamlamak amacıyla dükkân sahibini dükkâna kilitleyip parayı tamamlayarak 33 liraya satın aldığı yer olduğunu öğrendiğimde daha bir başka değerli oldu burası benim için. İşte burayı ziyaretimde epeydir arayıp bulamadığım bir kitabı buldum. Tahiru’l Mevlevi’nin İslam’da İbadet Tarihi. Ne kadar sevindim bulduğuma. Çünkü ibadetlerimizin tarihçesini bilmek her din eğitimcisinin görevidir.
Maalesef hafız olmadığım için bildiğim bazı ayetlerin yerini bulamıyordum. Bunun için bir eserden bahsediliyordu Mu’cemü’l Müfehres li Elfazi’l Kur’ani’l Kerim. Hadisler için de Miftah-i Kunuzi’s Sünneh adlı eserler. Bu kitapları bana okul arkadaşım Mustafa Bilgin aldı. Yine çok desteklerini gördüğüm değerli okul arkadaşlarım Ömer ve Hayrettin Kazancı’lar da bu hususta bana daima yardımcı oluyorlardı. Allah razı olsun. Bu iki eserden çok faydalandığım için evlendiğimde oğlum olursa adını Muhammet Fuat kayacağım demiştim. Büyük oğlumun adı Muhammet Fuat’tır.
Orjinali ile olsun diye düşünerek Muhammed Fuad yazdırmak istedim. Ancak 12 Eylülden sonra ilk görev yaptığım Siirt’te Nüfus Müdürü itiraz etti, yasak dedi ve Muhammet Fuat yazdılar. Bunu da bir döneme tanıklık olsun diye kaydettim.
Yeni Nesil, Hareket, Kubbealtı Akademi Mecmuası, İslam Medeniyeti, Sebil vb. dergiler o günlerde takip ettiklerimizdi.
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /1
Yusuf Sarıkaya
Kadim Değerimiz Komşuluk
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı /7 - İstasyonda İki Kız Kardeş
Gevher Aktaş Demirkaya
Tren İstasyonlarında Vedalar Kavuşmalar Hatıralar
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Deniz İmre
Bukowski Haklıydı: Özgürlük Dediğin Şey Bazen Yalnızlıktır
Musa Aşkın
Eğer
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Gönle Hüzün Düştü
Serhan Poyraz
1933 Berbat Bir Yıldı / John Fante
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Dilek Tuna Memişoğlu
Canım Çocuklar
Mehmet Şahan
Başak ve Saman
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Nevin Bahtişen
Mutlu Yarınlar İçin
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar