Batı’nın doyumsuz iştahı denizcileri yeni arayışlara sevk etti. Bu arayışın sonunda bir kıta keşfedildi. Adına da Amerika dediler. Aslında bilinmeyen yer değildi buraları da öyle lanse ettiler dünyaya. Çünkü orada yaşayan insanlar vardı. Kızılderililer buranın en önemli unsuru idi. Ama algı operasyonlarının baş mimarı ve münafık milletlerin baş temsilcisi ABD yeni yer bulduklarını iddia ile dünyayı kandırmaya başladı. Hâlbuki Piri Reis’in kıta haritası bu keşiften çok önceden çizilmişti.
Gençliğimizde çok kovboy filmleri izledik. Soygunculuk, hırsızlık, tecavüz, gasp her türlü ahlaksızlık ve haydutluk sergileniyordu bu filmlerde. Özellikle yerli halk olan Kızılderililere karşı işledikleri aşağılık ve insanlık suçunu ekranlardan çok seyrettik. Üstelik bu insanları vahşi yaratık olarak takdim ederler ve yine algı operasyonu ile izleyenleri kendi yanlarına almak isterlerdi. Başarılı da olurlardı.
At hırsızı bu millet Kızılderilileri yok etti. Bir Kızılderili’nin “ Beyaz adam geldi, elimizde ne varsa aldı, bizi öldürdü şu anda da hiçbir yaşam ortamı olmayan yere bizi hapsetti. Hâlbuki bu topraklar hepimize yeterdi.” diyerek içini dökmesi bu fikrimizi destelemektedir.
Sadece Kızılderililer mi değil elbette. Aynı zamanda yeni çaldıkları bu ülkede (Amerika’da) çalıştırmak için Afrika’dan güçlü siyahileri esir ederek götürdüler. Çalıştırdılar, dövdüler, öldürdüler. Onların evleri ayrı, mahalleleri ayrı, otobüsleri ayrı hatta lokantaları bile ayrı idi. Bazı lokantaların kapısında “Buraya zenci ve köpekler giremez.” levhaları asıldığı değişik basın organlarında çıktı. Bu dönemde Malkom X, Elijah Muhammed, Muhammed Ali’nin mücadeleleri kitaplara ve sinema dünyasına konu oldu. Bu nedenle de o dönemde Türkiye’de bazı çocuklara Muhammed Ali adı verilmesi boşuna değildir.
Muhammed Ali’nin (Allah rahmet eylesin) boks maçını izlemek için gece, televizyon bulunan yakın bir köye yaya beş km yürüdüğümüzü bu gün gibi hatırlarım.
Diyanet Bursa Eğitim Merkezi Müdürü olduğum sırada Haiti’den bir grup Müslüman temel İslami bilgiler almak üzere Diyanet İşleri Başkanlığımızın davetlisi olarak Bursa’ya gelmişlerdi. Haiti, depremlerin sık olduğu bir ada ülke. Bu ada, Katil ABD, iş göremeyen zencileri götürüp bırakmasıyla oluşan bir devlet. Haitili Müslümanların temsilcisi şöyle bir açıklama yaptı; “ Baktık biz siyah tenli insanlarız. 'Nereden buraya geldik?' diye kendimize sorduk. Baktık aslımız Müslüman Afrikalı. Sonra İslamiyet hakkında araştırmalara girdik. Sonra da, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez Bey’e mektup yazdık. Öylece Türkiye’ye geldik”
İşte bu hain ABD, bu günlerde tüm İslam âlemine fitne tohumları ekerek birbirine düşürüyor. Irak’a nükleer silah var dedi girdi. Yerli hainlerle birlikte Irak mahvoldu. Her gün onlarca ölüm oluyor. Suriye aynı halde. Dört milyona yakını Türkiye’de. Daha fazlası da Ürdün’de. Bir milyonu aşkın vatandaşını katletti. Burada piyon bir devlet kurmanın peşinde. Amaç Türkiye’nin önünü kesmek ve kukla bir Kürt devleti kurmak. Teröristlere bu nedenle binlerce tır silah göndemektedir.
Bir damla petrolü, insan hayatına tercih eden bu zalim ABD, ülkemizde de kaç defa askeri darbenin, katliamın, fitnenin kaynağı oldu, yönetti. 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimini FETÖ eli ile yapmak istedi. Halen de aynı niyetini koruduğu her halinden belli.
Sonuç olarak derim ki, her Müslüman her türlü farklılığı bir kenara koyarak bu imansız hainlere karşı birleşmelidir. Aksi halde sonuç hepimiz için kötü olacaktır. Amerika’da “100 Tanrı İmparatorluğu”‘nun hegemonyasından, önce kendimizi sonra dünyayı kurtarmak sorumluluğunda olmalıyız. “Çok zor” demeyelim. Zira karınca örneğini unutmayalım. Örneğin ben 35 yıl önce Pepsi Cola, Coca Cola gibi ürünleri boykot ettim. Ben bunu hayatımda gerçekleştirdim. Yıllar önce bu konuda bir de makale yazdım. Bu sorumluluğu kuşanmaz isek ne olur derseniz onu da bir hikâye ile anlatalım;
"Bir zamanlar üç öküz arkadaş yaşarmış. Sarı, siyah ve beyaz renkli. Bu öküzlerin otladığı çevrede de bir kurt dolaşıp dururmuş. Üç öküz birlik içinde oldukları için kurt bir şey yapamazmış. Nihayet bir gün bir hinlik düşünmüş. Bu üç arkadaşın arasını açmak için bir plan hazırlamış. Beyaz ile siyah öküz birada iken kurt onlara yaklaşmış; 'Yahu siz birbirinize ne kadar yakışıyorsunuz, şu sarı öküz sizin aranıza yakışmıyor. Üstelik otlağınıza da ortak oluyor. Müsaadeniz olursa onu aranızdan alayım.' demiş. Tabi fitne başarılı olmuş ve olan olmuş. Aradan bir zaman geçmiş. Yeniden o semte uğramış kurt. Bu sefer de siyah öküze: 'Yahu şu beyaz öküz senin klasını bozuyor.' diyerek onu da afiyetle yemiş. Tabii bir süre sonra da tekrar gelmiş aynı mekâna. Siyah öküz bakmış çevresine ne sarı ne de siyah öküz var. Anlamış kurdun amacını ama yapacak bir şey kalmamış. Kurda bir ricada bulunmuş. 'Niyetini anladım ama şu tepeye çıkayım da son nasihatimi yapayım.' demiş. Çıkmış tepeye ve sağına soluna şöyle seslenmiş; 'Beni dinleyin ahali. Ben az sonra kurt tarafından yenileceğim. Ancak bilin ki, ben şimdi değil sarı ve beyaz öküzler yendiği zaman yenmişim ama anlayamamışım. Biz üç arkadaş birlik içinde olsaydı, aramıza fitneyi sokmasaydık, farklılığımızı ayrılık sebebi görmeseydik başımıza bu kötü sonuç gelmezdi. Sizler sakın böyle olmayın.' demiş ve diğer arkadaşlarının başına gelen onun da başına gelmiş."
Bu hikâye İslam Âleminin haline ne kadar da ışık tutuyor değil mi?
Yusuf SARIKAYA
Elazığ Müftüsü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Gevher Aktaş Demirkaya
Gelincik Çiçeğinin Bize Anlattıkları
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -11 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /3
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Serhan Poyraz
Kadınlar / Charles Bukowski
Nevin Bahtişen
Yazdıkça İyileşir İyileştikçe Yazar
Dilek Tuna Memişoğlu
Bayram Hoş Bir Sadâ
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Mehmet Şahan
Paylaşmak /2
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Gönle Hüzün Düştü
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar