Propagandalarını basın-yayın yoluyla da yapan misyonerler; sayısız kitap ve broşür dağıtırlar. Kutsal kitap tanıtımı ve kursları açarlar. Parayla insan satın alırlar. Konferanslar verirler. Teyp kaseti, televizyon, internet vb. yollarıyla çalışma yaparlar. Şu anda sosyal medya kullandıkları en etkili iletişim aracıdır.
Özellikle insanların zayıf noktalarını, zor zamanlarını tespit ederek yaklaşan misyonerler, istismar yoluyla birçok yerde seslerini duyurmuşlardır.
Afrikalı bir yerlinin “Misyoner papazlar ülkemize geldiklerinde onların elinde İncil; bizim elimizde toprak vardı, Şimdiyse bizim elimizde İncil; onların elinde toprak var” sözü misyonerlerin amaçlarına nasıl ulaştıklarını göstermektedir.
Mektuplaşma yoluyla faaliyet (dil öğretme, arkadaşlık kurma gibi amaçlarla) Bedava İncil dağıtmak. Yurt dışına kaçak giden işçileri insani yardım amacıyla kiliselerle irtibatlandırma. Uyduruk mektuplarla rüya anlatma, bunu 7 kişiye dağıtma, dağıtılmazsa başa büyük felaketlerin geleceğini empoze gibi yollarla. Halkı avlamaya çalışırlar.
Dini ve siyasi cemiyet hüviyetinde olan Yehova Şahitleri, gerçekte Yahudiliğin tesiri altında kalan yeni bir Hıristiyan tarikatıdır. Kurucusu Rusell’dir. Sonra 1916 da Joseph Franklin başa geçmiştir. Genel merkezi New York’tur.Bahailik te böyle bir cemiyettir.
Misyonerler Türkiye’de faaliyet gösterirken, teslis inancını savunmazlar. Kur’an-İncil karşılaştırmasına gitmezler. Türklerin dini konularda hassas olduklarını bildikleri için bu hususa dikkat edilmesi gerektiğini belirten ilkeleri vardır.
18 Eylül 1981 tarih ve 17462 sayılı Resmi Gazete’de Bakanlar Kurulu karaları yayınlanmış ve 8/3477 sayılı karada aşağıdaki kitapçık ve broşürlerin Türkiye’ye sokulması ve dağıtılması yasaklanmıştır: “Gerçek Yaşam, Değerli Arkadaş, Başlangıçta Allah Yeryüzünde, İlk Adam Öldürme, Kuvvetli Işık”
İngiliz Casus Mr. Hempher hatıratında der ki: “1710 yılında Sömürgeler Bakanlığı beni Müslümanları parçalamak ve bütün İslam topraklarını sömürgeleştirmek için gerekli ve yeterli bilgiler toplamak üzere Mısır, Irak, Hicaz ve İstanbul’a gönderdi. Aynı şekilde dokuz kişi daha böyle görevlendirildi. Bize lazım olan para, bilgi ve haritaların yanında bir de devlet adamları, âlim ve kabile reislerinin isim listesi verildi. (Görevlendirildikleri ülkenin dili ve kültürü daha önceden görevlilere öğretiliyordu. Y.S.)”
Sahabeyi, halifeleri, mezhep imamlarını pervasızca eleştiren Muhammed isimli bekâr genç âlimi kadınla aldatıp, zinaya alıştıran, namazları terk ettirmeyi başaran, içki kullanır hale getiren aynı misyoner, Sömürgeler Bakanı ile vedalaşırken kendisine: “Biz İspanya’yı Müslümanlardan içki ve zina ile aldık. Gelin bu iki büyük kuvvetle kalan bütün topraklarımızı da geri alalım demişti. Şimdi bu sözün ne kadar haklı olduğunu çok iyi anlıyorum.” Dediğini belirtiyor.
Devletimiz bu tehlikelere karşı önlem alırken, biz vatandaşlara da önemli görevler düşmektedir. Böyle çalışma yapanları devletimizin yetkililerine haber vermeliyiz.
Tüm bu tehlikelerden uzak kalabilmek için şu hususun altını önemle çiziyorum: Din eğitiminin ve öğretiminin önüne engeller konmamalıdır. Aynı zamanda din eğitimi toplumun önünde ve alan bilgisi olanlarca verilmelidir. Buna ülkemizin bütünlüğü için, birliğimiz için, beraberliğimiz için ihtiyacımız var.
Ülkemiz üzerinde, pek çok örgütün kötü emelleri vardır. Biz büyük devletler kurmuş milletiz. Dünya bir zamanlar bize göre şekillenmiştir. Dolayısıyla daima hedef ülke olduğumuzu unutmamamız gerekir.
Bu gün sosyal medyada yayınlananyanlış dini bilgi kirliliği, birlik ve beraberliğimizi hedef alan paylaşımlar, meşru iktidarları hedef alan iftira kampanyaları, itibar suikastları, toplumu mezhep tartışmalarına çekme çalışmaları, Hadis ve Kur’an gibi kaynaklarımız üzerinde şüphe uyandırma, üfürükçüleri, falcıları “hoca” diye topluma sunma, ülkemizin en önemli kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nı hedef tahtasına koyma, kişilerde olabilecek zaafları büyütüp herkesi zan altına alma faaliyetleri bilerek veya bilmeyerek misyonerlere hizmet etmektedir. Misyonerlikte bunun gibi bir planla yola çıkılarak kurulmuştur. Dikkatli olmak hepimizin görevidir.
Bu Konuda Okunabilecek Bazı Kaynaklar:
1- Günay Tümer-Abdurrahman Küçük, Dinler Tarihi, Ocak yay.
2- Osman Cilacı, Hıristiyanlık Propagandası ve Misyonerlik Faaliyetleri, D.İ.B.Yay.
3- Tümer, Yehova Şahitleri, D.İ.B. Yay.
4- M. Muhsin Ertuğrul, İslam’a Yönelen Yıkıcı Faaliyetler,(Tercüme: M. Saim Yeprem ), D.İ.B. Yay.
5-Numan es-Samerrai, Mebahis Fi’s-sikafeti’l İslamiyye,Riyad.
6-Fırat’ta On Yıl, Harput Hatıraları, CrosbyH. Wheeler, Şira Yay.
7-İngiliz Casusu Mr. Hempher’in Misyonerlik Faaliyetleri, Tercüme: Mehmet Can, Ferşat Yayınları.

Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /1
Yusuf Sarıkaya
Kadim Değerimiz Komşuluk
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı /7 - İstasyonda İki Kız Kardeş
Gevher Aktaş Demirkaya
Tren İstasyonlarında Vedalar Kavuşmalar Hatıralar
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Deniz İmre
Bukowski Haklıydı: Özgürlük Dediğin Şey Bazen Yalnızlıktır
Musa Aşkın
Eğer
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Gönle Hüzün Düştü
Serhan Poyraz
1933 Berbat Bir Yıldı / John Fante
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Dilek Tuna Memişoğlu
Canım Çocuklar
Mehmet Şahan
Başak ve Saman
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Nevin Bahtişen
Mutlu Yarınlar İçin
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar