Yine bir On Bir Ayın Sultanı gönüllerimize, evlerimize, gecelerimize ve gündüzlerimize konuk oluyor elhamdülillah. Günlük gidişatı durdurup zamanı kendine göre ayarlayan vakitlere, Ramazan’a eriştik şükürler olsun. Ramazan ayı kendini bilen, hayatını anlamlı gören herkese önemli bir muştudur.
Minarelerimizde bize özgü Ramazan geleneği vardır. Mahyalarımız ve mânilerimiz Ramazan ile ilgili edebi güzellemelerimizdir. Eskilerde bu işi yapan ustalar vardı. Aynı zamanda çok zor bir işti. Ampullerle tek çeşit yapılabilirdi. Günümüzde daha kolaylaştı. Led ekranlara yazılarak daha kolay ve daha pratikleşti. Göklere yazılan yazı da denmektedir günümüzde.
“Oruç Tut Sıhhat Bul. Tut Beni Oruç, Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan, Aile Toplumun Temelidir, Bu Gece Bin Aydan Hayırlıdır, Ramazan Berekettir, Güler Yüz Sadakadır, İslam Kardeşliktir, Namaz Dinin Direğidir, Bayramınız Mübarek Olsun.” gibi kısa, öz ve anlamlı cümleler minareler arasına çekilen zeminlerde yani mahyalarda yer alır. TDK sözlüğünde belirtildiğine göre bu kelime tamamen bize özgü bir kelimedir. Günümüzde cami duvarlarındaki ince uzun led ekranlarda da akıp giden veya yanıp sönerek değişen uygulamalar da aynı amaca hizmet etmektedir. Hatta özel zamanlara hitap eden uygulamalar bile vardır.
Kovit-19 döneminde, camilerimizin minarelerinde “Evde Kal, Sağlıkla Kal, Mesafeyi Koru” gibi hatırlatmalara da rastlarız. Ayrıca Arapça Allah, Muhammed yazıları Türkiye haritası ve bayrağımız da görülür led ekranlarda. Bunlar Ramazan ayına gösterdiğimiz ilginin camilere akseden yansımalarıdır. Aynı zamanda camilerimiz, özellikle medeniyetimizin diri ve üretken olduğu dönemlerde ilmin, irfanın ve bedii zevklerin ve sanatın da cem edildiği mekânlar olmuştur.
Ya mânilerimiz! O da medeniyetimizde, Ramazan gecelerinde çok önemli ve anlamlı ifade biçimleridir. Sosyal medyadan yararlanarak sizlere aktaracağım şu anlam yüklü ifadelere bakın:
Beş vakittir ezan
Namazların kıl kazan
Hayır yap sevap işle
Deftere vardır yazan.
Orucu şöyle bilin:
Zekâtıdır bedenin
Defteri sevap dolar
Onu eda edenin.
Göz aydın hepimize
Mübarek günler bize
On bir ayın sultanı
Hoş geldin evimize
Oruç tut sıhhat bul!
Deniz suyu serindir
Damla gibi derindir
Bir tek hurma da olsa
Bir mümini sevindir
Denizden çek oltanı
Duvara as baltanı
Hoş geldi safa geldi
On bir ayın sultanı
Şaka dolu ifadeler de Ramazan mânilerimizde yerini alır. Yine sosyal medyadan alıntı yaparak sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu ifadeleri düşünüp yazanlara teşekkür ederiz bunlar da edebiyatımızın önemli örneklerindendir.
Karşıma fener geldi
Aklıma neler geldi
Börek bekledim ama
Sofraya döner geldi.
Akşamdan pilav pişirdim
Gene karnımı şişirdim
Çok mânî diyecektim amma
Defteri yolda düşürdüm.
Bekçiniz kapıya geldi
Cümlenize selam verdi
Darılmayın iki gözüm
Bahşişin almaya geldim.
Davulun içi pekmez
Çalarım fakat ötmez
Bir bahşiş vermezseniz
Davulcu buradan gitmez.
Rabbimiz, “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an’ın indirildiği aydır. Öyleyse sizden Ramazan ayını idrak edenler oruç tutsun…” (e- Diyanet Meal, Bakara,2/185) buyurmaktadır. Şartlarını taşıyan her Müslümanın yılda bir ay süreyle yerine getirmesi gereken bir ibadettir. Mazereti nedeniyle oruç tutamayanlar bu durumlarını topluma ifşa etmezler. Hatta azınlık olan vatandaşlarımız dahi bu hassasiyete dikkat ederler.
Ramazan ayının içinde geçen her bir kavram toplumu dirilten kavramlardır. Teravih, sahur, imsak, savm (oruç), mukabele, namaz, iftar, sosyal yardımlaşma (sadaka-i fıtır ve zekât ibadetleri) Kadir Gecesi, itikâf, arife, bayram, askıda ekmek uygulaması ve zimem defteri satın almak. Bu kavramların ve uygulamaların içi doldurulduğunda fert ve toplum huzur bulur.
Mazlum ve mağdur coğrafyalara daha anlamlı duyarlı olmamıza vesile olması dileklerimle, Ramazanı Şerifimiz Mübarek Olsun.
***
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -17 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Musa Aşkın
Kendine Varan Göç
Hakan Cucunel
Jean Teule – Dansa Davet
Nevin Bahtişen
Hayat Döngüsü
Ebru Bozcuk
Kadim Köklerimizin Tanrıçası Umay Ana
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /4
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Suna Türkmen Güngör
Çağları Aşan Gönül Yolcusu / Yunus Emre
Dilek Tuna Memişoğlu
Ah Srebrenitsa
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Serhan Poyraz
Yeşil Mürekkep / Osman Balcıgil
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir Dilek Tut
Şükrü Doruk
Dil Hassasiyeti: Sözün Yükü, Sessizliğin Hikmeti
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar