ANLATAMIYORUM
Anlatamıyorum, hiç kimseye şuramın acısını.
Nasıl anlatayım hiçbir dilde tarifi yok ki...
Çoğu gece kapatarak susturuyorum,
Yüreğimin figanı feryadını.
Olmuyor gülüm, olmuyor.
Yokluğunun acısı günbegün her salise,
Aynı yerden vuruyor.
Giden gidiyor da takdiriilahi,
Kalan her gün defalarca ölüyor.
Daha taptaze gidişin.
Titriyor vücudumun her zerresi özleminden,
Tarifsiz acından.
Sanki hissetmiş gibi geliyorsun ya
Bazı geceler,
Elin şifa oluyor ağrıyan sol yanıma.
Kokunu çekiyorum içime.
Hıçkıra hıçkıra
Hissediyorum yanımdasın.
Varla yok arası...
İnsanın gözünün feri sönüyormuş.
Ölünce sevdiği,
Kör oluyormuş gözbebekleri.
Binbir parçaya bölünüyormuş kalbinin tamamı.
İpek saçlım,
Lütfuna doyamadığım.
Çay karası gözlüm,
Ay ışığım...
Söndü sen gidince kalbimin ışıkları.
Ne tadım var ne de tuzum.
Bu gidişle karıcığım çok da yaşamam ben de.
Hasretin bu gidişle buluşturur bizi
Gittiğin yerde.
İşte kimseye anlatamıyorum...
Çay karası gözlüm, yüreğimin suskun feryadını.
Herkes, çay ocakta demleniyor sanır.
Benim sana vuslatı özlemim günbegün demleniyor.
Anlatamıyorum devasa yalnızlığımı,
Çığır açmış özlemimi.
Çarpıyorum her salise dört duvarın içinde.
Seni hatırlatan her şeye...
***















































