DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Yusuf Sarıkaya
Yusuf Sarıkaya
Giriş Tarihi : 13-04-2026 18:00

Ak Köprü (Â Köprü)

Çocukluğumun ve gençliğimin en canlı hatıralarına tanıktır Ak (Â) Köprü. Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sırasında Yozgat bölgesinde bulunan Delice Irmağı’nın en önemli kolu olan Kanak Suyu üzerine yaptırdığı köprülerden biri olduğu söylenir Ak Köprü için. Bir de aynı su üzerinde Karabıyık Köprüsü vardır.

Karabıyık Köprüsü restore edildi ancak Ak Köprü kendi kaderine terkedildi. Halen hamiyetli bir dokunuş istiyor. On beşinci asrın tanığı olan bu köprüyü canlandırmak tarihe karşı bir sorumluluktur.

Bu köprü ile ilgili öyle hatıralarımız vardır ki saymakla bitmez. Öncelikle yaz sıcaklarında serinlemek için köprünün altından geçen Kanak Suyunun yüksekten düşmesi sebebiyle oluşmuş derin yerinde (gümbürdekte) yıkanmak en büyük zevkti.

Yüzmeyi burada öğrendik, desem abartmış olmam. İki kemerli, üstü taş korkuluklu muhteşem bir eser. Yozgat’ı Boğazlıyan’a oradan Kayseri’ye bağlayan yol üzerinde Boğazlıyan’a otuz, Yozgat’a altmış km. uzaklıktaki bu köprü Aşağı Sarıkaya Köyü yani benim de doğduğum ve emeklilikten sonra senenin yarısını yaşadığım köyün sınırları içindedir. 

Üzerinden yıllarca motorlu ve motorsuz araçların geçtiği bu tarihi köprünün adı sanırım kemer ve korkuluklarda kullanılan beyaz taşlardan bu ismi almış olmalı.

Çocukluğumuzda çok sağlam olan bu köprünün bağlantılı olduğu stabilize (Çakıl ve kum döşeli) yoldan Nafia Vekâletine (yeni adı Bayındırlık Bakanlığı) bağlı sarı renkli Nafia Müdürlüğü araçları geçerdi. Biz de “Şoför amca gazete at” diyerek gazete isterdik. Öyle günlük falan aklınıza gelmesin. Aylar önce değil, belki daha eski gazeteleri isterdik. "Neden?" diye sorarsanız daha çok kitaplarımıza ve defterlerimize kap yapmak veya fazla olursa onunla da uçurtma yapmak içindi.

Bazen atanlar olur hızlı koşabilen hemen alır ve sahiplenirdi. Bu stabilize yol üzerinde kilometre taşları vardı. Hatta bizim Ağıl Özü mevkiinde tarlamız vardı; oraya gittiğimde bu taşı görürdüm ve üzerinde Arapça rakamla kaçıncı kilometrede olunduğu yazılıydı. Keşke o taşlar korunabilseydi ama heyhat! Biz daha neleri kaybetmedik ki?

Ak Köprü’nün altından akan serin sular ve etrafında oluşan diğer göletlerde mandaların yattığına şahit olurduk. O dönemde köylerimizde manda, sığır, koyun sürüleri ve merkep çoktu. Çünkü geçim hayvancılıktan ve tarımdandı. Çorak mevkiinden başlayıp Yenipazar’a kadar devam eden oradan da Kanak Suyu boyunca kavaklarla söğütler sıralanır giderdi. Şimdilerde her yerde olduğu gibi buralarda da sular neredeyse kesildi, yağışlar azaldı, vahşi tarım sulamaları ve derin kuyular nedeniyle korkunç kuraklıklar oluyor. Hâlbuki bu dereler boyunca kaynak su kuyuları vardı. Irgatlık işleyenler sularını testilere doldurur ırgatlara götürürdü. Hayvanlarını da bu sularla sulardı.

Berrak ve soğuk sularda tatlı su balıkları yetişir ve onları avlayıp pişirir ve karnımızı doyururduk. Bahar döneminde etrafta yetişen kangalları soyar (yüler) afiyetle yerdik.

Kangalları çok keser ve fazla yersek el parmaklarımızın uçları, hatta dudaklarımız tıpkı ceviz soyanların elleri gibi kararırdı. Kekecen denilen doğal bitki de oralarda yetişir ve toplar yerdik. Tıpkı tarlalarda yetişen yemlik bitkisini yediğimiz gibi. Kısacası gençleri arayan anne babalar çocuklarının orada olduğunu bilirdi. İlçeden gelenler veya vakitsiz ilçeye gidenlerin de durağıydı Ak Köprü. 

Benim de Ak Köprü ile ilgili bir hatıram var. İmam-Hatip Lisesi'ni bitirmiş ve üniversite sınavına girmiştim. Yıl 1976. Sonuç bekliyordum. Artık sonuca ulaşabilmem için görev yaptığım Çayıralan/Günyayla Köyü’nden kendi köyüme geldim.

Minibüsçü Merhum Âdem amcanın evinde takada (Kerpiç evlerde eşya, gaz lambası gibi şeyler konulması için yapılmış oyuk) buldum. Bursa Yüksek İslam Enstitüsü’ne ön kayıta bir gün kalmıştı. Hemen Ak (Â) Köprü’ye indim. Biraz sonra Nafia kamyonu geldi. El kaldırdım şoför beni kasaya aldı. İlçeye vardım. Önce Kayseri, sonra Ankara, Ankara’dan da Bursa’ya ulaştım.

Sınava girdim ve okuluma böylece devam edip bitirdim. Ak Köprü bizim hayatımızda çok önemli, çocukluk günlerimize dair hatıralar taşır. Şimdilerde mahzun ve kendi kaderine terkedilmiş durumda. Burasının restore edilip kültürümüze kazandırılması gerekir. Hatta ileride ayrılmış çift yol yapılacağı söyleniyor. Orası yol üzerinde güzel bir dinlenme yeri hâline getirilebilir. Ancak önce restore edilmelidir.

***

Editör: Nüzhet Ünlüer

NELER SÖYLENDİ?
@
Yusuf Sarıkaya

Yusuf Sarıkaya

DİĞER YAZILARI Kadim Değerimiz Komşuluk  Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir) Yine Dil Konusu Hurdacılar / Eskiciler Yanlışa Yanlış Demeliyiz Din ve Sanat Dilber Ana ve Şehit Babası (Çanakkale Şehidi) Elveda Ya Şehr-i Ramazan Ailem Benim TRT Çocuk Dizileri Değerlerimiz ve Ramazan İklimi Mahyaların ve Mânilerin Dili Bursa Irgandı Köprüsü Yuvamız Tehdit Altında Tarihe Tanıklık Eden Şehir Bursa Bizim Kuşak /10 Bizim Kuşak-9 Bizim Kuşak /8 Bizim Kuşak /7 Bizim Kuşak /6 Karavanda Tehlikeli Hayat Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar Şehirlerimiz Elli Yılın Ardından Bizim Kuşak /5 Bizim Kuşak /4 Bizim Kuşak /3 Bizim Kuşak /2 Bizim Kuşak /1 Malumat İlim midir Musa’nın Asası Sumud Firkat Üzer Vuslat Sevindirir Çocuklar Ağlarsa Esmaü’l Hüsnâ Mevlid-i Nebi  Vatan Devlet ve Hükümet Gargat Sizi Kurtaramaz Alışkanlıklarımızın Esiri Olmayalım İnsan ve Nisyan Kaskatı Gazze Ashab-ı Uhdud Zifiri Karanlıktan Fecrin Aydınlığına Çıktığımız Gece: 15 Temmuz 2016 Cuma Silahları Yakmaya Götüren Süreç A.Ş.K. Vakfı Buluşması Kur’an Mealleri ve Bir Kaşık Suda Fırtına Koparmak Zıplama Sanat mıdır Katil İsrail’in İran’a Saldırısı ve Nefsi Müdafaa İsrail Güçten Anlar Kurban Olabilmek Haccın Şuuruna Ermek-3 Haccın Şuuruna Ermek /2 Haccın Şuuruna Ermek /1 Gazze'de Anneler Günü En Sağlam Kalemiz: Ailemiz TRT Dizileri Üzerine Mahmut ve Meryem Algı Metaforu ve Etkisi Tartışma Sanatı Her Geceyi Kadir Bil Kendini Yeniden Tanımanın Yolu: İtikâf Ramazanı Anlamak Ve Anlamlı Kılmak /3 Ramazan’ı Anlamak ve Anlamlı Kılmak /2 Ramazanı Anlamak ve Anlamlı Kılmak-1 Misyonerlik ve Amaçları /2 Misyonerlik ve Amaçları /1 Sıçandan (Fareden) Doğan Kendir Keser Saman Pazarında Mücevherat Satmak Gazze Kaybetti mi Kazandı mı? Ah Bizim İhmalkârlığımız Ah Çığlıklarımız ve Çiğliklerimiz Medeniyetimizin Beşiği Camilerimiz Üç Aylar Üzerine Kısa Bir Yorum Yeşil Türbe’de Yankılanan Ses Vakıf Medeniyeti Zor Zamanlarda Ensar Olabilmek Engelli misiniz? Engel(siz) misiniz? Dünyayı Çocuklar Yönetsin Yûsufî Bakış Ceketin Cebi Kapalı Olmak Güz Mevsimi Sezai Karakoç veya Çağdaş Sufi Evlatlarıma Nasihatlerim /4 Evlatlarıma Nasihatlerim /3 Evlatlarıma Nasihatlerim-2 Evlatlarıma Nasihatlarım /1 Şehirleşen Köyler İmam Hatip Liseleri Siyonist İsrail’in Kelime Oyunları Oyuna Gelmeyelim Değerlerimize Saldırı Hz. Muhammet (sav) ve Şahsiyet İnşası Narin'ce Düşünceler Ah Filistin ah! Şairimden Mektubum Var Ayrıntılara Takılıp Öz'e Ulaşamamak Ömrümüz Hep Böyle mi Geçecek Yarım Asırlık Dostluk Vicdan mı Cüzdan mı? Sokak Hayvanları Veya Hayvanları İstismar Takiyye ve Merdivenaltı Üretim Üç Günlük Seyahatin Ardından Vefa Bir Semt Adı Mıdır? Yok Edici Tehlike Siyonist Zulmün Çığlıkları Fetih ve İşgal Sabah Namazında Üç Saftık! Bireyselleşme Adı Altında Tükenişe Giden Yol Güç Zehirlenmesi ve Siyonizm Afrika Menekşesi Din ve Dil Konusu Bayramların Hayatımızdaki Yeri Kadir Gecesi / Kader Gecesi Len Nerka: Asla Diz Çökmeyeceğiz Gazze: İnsanlığın İmtihanı Ramazan'ı Anlama ve Anlamlı Kılma Bursa Hanlar Bölgesi Filistin'de Soykırım ve Batı'nın Değerleri! İffetli Olmak ve İftiraya Uğramak Sivri Tepe ve Pamuk Miraç Mucizesinin Hediyesi Namaza Dair Hikmetler Bursa'da Zaman Bursa'da Küçük Bir Gezinti Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan Hayra Alamet Değil /2 Hayra Alamet Değil /1 İsrail Mitler ve Terör Gazze Direnişi Yüzümüz mü Var?! Seyahat Ya Resulallah! ABD ve Dünya Jandarmalığı veya Katil Devlet Sezai Karakoç ve Çağdaş Sufi Yahudilerin Kahrolası Azgınlıkları Gazzeli Annenin Feryadı Siyonist Hahamlardan Fetva Alma Hırsızlığı Demir Kubben Başına Çöksün Siyonist İsrail Kalbi Mühürlü Olanlar Niçin İsrail Devleti de Yahudi Devleti Değil? Çocuk ve Ölüm Gözyaşı Aşkla Yapılacak Görevler A.Ş.K Vakfı Bursa'da Çocuk Olmak Ey Resul! Bu Çağın Adı Ne Olsun? Güzel Ahlak ve Nefs Atışması 1988 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü İnsanın Dört Mevsimi Gençlik ve Bazı Sorunları Muallim Naci Nefs ve Akıl Atışması Merhamet Elçisine Arzımdır  Ali Ulvi Kurucu Emin Acar İle Kısa Bir Görüşme Nefs ve Vicdan Atışması Hayat ve Memat Anadolu'da Geleneksel Düğünlerimiz Hicret Bir Dirilişin Adıdır İradeyi İpoteğe Vermek Allah'a Sevimsiz Gelen Helal Şehzade Ahmet Efendi İle Kısa Bir Görüşme Çocuklarımızın İyiliği İçin Onlarla Kötü Olmayalım Kurban Olsun Diye... Eğitim Hayatımdan İbretlik Bir Anı Dilin Gücü ve Afetleri Terk Edilmişliğin Acı Sonu Helena'nın Havva Oluşu Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /3 Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /2 Tedbirden Sonra Tevekkül Bilinmeyen Üniversite - Salih Dane Hoca Efendi ve İstinye/ Mahmutçavuş Camii Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /1 Dilber Ana ve Elmas Kadın Özdeyişler Yazmak Sorumluluk İster
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA