1997 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı "Arapça İhtisas Kursun" bitirirken Misak kavramı üzerine bir tez hazırladım. Misak yani sözleşme, ahitleşme, yemin gibi anlama gelen bir kelime. Kur’an*ı Kerim’de bu kavramla ilgili geniş bilgiler yer alır. Bu nedenle de tefsir külliyatları bu kavramın açılımları ile doludur. Bu kavramın eş anlamlıları da çoktur. Akit, ahit, taahhüt, pakt vb. aynı manayı ifade derler.
Bu kelime terim olarak da Allah’a, Resul’üne ve insanlara verilen sözü, yapılan her türlü anlaşmaları ifade eder.
Bu tez çalışmamda da gördüm ki, insanlık tarihi boyunca sözünde durmayan, verdiği söze sadık kalmayanlar kahir ekser Yahudi Milleti ve Yahudileşmiş milletlerdir.
Şimdi sizlere yukarıdaki iddiamızı doğrulayan birkaç ayet meali ve kısa yorumlarını vermek istiyorum.
“Hani sizden bir vakit ( Tevrat ile amel edeceğimiz dair ) sapasağlam söz almış ve Tur Dağı’nı başınıza indirecek bir vaziyette üstünüze kaldırıp demiştik ki: “Verdiğimiz kitabı kuvvetle tutun ve içindekileri iyice belleyip düşünün. Bu sayede belki sakınır, korunursunuz.” ( Bakara 2/63 )
Bu ve bundan sonraki ayetler Yahudilerin çok büyük nimetlere karşılık nankör olduklarını ve Allah’ın emirlerine itaatsizlik ettiklerini, kitaplarını bozduklarını, ahde vefasızlık gösterdiklerini açık bir şekilde ifade eder. Ayetlerden anlıyoruz ki Yahudilerden sağlam söz ancak şiddetle ve tehditle alınabilir. Çünkü Allah Tur’u onların tepelerine dikerek sağlam söz almıştır. Bu özellik bugünkü Yahudiler için de geçerli gözüküyor. Yahudilere şiddet uygulanıp sindirilmezse hiçbir uluslararası anlaşmalara sadık kalmazlar.
Yukarıdaki ayetin içerdiği olayın şöyle geliştiği tefsirciler tarafından ifade edilmektedir: Musa ( a.s. ) elinde levhalarla Tur’dan inip kavmine geldiğinde kavmi o levhaların içindeki hükümleri ağır bularak kabul etmedi. Cenab-ı Hak ta Cebrail a.s.’a emretti. Ve Tur’u söküp tepelerine dikti. Onlar da bunun üzerine bu levhalardaki hükümleri kabul ettiler.
“Misaklarını bozmaları, Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri, “kalplerimiz kılıflı, demeleri sebebiyle biz de kendilerine lanet ettik. Doğrusu Allah, onların kalpleri üzerine küfürleri yüzünden mühür vurmuştur. Pek azı müstesna onlar iman etmezler.”( Nisa 4/155 )
Hakka karşı kulaklarını tıkayanların kör bir gelenekçiliğin, anlamsız bir atalar dinini savunmanın insanı götüreceği akibet işte budur. Yahudiler adeta dönekliği fıtrat edindiler. Allah’a ve peygamberlerine verdikleri misaklarını bozdular ve böylelikle laneti hak ettiler.
Yahudilerin misaklarını bozmaları yetmiyormuş gibi Tevrat’ın ayetlerini inkâr edip hak davayı getiren peygamberleri haksız yere öldürdüler. Böylelikle artık çoğu imana gelmedi, küfür içerisinde yürütüp gitti.
Hz. Muhammed ( s.a.v. )’in getirdiği dini ve onun hükümlerini kabul ederek misakına sahip çıkan Abdullah b. Selam ile arkadaşları adı anılabilecek önemli simalardandır.
“Sonra bu misaklarını bozdukları içindir ki biz onları lanetledik ve kalplerini kas katı yaptık. Kelimeleri yerinden oynatarak tahrif ederler. Uyarıldıkları hakikatlerden hisse almayı unuturlar içlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainliğe muttali olursun.. (Maide5/13)
İşte bugün şahit olduklarımız kemikleşmiş Yahudi bozgunculuğunun ve iflah olmaz hayâsız anlayışlarını tezahürüdür. Yahudilere şiddet uygulanmazsa kan dökmeye devam eder. Şiddetle beraber Yahudi mallarını boykot çok tesirli olacaktır.
Hilmi Yavuz
Türkiye’de Felsefi Üretim: Edebiyat Bir İmkân Olabilir mi?
Musa Aşkın
Küçük Bir Tohumun Düşündürdükleri
Suna Türkmen Güngör
Batmayacak Şafak
Serhan Poyraz
Gabriel García Márquez - Hayatı Anlatıya Dönüştüren Adam
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 30 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Ebru Bozcuk
Her Şey Geçiyor
Ayşe Parlar Gürkan
Gerçek Olmadan Önce
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İşte O An
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar