DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Yusuf Sarıkaya
Yusuf Sarıkaya
Giriş Tarihi : 09-01-2026 18:11

Bizim Kuşak /8

Bizim kuşak edebiyat ve sanata düşkündü. Öğretmenlerimiz kitap okumamızı hep teşvik ederdi. En azından bizde öyleydi. Bundan dolayı da çoğu sınıf tarafından “duvar gazetesi” çıkarılırdı. Sınıfın koridor tarafındaki duvarında yayınlanırdı. Gazetenin sahibi sınıf öğretmeni; yazı işlerinden sorumlu kişiyse bu işi yapabilecek bir öğrenci olurdu.

Duvar gazetesi bazen haftada bir bazen on beş günde bir değişirdi. Damla isminde ve sınıfımıza ait bir duvar gazetesi çıkardığımızı ve benim de gazetede yazı yazdığımı hatırlıyorum. Haftalık konular belirlenir, yazmak isteyenlere görev verilir, gazete sınıf öğretmenine gösterilir ve yayınlanırdı. İstiklal Marşı, Mehmet Akif, Çanakkale Zaferi gibi tarihi ve edebi konular seçilirdi. Koridora çıkar, yazdığımız yazıyı daha çok kendimiz okurduk.

Başkaları da okuyup “Çok güzel yazmışsın.” dediğinde değmeyin keyfimize. Çok sevinir ve mutluluktan havaya uçardık. Hele de bir öğretmen veya idareci tebrik ederse o daha başka bir mutluluk sebebi olurdu.

Gazetede bulmacalar hazırlanırdı. Bulmaca hazırlamak kolay iş değil tabii. Bu konuda yetenekli arkadaşlarımız özgün bulmacalar hazırlardı. Bazen ilk çözene küçük hediyeler verilirdi. Kitap tanıtımı, ibretlik fıkralar, deyimler de yer alırdı.

Kısacası, bu etkinlik yazma ve okuma alışkanlığını kazandırmakla kalmıyor, bize tecrübe de kazandırıyordu. Öyle zannediyorum yetmişli yıllarda tüm okullarda bu etkinlik vardı.

Bizim kuşak yetmişli ve seksenli yıllarda -belki biraz daha sonralara kadar da sürebilir şimdi söyleyeceklerim- defterlerini ve kitaplarını mutlaka kaplar ve etiket yapıştırırdı. Eğer renkli kaplık malzeme bulamazsa gazete veya çimento kâğıdıyla kaplardı. Bu zorunluydu. Öğretmenlerimiz kaplamayanları cezalandırırdı. Yeri gelir, notlarımızı kırardı. Çünkü o günlerde kitap ve defter kıymetliydi. Bir değeri vardı bunların. Hatta Almanya’dan ağabeyim bana bir defter göndermişti; o kadar kıymetli idi ki gözümde. Halen bu güne kadar sakladığım defterlerim arasında bulunmaktadır. Özellikle birisini kaybettim, ona çok üzgünüm. Çünkü beğendiğim beyitleri, atasözlerini, vecizeleri ve şiirleri o deftere kaydetmiştim. Ama o şimdi bende değil.

Bazı arkadaşlarla güzel yazı yazma ve harflere yeni şekil verme yarışlarımız olurdu. Bu bizde hem yazımızın güzelleşmesine yardımcı olur hem de yazma alışkanlığı kazanmamızı sağlardı. Bu nedenle de özel defterler tutardık. Yukarıda kaybettiğimi belirttiğim defterim işte böyle bir defterdi. İsterim ki her öğrenci en azından ilköğretim yıllarına ait bazı eşyalarını saklama alışkanlığı elde etsin.

Bizim kuşak, hatıra defteri tutma alışkanlığına da sahipti. Defterlerim arasında halen böyle bir defterim bulunmaktadır. Zaman zaman bakarım. İçlerinde rahmetli olan arkadaşlarım var. Yaşayanlar var. Yaşayanlara zaman zaman yazdıkları yazıyı gönderirim. Rahmetli olanların da çocuklarına gönderirim. Mutlu olurlar. Üstelik o döneme ait resimleri var. Bunları her yerde bulmak mümkün değildir.

Okullarımızda iftihar tabloları olurdu. Başarılı öğrencilerin resimleri buraya asılır ve orada yıl boyu bekletilirdi. Zaman zaman o tabloda yer aldığım oldu. Bu bir öğrenci için ne büyük bir onurdur bilmenizi isterim.

Rahmetli olan bir arkadaşım kendisini bu işe o kadar kaptırmıştı ki bana “Bu sınıfın birincisi sen misin? “ demiş ve kendisinin hepimizi geçeceğini söylemişti. Hatta bu arkadaşımız son iki yılda atak yapmış ve beklenmeyen bir başarı göstermişti. Fakat bu durum o arkadaşımıza iyi gelmedi. Hastalandı ve hayatını kaybetti. Çok üzüldük. Allah rahmet eylesin.

Kopya çekenlerimiz de olurdu. İyi bir şey değil ama maalesef çocukluk çağında öğrenci psikolojisiyle bu da olurdu. Ben bir yere yazarak kopya çekmedim, diyebilirim. Ama yanımdakinden ve önümdekinden fısıltılar aldığımı itiraf edeyim. Ancak kopya konusunda en çok ben rahatsız edilirdim. Çünkü arkadaşlarım dersi iyi dinleyip anladığımı, can alıcı noktaları not ettiğimi ve disiplinli çalıştığım bilirler ve bazıları benden yararlanmak isterler, ben de utanır bir şey yapamazdım. Ama kâğıdımı da öğretmen uyarmadıkça kapatmazdım; kapatıp da bakan o arkadaşımı mahrum bırakmazdım. Yani biz de buna âlet olurduk arkadaş hatırına. Kopya çekebilmek için yine de çalışıp konuya hâkim olmanız gerekir. Hiç çalışmayanın kâğıdını alıp yazacak haliniz yok. Yardımcı olmadın diye kırılan arkadaşlarımız da olurdu. Tabii bu herkes tarafından ve sıklıkla olabilen bir şey değildi. Zaten o zaman yakalananlar “sıfır” alır ve aynı zamanda disipline verilirdi.

Bazı arkadaşlarımız iddialı olur ve tam not alamazsa üzülürdü. Ben de o gruptan biriydim. Bazıları da geçer not aldığı zaman yeterli görürdü ve “Bize hacı beş yeter” derlerdi. O zaman notlar on tam puan üzerinden hesaplanıyordu.

***     


Editör: Deniz İmre

NELER SÖYLENDİ?
@
Yusuf Sarıkaya

Yusuf Sarıkaya

DİĞER YAZILARI Bursa Irgandı Köprüsü Yuvamız Tehdit Altında Tarihe Tanıklık Eden Şehir Bursa Bizim Kuşak /10 Bizim Kuşak-9 Bizim Kuşak /7 Bizim Kuşak /6 Karavanda Tehlikeli Hayat Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar Şehirlerimiz Elli Yılın Ardından Bizim Kuşak /5 Bizim Kuşak /4 Bizim Kuşak /3 Bizim Kuşak /2 Bizim Kuşak /1 Malumat İlim midir Musa’nın Asası Sumud Firkat Üzer Vuslat Sevindirir Çocuklar Ağlarsa Esmaü’l Hüsnâ Mevlid-i Nebi  Vatan Devlet ve Hükümet Gargat Sizi Kurtaramaz Alışkanlıklarımızın Esiri Olmayalım İnsan ve Nisyan Kaskatı Gazze Ashab-ı Uhdud Zifiri Karanlıktan Fecrin Aydınlığına Çıktığımız Gece: 15 Temmuz 2016 Cuma Silahları Yakmaya Götüren Süreç A.Ş.K. Vakfı Buluşması Kur’an Mealleri ve Bir Kaşık Suda Fırtına Koparmak Zıplama Sanat mıdır Katil İsrail’in İran’a Saldırısı ve Nefsi Müdafaa İsrail Güçten Anlar Kurban Olabilmek Haccın Şuuruna Ermek-3 Haccın Şuuruna Ermek /2 Haccın Şuuruna Ermek /1 Gazze'de Anneler Günü En Sağlam Kalemiz: Ailemiz TRT Dizileri Üzerine Mahmut ve Meryem Algı Metaforu ve Etkisi Tartışma Sanatı Her Geceyi Kadir Bil Kendini Yeniden Tanımanın Yolu: İtikâf Ramazanı Anlamak Ve Anlamlı Kılmak /3 Ramazan’ı Anlamak ve Anlamlı Kılmak /2 Ramazanı Anlamak ve Anlamlı Kılmak-1 Misyonerlik ve Amaçları /2 Misyonerlik ve Amaçları /1 Sıçandan (Fareden) Doğan Kendir Keser Saman Pazarında Mücevherat Satmak Gazze Kaybetti mi Kazandı mı? Ah Bizim İhmalkârlığımız Ah Çığlıklarımız ve Çiğliklerimiz Medeniyetimizin Beşiği Camilerimiz Üç Aylar Üzerine Kısa Bir Yorum Yeşil Türbe’de Yankılanan Ses Vakıf Medeniyeti Zor Zamanlarda Ensar Olabilmek Engelli misiniz? Engel(siz) misiniz? Dünyayı Çocuklar Yönetsin Yûsufî Bakış Ceketin Cebi Kapalı Olmak Güz Mevsimi Sezai Karakoç veya Çağdaş Sufi Evlatlarıma Nasihatlerim /4 Evlatlarıma Nasihatlerim /3 Evlatlarıma Nasihatlerim-2 Evlatlarıma Nasihatlarım /1 Şehirleşen Köyler İmam Hatip Liseleri Siyonist İsrail’in Kelime Oyunları Oyuna Gelmeyelim Değerlerimize Saldırı Hz. Muhammet (sav) ve Şahsiyet İnşası Narin'ce Düşünceler Ah Filistin ah! Şairimden Mektubum Var Ayrıntılara Takılıp Öz'e Ulaşamamak Ömrümüz Hep Böyle mi Geçecek Yarım Asırlık Dostluk Vicdan mı Cüzdan mı? Sokak Hayvanları Veya Hayvanları İstismar Takiyye ve Merdivenaltı Üretim Üç Günlük Seyahatin Ardından Vefa Bir Semt Adı Mıdır? Yok Edici Tehlike Siyonist Zulmün Çığlıkları Fetih ve İşgal Sabah Namazında Üç Saftık! Bireyselleşme Adı Altında Tükenişe Giden Yol Güç Zehirlenmesi ve Siyonizm Afrika Menekşesi Din ve Dil Konusu Bayramların Hayatımızdaki Yeri Kadir Gecesi / Kader Gecesi Len Nerka: Asla Diz Çökmeyeceğiz Gazze: İnsanlığın İmtihanı Ramazan'ı Anlama ve Anlamlı Kılma Bursa Hanlar Bölgesi Filistin'de Soykırım ve Batı'nın Değerleri! İffetli Olmak ve İftiraya Uğramak Sivri Tepe ve Pamuk Miraç Mucizesinin Hediyesi Namaza Dair Hikmetler Bursa'da Zaman Bursa'da Küçük Bir Gezinti Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan Hayra Alamet Değil /2 Hayra Alamet Değil /1 İsrail Mitler ve Terör Gazze Direnişi Yüzümüz mü Var?! Seyahat Ya Resulallah! ABD ve Dünya Jandarmalığı veya Katil Devlet Sezai Karakoç ve Çağdaş Sufi Yahudilerin Kahrolası Azgınlıkları Gazzeli Annenin Feryadı Siyonist Hahamlardan Fetva Alma Hırsızlığı Demir Kubben Başına Çöksün Siyonist İsrail Kalbi Mühürlü Olanlar Niçin İsrail Devleti de Yahudi Devleti Değil? Çocuk ve Ölüm Gözyaşı Aşkla Yapılacak Görevler A.Ş.K Vakfı Bursa'da Çocuk Olmak Ey Resul! Bu Çağın Adı Ne Olsun? Güzel Ahlak ve Nefs Atışması 1988 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü İnsanın Dört Mevsimi Gençlik ve Bazı Sorunları Muallim Naci Nefs ve Akıl Atışması Merhamet Elçisine Arzımdır  Ali Ulvi Kurucu Emin Acar İle Kısa Bir Görüşme Nefs ve Vicdan Atışması Hayat ve Memat Anadolu'da Geleneksel Düğünlerimiz Hicret Bir Dirilişin Adıdır İradeyi İpoteğe Vermek Allah'a Sevimsiz Gelen Helal Şehzade Ahmet Efendi İle Kısa Bir Görüşme Çocuklarımızın İyiliği İçin Onlarla Kötü Olmayalım Kurban Olsun Diye... Eğitim Hayatımdan İbretlik Bir Anı Dilin Gücü ve Afetleri Terk Edilmişliğin Acı Sonu Helena'nın Havva Oluşu Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /3 Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /2 Tedbirden Sonra Tevekkül Bilinmeyen Üniversite - Salih Dane Hoca Efendi ve İstinye/ Mahmutçavuş Camii Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /1 Dilber Ana ve Elmas Kadın Özdeyişler Yazmak Sorumluluk İster
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA