İki mütefekkir, iki mücadele adamı ve iki dost insanı, bu yazımda anmak istedim. Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan, ikisi de orta Anadolu’da, birisi Kırşehir’de, diğeri Nevşehir’de doğmuş. 1950’li yıllarda tüm Anadolu yokluklar içinde ise de, bu bölgenin yoksulluğu nasıldır iyi bilirim. Köylerinden çıkmış ve büyük çabalarla ve bedellerle milletimize hizmet etmiş kişiler.
Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan, her ikisi de Kayseri İmam-Hatip Lisesi Mezunu ve her ikisi de Yabancı Diller Yüksekokulu mezunu. İkisi de Arapça bilen, İkisi de Batı dillerinde mahir ve tercüme yapan kişidir. Malcolm X’i Yaşar Kaplan ile; Tavku’l Hamame’yi Mahmut Kanık ile tanıdık.Yirminin üzerinde eser bırakmışlar, tercüme, telif yayınlarla hayatlarını topluma adamış insanlar.

Mahmut Kanık, benim hem Fransızca hem de İslami Türk Edebiyatı hocamdır. Kendisinden çok mu çok istifade ettim. Her şeyden önce, diriliş camiası ve Sezai Karakoç ile tanışmama vesile oldu. Hızır’la Kırk Saat, İslam’ın Şiir Anıtlarından, Diriliş Neslinin Amentüsü ve daha pek çok eseri onunla tanıdım. Fikir ve aksiyon adamları ile buluşmama vesile oldu. Daha sonra, Bursa Eğitim Merkezi Müdürlüğüm dönemimde Diyanet İşleri Başkanlığımızın yurtdışında hizmet verecek İmam-Hatiplere Fransızca derslerini vermeyi kendisine tevdi ederek birlikte çalışma imkanı buldum. Ayrıca, bu dönemde birlikte görev yaptığı ve Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Şeref Kara (Merhum) ile de buluşmamızı sağladı.
Mahmut Kanık Hocamın İbn Arabi’den tercümeleri epey olmakla birlikte özellikle İbn. Hazm’dan tercüme ettiği Güvercin Gerdanlığı/ Sevgiye ve Sevenlere Dair isimli eseri çok önemlidir. Batı’da roman edebî türü bilinmezken Endülüs İslam Medeniyeti'nin önemli simalarından İbn Hazm’dan çoktan bir eser yazmıştı. Bu eserle bizi buluşturması çok isabetli olmuştur. Mahmut Kanık’tan, Arapçadan Fransızcaya yapılmış tercümesinden Türkçeye tercüme etmesini Sezai Karakoç merhum bir ziyaretimizde kendisinin istediğini söylemişti. Hayri Bostan dostum da bu buluşmada vardı zannederim. Çünkü ziyarete genelde birlikte giderdik. 29 Eylül 2020’de vefat eden Mahmut Kanık Hocamızı rahmetle yâd ediyorum.
Yaşar Kaplan dostumuzla 1990’lı yıllarda yüz yüze tanıştım. Önceden tanışıklığım kitapları ve özellikle yasaklı kitabı Demokrasi Risalesi ile olmuştur. Bu nedenle de hapis yatmış ve mücadeleci bir mütefekkir olarak hayatını sürdürmüştür. 28 Şubat post moderne darbe nedeniyle hakkında açılmış birçok davadan sebep Almanya’da yaşamaya mecbur bırakılmış birisi. Son durumunu pek bilmiyordum. Yanılmıyorsam son durumunu vefatından önce değerli dostum Recep Seyhan’dan öğrenmiştim. Hastalıklarla imtihan olduğunu bilgisini almıştım. Derken 7 Ocak 2023 tarihinde vefat haberini basından öğrendim.
Kendisine yakışan yapılarak Taceddin Dergâhı’na defnedilmesi çok yerinde olmuştur. Yine bir mücadele adamı Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile Merhum Akif’in Kurtuluş Savaşı dönemlerinde konakladığı, Mahir İz Merhuma Bostan/ Gülistan okuttuğu mekâna defin edilmesi çok yerinde olmuştur. Allah ilgilenenlerden razı olsun. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.
İstanbul Bağcılar Müftülüğü Güneşli Tevhit Kur’an Kursu yöneticiliğim dönemimde pek çok yazar, şair, mütefekkir ile öğrencilerimizi buluşturuyorduk. Okuma melekeleri gelişsin, kendilerine uygun örnekler edinsinler diye. Bu buluşmalardan birisini de Yaşar Kaplan ile yapmıştık. Hararetli konuşması ile öğrencilerimize adeta yeni ufuklar çiziyor ve onları okumaya ve tefekküre teşvik ediyordu. Daha sonra odamda yaptığımız sohbette bir umre yolculuğum esnasında duygularımı ifade eden bir yazı yazdığımı ifade ettiğimde, yazıyı aldı ve Hüner Dergisi 11-12. sayılarında yayınladı.
Her iki mücadele adamına da Allah’tan rahmetler diliyorum. Kendilerinden benim gibi pek çok kimseler yararlanmıştır. Bu şahsiyetleri unutmamak, yeni nesillere tanıtmak ve eserlerinden haberdar etmek durumundayız. Ölüm yıl dönümlerini vesile ederek anma ve düşüncelerini aktarmamız gerekir. Her iki merhumun hediye ettikleri kitap üzerinde bana yazdıkları notu paylaşarak yazıma son vermek istiyorum.
Hakan Cucunel
Jean Teule - Sağanak Altında
Mine Çağlıyan
Menopoz
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İyilik Bulaşıcıdır
Musa Aşkın
Anlama Çabası
Nevin Bahtişen
Hayat Döngüsü
Ebru Bozcuk
Kadim Köklerimizin Tanrıçası Umay Ana
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /4
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Suna Türkmen Güngör
Çağları Aşan Gönül Yolcusu / Yunus Emre
Dilek Tuna Memişoğlu
Ah Srebrenitsa
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Serhan Poyraz
Yeşil Mürekkep / Osman Balcıgil
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Şükrü Doruk
Dil Hassasiyeti: Sözün Yükü, Sessizliğin Hikmeti
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar