Bizim medeniyetimizde nice bilinmeyen üniversiteler vardır. Karınca gibi çalışırlar ama ortalıkta pek görünmezler. Onları tanıyan, bilen, bulunduğu çevrenin insanlarıdır. Reklam da yapmazlar ben şunu yaptım, bunu yaptım diye. İşte O fazla bilinmeyen bir üniversiteden bahsedeceğim sizlere.
Bahsi geçen Üniversite Mahmutçavuş Camii yani. Emekli oluncaya kadar bu üniversitenin değişmeyen Hocası: Salih Dane (aslında Dânâ yani bilge kişi)'dir. İstinye'de bulunan Sarıyer İmam-Hatip Lisesi'nin tatbikat camii Hocası olarak yıllarca çalıştı. Aslında her İmam-Hatip Lisesi tatbikat camileri için böyle gönül adamları gerekir.

Salih Hoca'nın rahle-i tedrisinden geçen nice gençler bu gün, yönetici, yazar, ilim adamı, siyasetçi oldu. Ama O, hep “Hoca” kaldı. İmam, yani önder olmayı her şeyin üstünde tuttu. Zor zamanlarda ve zor kişilere karşı dengeleri korumayı bildi. Çünkü İstinye'de Hocalık yapmak biraz zordur. Buna rağmen herkes ev, araba derdine düşmüşken O, hizmeti önceledi.
Değerli Dostum, Hayri Bostan ve daha pek çok arkadaşla birlikte hafta sonları veya yaz mevsiminin uzun günlerinde Sabuni'nin Safvetü't Tefasiri’ni okur, dersler çıkarır böylece yenilenirdik. Zira öğretmen ve imam yenilenmezse felaket başlamıştır demektir.
Şimdilerde sağlık ocağı olarak kullanılan Mahmutçavuş Camii'nin alt bölümünde Emsile, Bina, Maksut, Avamil, Izhar ve Kâfiye okuttum uzun zaman öğrencilerime ve hevesli olan mahalle gençlerine. Şişli'den, Kâğıthane'den, Kavak'tan, Beykoz’dan öğrenciler gelirdi. Bu faaliyetler hep bu üniversitenin çatısı altında oldu..

1985-1991 yılları arasında öğretmenlik yaptığım Sarıyer İmam-Hatip Lisesi hayatımın en verimli zaman dilimidir. Salih Hoca gibi bir dostla tanışmak ayrı bir güzellikti. Hafızlar burada hıfzını tamamlar, bekârlar burada evlenir yeni ev kuranlar burada ev kurarlar, iş bulamayanlar burada iş bulurlar ve hayata atılırlar. Ev kirasını ödeyemeyenler buraya derdini açar. Burs bulamayanlar buraya başvurur. Öğrenci evleri burada kiralanır. Öğrencilerin iaşesi buradan temin edilir.
Öğrencilere akşamları ve hafta sonları manevi eğitim, sohbetler buradan yürütülür. Hep bu işler Mahmutçavuş Camii Hocası Salih Hoca tarafından organize edilir.
Mahmutçavuş Camii dedimse devasa bir cami sanmayın sakın. Şu, boğazda yalı camileri var ya? İşte o camiler ebadında bir camidir. Küçücük bir mekâna sıkışmış, bir tepenin eşiğinde, Üst bölümünde Sarıyer İmam-Hatip Lisesi yerleşkesi bulunan daracık alan. Hatta Salih Hoca'nın lojman dedikleri, rutubetten geçilmeyen evinin tavanı aynı zamanda okulun bahçesinin bir bölümüdür.
Allah rahmet eylesin merhum, Osman Kabil Amca'nın iftar akşamları, öğrencilerle iftarlarda buluşmak, sohbetler, teravihler manevi iklimlere bizi götürürdü. Öğrenciler diş kirası vermeden asla bırakmazdı Osman Amca. Bu gibi hayır ehlini hayra teşvik eden yine Salih Hoca idi. Yine İmam-Hatip eğitimini almış iş adamı değerli dost merhum Muharrem Kılıç Bey'in cömertliği de unutulmayacaktır.

Hayri Bostan, Muhammed Bayraktar, Vahap Acar, Hasan Güneş, Merhum Üzeyir Arı ağabey, Mevlüt Yıldırtan ve ismini zikredemediğim pek çok arkadaş ile birlikte Salih Hoca’da buluşurduk. Öğrencilerimize nasıl yardımcı olabiliriz diye istişareler yapardık.
Öğrencilerimizle yakın dostluklar kurar onların her ihtiyacına çare olmaya çalışırdık. Yine tüm bu faaliyetler Bilinmeyen Üniversite’de (Mahmut Çavuş Camii’nde) gerçekleşiyorduk.
Salih Hoca, zaman-zaman "ya! Buradan ayrılanlar bir daha bizi aramaz oldular" diye bu medreseden mezun olanlara sitem ederdi. Mustafa Kutlu'nun Ya Tahammül Ya Seferi’ndeki Dava Delisi Kerim yerine koyar kendisini. Ama Yine de hoş görüsünü yitirmezdi.

Bu yazıda bahsi geçen Salih Hoca gibi niceleri var manevi hayatımızda. Ama hep mütevazı, hep rıza-i Bari arzusundadır böylesi kimseler.
Her cami Mahmutçavuş gibi, Her Hoca Salih Hoca gibi olmalıdır. Günümüzde de böyle gönül dostları çoktur. Yüzlerce öğrenciye burs verenleri, Afrika'ya onlarca kuyu açanları, onlarca garibana her türlü yardımı yapanları biliyorum. Allah sayılarını artırsın.
Din hizmeti fedakârlık isteyen bir hizmettir. Tıpkı öğretmenlik gibi. Bu hizmette sadece gönül zenginliği olur. Maddi zenginlik bu hizmetle elde edilmez. Din hizmetinde bulunanların eşleri ve çocukları da fedakârlık göstermek zorundadır. Akşam eve görevden döndüğünde eşi "Hoca Efendi hoş geldin, yorulmuşundur, ihtiyacın var mı?" diyebilmelidir. Diyemiyorsa da sabretmelidir.
Şimdilerde biraz köşesine çekilmiş gözüken Salih Dane Hoca ben inanıyorum ki, yine bilemediğimiz hizmetlerine devam ediyordur. Ya bir öğrenciye burs veya bir garibana aş temin ediyordur.
Sağlık ve afiyetler dilerim eşin, çocuklarınla birlikte Değerli Üstadım, Salih Hocam ve O'nun gibi tüm Din Gönüllüsü Dostlar.
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /1
Yusuf Sarıkaya
Kadim Değerimiz Komşuluk
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı /7 - İstasyonda İki Kız Kardeş
Gevher Aktaş Demirkaya
Tren İstasyonlarında Vedalar Kavuşmalar Hatıralar
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Deniz İmre
Bukowski Haklıydı: Özgürlük Dediğin Şey Bazen Yalnızlıktır
Musa Aşkın
Eğer
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Gönle Hüzün Düştü
Serhan Poyraz
1933 Berbat Bir Yıldı / John Fante
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Dilek Tuna Memişoğlu
Canım Çocuklar
Mehmet Şahan
Başak ve Saman
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Nevin Bahtişen
Mutlu Yarınlar İçin
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar