DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Haluk Özdil
Haluk Özdil
Giriş Tarihi : 18-11-2025 15:10

Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı

2015 yılında bir Eylül sabahı Bodrum Yalıkavak, kayalıklar bölgesinde tanık olmuştum: Sıra sıra dizilmiş tam on yedi cansız beden...

Ve sonra onu, Azmide Dabah'ı gördüm; gülümsüyordu... Bir insan ölürken neden gülümserdi ki?... Ama gülümsüyordu işte, sevdiği birilerini görmüş gibi... Cansız bedeninin yanında duran naylona sarılmış küçük defteri almakta tereddüt bile etmedim. Ve ıslak, sarı kapağını açtığım an Azmide Dabah'ın yaşamının tam ortasında buldum kendimi:
Paris'te ekonomi eğitimi görmüş, zengin bir ailenin kızı olması da kurtaramamıştı Azmide'yi. O da hemcinsleriyle aynı kaderi yaşayacaktı ama tek bir farkla: Yaşadıklarını günlüğüne yazacaktı... Üstelik, ailesi gözlerinin önünde katledilmiş, oğlu elinden alınmış ve defalarca tecavüze uğramış olduğu halde...

İşte böyle başladı "ŞARKISINI SÖYLÜYORDU DENİZ" isimli kitabımın yazımı... Günlüğü küçük ama her satırı, yüzlerce sayfa kitap yazacak kadar büyüktü... Sonsuz bir acı ve hiç bitmeyen bir özlem duygusu vardı yazdıklarında...

Yaşamım boyunca birkaç kez ölümün kıyısından dönmüş, sevdiğim insanları kaybetmiş birisi olarak alışmış olduğumu sanıyordum bu acı sonlara; ama alışılmıyormuş, olmuyormuş işte... Hiç tanımadığım Suriyeli bir anneyle on yaşındaki oğlunun hayatı vardı karşımda. Yazmaya başladığım an benden bir parça olup çıktılar. Bu kitabın mürekkebi, acı ve gözyaşından oluştu sevgili dostlar. Kitabım çıktığı için mutlu muyum? Hayır... Biliyorum ki  bu satırları yazdığım şu anda dünyanın herhangi bir yerinde kadınlar ve çocuklar katledilmeye, onlar için de birileri kitap yazmaya  devam edecekler...

BAZEN YAŞAMAK, ÖLMEKTEN ÇOK DAHA ZORDUR....

"Kimse bilmeyecek yaşadığım acı veren günleri;  bir sır olarak kalacak yazdıklarım sonsuza kadar" Böyle yazmıştı günlüğüne Azmide Dabah; ama yazdıkları bir sır olarak kalmadı. Bir süre düşündüm, "Anısına saygısızlık olur mu?" diye... Sonra karar verdim, bu günlük yayımlanmalıydı... Çünkü on binlerce kadın ve çocuk katledilmişti ve katledilmeye de devam ediyordu o kanlı topraklarda... Birileri duymalıydı bu annenin çığlığını... İşte bunun için çıkmalıydı bu kitap... Sizlere Azmide Dabah'ın son bölüme yakın olan bir paragrafıyla veda ediyorum.
Hoşçakalın...

28 EYLÜL 2015, BODRUM, YALIKAVAK…

Saat beş otuz; şimdi hareket ettik, hava daha da soğudu. Rüzgâr şiddetini gittikçe artırıyor, bu satırları yazmakta bile zorlanıyorum. Sevinmem gerek, ama sevinemiyorum; anılarım da gelecek benimle birlikte karşı kıyıya… O kadar ağırlar ki taşımak istemiyorum artık. Beni ve oğlumu Avrupa’da ne bekliyor, onu da bilmiyorum?  Bazen düşünüyorum, “Yaşadığım onca acıyı beynimin içindeki cehennemden nasıl sileceğim?” diye… Biliyorum silemeyeceğim: Önce babamı ve eşimi öldürdüler, ardından da beni, hem de onlarca kez… Yine de yaşıyorum işte, oğlum için... Azmide Dabah...

***

NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA