DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Yusuf Sarıkaya
Yusuf Sarıkaya
Giriş Tarihi : 24-05-2026 14:18

Çeyizname

Çeyizname veya öteki adıyla Çeyiz Senedi. Kültürümüzde kız çocuklarına yetişip gelirken gelin gitme zamanından önce yaptıkları el emeği göz nuru işlengi, iğne oyalı yazmalar gibi çeyiz sandığında bulunan eşyalarla, kız ve erkek tarafının hazırladığı ev gereçlerinin yazılı olduğu, muhtarın ve şahitlerin imza altına alıp erkek ve kız tarafına verdikleri senede çeyizname denir.

Arapça asıllı bu kelime gelin gidecek kızların veya yola çıkacak erkeklerin yaptıkları hazırlık anlamına gelen kelimeden türetilmiş ve Türkçe söyleniş biçimi ile bize ait bir kelime olmuştur.

Yukarıda da ifade ettiğim gibi yetişen kızlarımızın ilk yaptıkları iş evlendiklerinde yastıklarına, sehpalarına, masalarına sanatsal özellikleri olan el işi oyalarile hazırlık yapmaktı. Bunu istisnasız her kız çocuğu yapar, hatta zaman zaman sandıktan çıkarılır ve ortalığa serilir konu komşu bakar ve içlerinden not verirdi.

Bu durumu her aile bildiği için mahcup olmama adına açık vermez ve hazırlıklı olurdu. Daha önceki kuşak evin perdesini de el emeği göz nuru ile hazırlardı. Bazen iyi kullanan büyükler kendi kızına veya torununa hediye bırakırlardı.

Düğünden bir gün önce yeni evlenecek çiftlerin anne babaları kız tarafının evinin önünde uygun bir yerde sergiler serilir, etrafına yün minderler konur, aksakallılar (büyükler) oturur. Önceden haber verilen ilkokul öğretmeni elinde daktilo ve iki mektup kâğıdı (A4 kâğıt) arasına karbon kâğıt koymuş ve yazmaya hazır halde gelir.

Herkesin duyacağı ses tonu ile kız ve erkek tarafının hazırladığı çeyizler yazılır. Önce takılardan başlanır. Tarafların ekonomik durumuna göre altın gümüş ne varsa Gramise, beşi birlik, akik, kol saati, altın veya gümüş bilezikler çeyizname’ye not edilir. Sonra iki kişilik, tek kişilik yün yatak, yorgan, yastık, kaba minder, halı, kilim tek tek yazılır. Peşinden bakır leğen çeşitleri, ibrik, sahanlar, şimşir kaşıklar, oklavalar, helkeler, sitiller, varsa lüksler veya 14 numara gaz lambaları vs. kayıt altına alınır. Kısacası o günün şartlarında temel ihtiyaçlar genç evliler için temin edilir. Mütevazı bir yuva böylece kurulur.

Önceden hazırlanan birbirinden güzel, sanat eserleri kıymetinde bohçalar kadınlar tarafından ayarlanır ve çeyiz sandığına konur. Her şey düşünülmüştür. Kına gecesi için hazırlanıp yakılan kınalar, eldivenler, gelinin avcuna kına içinde konan altını, kırmızı duvağı, bindallısı, çeşit çeşit başörtüleri, yastıklara, yorganlara geçirilecek bin bir renk ve desenli oyalar da sandığa konur. Çeyiz sandığı her hanımefendinin en değerli gereçlerindendir.

Çift kişilik, tek kişilik yatak ve yorganlar, el dokuma halılar ve kilimler de listedeki yerini alır. Böylece Çeyizname/Çeyiz Senedi oluşturulur. Sonra da orada bulunan ilgililerce de imza altına alınır ve kız ve gelin ve damat tarafın büyüklerine teslim edilir. Eşyalar damadın evine gönderilir. İlgili kadınlarca varsa müstakil eve değilse müstakil uygun bir odaya yerleştirilir. Çünkü bu âdetlerin uygulandığı dönemlerde kırsal hayat hâkimdi.

Öyle herkese bir daire olmazdı. Müstakil bir oda tahsis edildiği olurdu. Fakat insanlar mutluydular. Kimse eşyanın kulu olmaya heveslenmezdi. Evlilikler de ömür boyu devam ederdi. Ayrılıklar ancak ölümle vuku bulurdu. Boşanma nadiren olurdu. Damat yatsı namazını camide cemaatle imamın arkasında kılar sonra ufak tefek bilindik şakalarla arkadaşları onu gerdeğe gönderirdi. Bu hatıra da ömür boyu zihinlerde canlanırdı.

Burada unutmadan geçmek istemediğim bir konu daha var. Kız tarafı iki heybe hazırlar. Birisi damadın sağdıcı ve arkadaşlarının düğün bitiminde, damat gerdeğe girdikten sonra yemeleri için kesilip pişirilmiş hindi veya köy tavuğu, çörek, baklava, böreklerin olduğu bir heybe. Aynı tarzda damat ve gelin hanım için de hazırlanır ve odalarına konurdu. Düğününe yakın günlerde akrabalar, komşular gelin adayını ve arkadaşlarını yemeğe veya çaylı kahveli davetlere götürürdü.

Günümüze geldiğimizde çok acıklı olaylara tanık oluyoruz maalesef. Evliliklerde eşya, takı, müstakil ev, araba ve yüksek maaş belirleyici oluyor. Mutluluk bunlarda aranıyor. Şükür eksikliği veya yokluğu aileleri paramparça ediyor.

Modernite insanımızı esir aldı. Artık yün yatak ve yorganlar çöplere atılıyor. Güzelim sanat eseri oyalar, yazmalar, işlengiler derelere dökülüyor. Bir zamanlar çeyizlerin ayrılmaz parçaları olan yün ve bakır malzemeler yerini naylon ve elyafa bıraktı. “Artık bir yastıkta kocayın” da diyemiyoruz. Çünkü yastıklar da ayrıldı.

Kısacası mütevazı bir evlilikle yarım asrı geçen birliktelikler başarıyla sürdürülürken, şimdi her şeye sahip olanların çoğu bu başarıya ulaşamıyor. Çocuk yapmıyor veya az yapıyor. Ekonomik özgürlüğe kavuştuğunu düşünenbazıları da aile kurma veya kurulu aileyi devam ettirme yerine kedi, köpekle hayat sürmeyi marifet sanıyorlar. Anne ve babaları da kendileri gibi düşünseydi dünya yüzü göremeyeceklerini dahi düşünmüyorlar. Bu devranın ebediyen böyle süreceği vehmine kapılıyorlar.

Kurban Bayramınızı tebrik ederim. 

***

NELER SÖYLENDİ?
@
Yusuf Sarıkaya

Yusuf Sarıkaya

DİĞER YAZILARI Kadim Değerimiz Komşuluk  Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir) Yine Dil Konusu Hurdacılar / Eskiciler Yanlışa Yanlış Demeliyiz Ak Köprü (Â Köprü) Din ve Sanat Dilber Ana ve Şehit Babası (Çanakkale Şehidi) Elveda Ya Şehr-i Ramazan Ailem Benim TRT Çocuk Dizileri Değerlerimiz ve Ramazan İklimi Mahyaların ve Mânilerin Dili Bursa Irgandı Köprüsü Yuvamız Tehdit Altında Tarihe Tanıklık Eden Şehir Bursa Bizim Kuşak /10 Bizim Kuşak-9 Bizim Kuşak /8 Bizim Kuşak /7 Bizim Kuşak /6 Karavanda Tehlikeli Hayat Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar Şehirlerimiz Elli Yılın Ardından Bizim Kuşak /5 Bizim Kuşak /4 Bizim Kuşak /3 Bizim Kuşak /2 Bizim Kuşak /1 Malumat İlim midir Musa’nın Asası Sumud Firkat Üzer Vuslat Sevindirir Çocuklar Ağlarsa Esmaü’l Hüsnâ Mevlid-i Nebi  Vatan Devlet ve Hükümet Gargat Sizi Kurtaramaz Alışkanlıklarımızın Esiri Olmayalım İnsan ve Nisyan Kaskatı Gazze Ashab-ı Uhdud Zifiri Karanlıktan Fecrin Aydınlığına Çıktığımız Gece: 15 Temmuz 2016 Cuma Silahları Yakmaya Götüren Süreç A.Ş.K. Vakfı Buluşması Kur’an Mealleri ve Bir Kaşık Suda Fırtına Koparmak Zıplama Sanat mıdır Katil İsrail’in İran’a Saldırısı ve Nefsi Müdafaa İsrail Güçten Anlar Kurban Olabilmek Haccın Şuuruna Ermek-3 Haccın Şuuruna Ermek /2 Haccın Şuuruna Ermek /1 Gazze'de Anneler Günü En Sağlam Kalemiz: Ailemiz TRT Dizileri Üzerine Mahmut ve Meryem Algı Metaforu ve Etkisi Tartışma Sanatı Her Geceyi Kadir Bil Kendini Yeniden Tanımanın Yolu: İtikâf Ramazanı Anlamak Ve Anlamlı Kılmak /3 Ramazan’ı Anlamak ve Anlamlı Kılmak /2 Ramazanı Anlamak ve Anlamlı Kılmak-1 Misyonerlik ve Amaçları /2 Misyonerlik ve Amaçları /1 Sıçandan (Fareden) Doğan Kendir Keser Saman Pazarında Mücevherat Satmak Gazze Kaybetti mi Kazandı mı? Ah Bizim İhmalkârlığımız Ah Çığlıklarımız ve Çiğliklerimiz Medeniyetimizin Beşiği Camilerimiz Üç Aylar Üzerine Kısa Bir Yorum Yeşil Türbe’de Yankılanan Ses Vakıf Medeniyeti Zor Zamanlarda Ensar Olabilmek Engelli misiniz? Engel(siz) misiniz? Dünyayı Çocuklar Yönetsin Yûsufî Bakış Ceketin Cebi Kapalı Olmak Güz Mevsimi Sezai Karakoç veya Çağdaş Sufi Evlatlarıma Nasihatlerim /4 Evlatlarıma Nasihatlerim /3 Evlatlarıma Nasihatlerim-2 Evlatlarıma Nasihatlarım /1 Şehirleşen Köyler İmam Hatip Liseleri Siyonist İsrail’in Kelime Oyunları Oyuna Gelmeyelim Değerlerimize Saldırı Hz. Muhammet (sav) ve Şahsiyet İnşası Narin'ce Düşünceler Ah Filistin ah! Şairimden Mektubum Var Ayrıntılara Takılıp Öz'e Ulaşamamak Ömrümüz Hep Böyle mi Geçecek Yarım Asırlık Dostluk Vicdan mı Cüzdan mı? Sokak Hayvanları Veya Hayvanları İstismar Takiyye ve Merdivenaltı Üretim Üç Günlük Seyahatin Ardından Vefa Bir Semt Adı Mıdır? Yok Edici Tehlike Siyonist Zulmün Çığlıkları Fetih ve İşgal Sabah Namazında Üç Saftık! Bireyselleşme Adı Altında Tükenişe Giden Yol Güç Zehirlenmesi ve Siyonizm Afrika Menekşesi Din ve Dil Konusu Bayramların Hayatımızdaki Yeri Kadir Gecesi / Kader Gecesi Len Nerka: Asla Diz Çökmeyeceğiz Gazze: İnsanlığın İmtihanı Ramazan'ı Anlama ve Anlamlı Kılma Bursa Hanlar Bölgesi Filistin'de Soykırım ve Batı'nın Değerleri! İffetli Olmak ve İftiraya Uğramak Sivri Tepe ve Pamuk Miraç Mucizesinin Hediyesi Namaza Dair Hikmetler Bursa'da Zaman Bursa'da Küçük Bir Gezinti Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan Hayra Alamet Değil /2 Hayra Alamet Değil /1 İsrail Mitler ve Terör Gazze Direnişi Yüzümüz mü Var?! Seyahat Ya Resulallah! ABD ve Dünya Jandarmalığı veya Katil Devlet Sezai Karakoç ve Çağdaş Sufi Yahudilerin Kahrolası Azgınlıkları Gazzeli Annenin Feryadı Siyonist Hahamlardan Fetva Alma Hırsızlığı Demir Kubben Başına Çöksün Siyonist İsrail Kalbi Mühürlü Olanlar Niçin İsrail Devleti de Yahudi Devleti Değil? Çocuk ve Ölüm Gözyaşı Aşkla Yapılacak Görevler A.Ş.K Vakfı Bursa'da Çocuk Olmak Ey Resul! Bu Çağın Adı Ne Olsun? Güzel Ahlak ve Nefs Atışması 1988 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü İnsanın Dört Mevsimi Gençlik ve Bazı Sorunları Muallim Naci Nefs ve Akıl Atışması Merhamet Elçisine Arzımdır  Ali Ulvi Kurucu Emin Acar İle Kısa Bir Görüşme Nefs ve Vicdan Atışması Hayat ve Memat Anadolu'da Geleneksel Düğünlerimiz Hicret Bir Dirilişin Adıdır İradeyi İpoteğe Vermek Allah'a Sevimsiz Gelen Helal Şehzade Ahmet Efendi İle Kısa Bir Görüşme Çocuklarımızın İyiliği İçin Onlarla Kötü Olmayalım Kurban Olsun Diye... Eğitim Hayatımdan İbretlik Bir Anı Dilin Gücü ve Afetleri Terk Edilmişliğin Acı Sonu Helena'nın Havva Oluşu Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /3 Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /2 Tedbirden Sonra Tevekkül Bilinmeyen Üniversite - Salih Dane Hoca Efendi ve İstinye/ Mahmutçavuş Camii Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /1 Dilber Ana ve Elmas Kadın Özdeyişler Yazmak Sorumluluk İster
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA