DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Yusuf Sarıkaya
Yusuf Sarıkaya
Giriş Tarihi : 25-08-2025 10:29

Alışkanlıklarımızın Esiri Olmayalım

İnsan alışkanlıklarının esareti altında kalınca ona söz söylemek kâr etmez. Çünkü o, artık dıştan gelen hak ve doğru da olsa ona kulak asmaz. En zor insan tipidir bu tipler. Çünkü alışkanlıkları kendilerini esir almıştır. Alışkanlıklarından oluşan kozayı, kabuğu delip çıkamazlar. Ama tevhidin işçileri ümitsiz olmadıkları için durmadan faaliyetlerini sürdürürler.

Tevhidin önderlerini hep bu tipler zorlamıştır. “Atalarımızdan böyle gördük, senden başkası yok mu? Biz onların yolundan gideriz, Sen de bizim gibi insansın. Doğru söylüyorsan sana gelen meleği görelim, doğruysan bize azabı indir. Sen de bizim gibi çarşıda geziyorsun, senin bizden ne farkın var? Şu toz haline gelmiş kemikler mi dirilecek? Eğer doğruysan bize gökten yemek sofrası indir. Eğer doğruysan şu hastayı iyileştir. Eğer doğru söylüyorsan hazinelerin yerini söyle vb.“

Alışkanlıklarının esiri olan kimselerden bir sürü ipe sapa gelmez itirazlar hep peş peşe gelir.

Bunlara karşı Allah’ın elçileri inkârcılara olanca nezaketle yaklaştılar. “Ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim ödülümü Allah verecek.” Diye karşılık verdilerse de çoğundan sonuç alamadılar. Çünkü hazıra konmak kolaydır. Kolaya kaçmak her zaman faydalı olmaz. Etraflarına ördükleri duvarları, engelleri, barikatları devirmek alışkanlıklarının boyunduruğuna girmemiş kutlu kimselerin işidir.

Nuh a.s. uzun yıllar halkını İslam’a davet etti. Ama halkı Nuh’a bakmadı bile. Kulaklarını tıkadılar. Daha ileri gidip elbisesini başına geçirip bayıltıncaya kadar dövdüler ve dış mahallelere attılar. Kendine gelince (Nuh tekrar) “Dedi ki, Ey Rabbim! Hakikaten ben, kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim. Fakat benim davetim, ancak onların (imandan) kaçışını artırdı.” (Nuh Sûresi, 70/5-6) Bu tavır yukarıdaki iddiamıza en güzel örnektir.

Alışılmışın dışında bir fikir, akla, mantığa, vicdana uygun bir düşünce bunlara tesir etmez. Bu nedenle Allah, “Onların kalpleri var fakat bununla gerçeği anlamazlar, gözleri var onunla görmezler, kulakları var onunla işitmezler. Özetle bunlar hayvanlar gibidir, hatta onlardan daha şaşkındırlar.” (A’raf, 7/179) buyurmuştur.

Eğer alışkanlıklarının esiri olmuşsa insan sürü mantığı ile hareket eder. Koyun sürüsü bunun en önemli örneğidir. Bu nedenle çobanlar sürüsünü bir yerden geçirirken önce bir koyunu oradan atlatır sonrası kolaydır. Çünkü artık hepsi aynı yerden korkusuzca ve düşünmeden atlar.

Bu bir uçurumsa telef olur. Bir nehir ise sağ salim karşıya geçer. Ama bunların hiçbir hareketi bilinçli değildir. Bu nedenle de mantıksal açıdan değeri yoktur.

İnsana yakışan bu değildir tabii. İnsan konuşan, düşünen ve seçiminin sorumluluğunu taşıyan saygın bir varlıktır. Zaman zaman at gözlüklerini çıkarıp sağa sola bakması gerekir. Çünkü her insan bazen at gözlüğü takmaktan kendini alamaz. Bunun farkına da varamaz. “Doğru bir hayat içinde miyim? Savunduğum ve arkasından koştuğum hayatı doğru mu anlıyorum? Yoksa çevremin üflemeleri beni de mi efsunladı? Yetiştiğim mahalle mi beni çekip çeviriyor? Gördüklerim bir serap mıdır? Yoksa nefsimin esiri olmuş ve doğruya bir türlü fırsat mı vermiyorum?”

Bu ve buna benzer soruları sormak her insana gereklidir. Yoksa sayılı günlerimize sayısız isteklerimizi ve arzularımızı sığdıramayız. Bazen de öyle hızlı bir hayat yaşarız ki, gerçekle yüz yüze geldiğimizde aklımız başımıza gelir ama o zaman da (belki de) yolun sonuna ulaşmış bulunuruz. Bu durumda da “Âh! Vah!” lar kâr etmez. Bu nedenle bize bahşedilmiş hayatı anlamlı kılmamız gerekir.

Rüzgârın önündeki yaprak gibi savrulanlardan olmamalıyız. Sadece beğenilmek, sadece alkışlanmak için hayatını paçavraya çevirenlerden olmamalıyız. Her zaman iyilik elçisi ve çevreye de iyi model olmalıyız. Geçici ve sonlu hayata ebedi ve sonsuz hayatı kurban etmemeliyiz.

Bugün varlıklı toplumların başındaki en büyük bela bireysel bir hayatı öncelemeleridir. Bu nedenle de herkes kendi düşüncesini putlaştırmakta ve “ hayat benim hayatım, vücut benim vücudum kimseyi ilgilendirmez.” Diyerek kötü örnek olmaya teşne olmuş kimseler çoğalıyor. Bu anlayış sosyal varlık olan insanı yalnızlaştırıyor ve sürüleştiriyor.

Çeşitli kaynaklarda hikâye edilen törpü üzerindeki bir parça ciğeri yalayarak yemek isteyen kedinin yaladıkça dilinden kopan kan ve et parçalarını da ciğer yiyorum zannedip dilini yemesi ve sonunda telef olması gibi bir durumdur. Bu duruma düşmemek için insanın kendini çek etmesi, “ne oluyorum!” demesi, “doğru mu yaşıyorum, doğru mu konuşuyorum?” demesi gerekir.

Kulluğun zirvesi ibadetler dahi alışkanlık haline dönerse, sıradanlaşır ve beklenen fayda temin edilemez.

Kısacası insan alışkanlıklarının esiri olmamalıdır.

***

TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE  KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Yusuf Sarıkaya

Yusuf Sarıkaya

DİĞER YAZILARI Kadim Değerimiz Komşuluk  Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir) Yine Dil Konusu Hurdacılar / Eskiciler Yanlışa Yanlış Demeliyiz Ak Köprü (Â Köprü) Din ve Sanat Dilber Ana ve Şehit Babası (Çanakkale Şehidi) Elveda Ya Şehr-i Ramazan Ailem Benim TRT Çocuk Dizileri Değerlerimiz ve Ramazan İklimi Mahyaların ve Mânilerin Dili Bursa Irgandı Köprüsü Yuvamız Tehdit Altında Tarihe Tanıklık Eden Şehir Bursa Bizim Kuşak /10 Bizim Kuşak-9 Bizim Kuşak /8 Bizim Kuşak /7 Bizim Kuşak /6 Karavanda Tehlikeli Hayat Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar Şehirlerimiz Elli Yılın Ardından Bizim Kuşak /5 Bizim Kuşak /4 Bizim Kuşak /3 Bizim Kuşak /2 Bizim Kuşak /1 Malumat İlim midir Musa’nın Asası Sumud Firkat Üzer Vuslat Sevindirir Çocuklar Ağlarsa Esmaü’l Hüsnâ Mevlid-i Nebi  Vatan Devlet ve Hükümet Gargat Sizi Kurtaramaz İnsan ve Nisyan Kaskatı Gazze Ashab-ı Uhdud Zifiri Karanlıktan Fecrin Aydınlığına Çıktığımız Gece: 15 Temmuz 2016 Cuma Silahları Yakmaya Götüren Süreç A.Ş.K. Vakfı Buluşması Kur’an Mealleri ve Bir Kaşık Suda Fırtına Koparmak Zıplama Sanat mıdır Katil İsrail’in İran’a Saldırısı ve Nefsi Müdafaa İsrail Güçten Anlar Kurban Olabilmek Haccın Şuuruna Ermek-3 Haccın Şuuruna Ermek /2 Haccın Şuuruna Ermek /1 Gazze'de Anneler Günü En Sağlam Kalemiz: Ailemiz TRT Dizileri Üzerine Mahmut ve Meryem Algı Metaforu ve Etkisi Tartışma Sanatı Her Geceyi Kadir Bil Kendini Yeniden Tanımanın Yolu: İtikâf Ramazanı Anlamak Ve Anlamlı Kılmak /3 Ramazan’ı Anlamak ve Anlamlı Kılmak /2 Ramazanı Anlamak ve Anlamlı Kılmak-1 Misyonerlik ve Amaçları /2 Misyonerlik ve Amaçları /1 Sıçandan (Fareden) Doğan Kendir Keser Saman Pazarında Mücevherat Satmak Gazze Kaybetti mi Kazandı mı? Ah Bizim İhmalkârlığımız Ah Çığlıklarımız ve Çiğliklerimiz Medeniyetimizin Beşiği Camilerimiz Üç Aylar Üzerine Kısa Bir Yorum Yeşil Türbe’de Yankılanan Ses Vakıf Medeniyeti Zor Zamanlarda Ensar Olabilmek Engelli misiniz? Engel(siz) misiniz? Dünyayı Çocuklar Yönetsin Yûsufî Bakış Ceketin Cebi Kapalı Olmak Güz Mevsimi Sezai Karakoç veya Çağdaş Sufi Evlatlarıma Nasihatlerim /4 Evlatlarıma Nasihatlerim /3 Evlatlarıma Nasihatlerim-2 Evlatlarıma Nasihatlarım /1 Şehirleşen Köyler İmam Hatip Liseleri Siyonist İsrail’in Kelime Oyunları Oyuna Gelmeyelim Değerlerimize Saldırı Hz. Muhammet (sav) ve Şahsiyet İnşası Narin'ce Düşünceler Ah Filistin ah! Şairimden Mektubum Var Ayrıntılara Takılıp Öz'e Ulaşamamak Ömrümüz Hep Böyle mi Geçecek Yarım Asırlık Dostluk Vicdan mı Cüzdan mı? Sokak Hayvanları Veya Hayvanları İstismar Takiyye ve Merdivenaltı Üretim Üç Günlük Seyahatin Ardından Vefa Bir Semt Adı Mıdır? Yok Edici Tehlike Siyonist Zulmün Çığlıkları Fetih ve İşgal Sabah Namazında Üç Saftık! Bireyselleşme Adı Altında Tükenişe Giden Yol Güç Zehirlenmesi ve Siyonizm Afrika Menekşesi Din ve Dil Konusu Bayramların Hayatımızdaki Yeri Kadir Gecesi / Kader Gecesi Len Nerka: Asla Diz Çökmeyeceğiz Gazze: İnsanlığın İmtihanı Ramazan'ı Anlama ve Anlamlı Kılma Bursa Hanlar Bölgesi Filistin'de Soykırım ve Batı'nın Değerleri! İffetli Olmak ve İftiraya Uğramak Sivri Tepe ve Pamuk Miraç Mucizesinin Hediyesi Namaza Dair Hikmetler Bursa'da Zaman Bursa'da Küçük Bir Gezinti Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan Hayra Alamet Değil /2 Hayra Alamet Değil /1 İsrail Mitler ve Terör Gazze Direnişi Yüzümüz mü Var?! Seyahat Ya Resulallah! ABD ve Dünya Jandarmalığı veya Katil Devlet Sezai Karakoç ve Çağdaş Sufi Yahudilerin Kahrolası Azgınlıkları Gazzeli Annenin Feryadı Siyonist Hahamlardan Fetva Alma Hırsızlığı Demir Kubben Başına Çöksün Siyonist İsrail Kalbi Mühürlü Olanlar Niçin İsrail Devleti de Yahudi Devleti Değil? Çocuk ve Ölüm Gözyaşı Aşkla Yapılacak Görevler A.Ş.K Vakfı Bursa'da Çocuk Olmak Ey Resul! Bu Çağın Adı Ne Olsun? Güzel Ahlak ve Nefs Atışması 1988 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü İnsanın Dört Mevsimi Gençlik ve Bazı Sorunları Muallim Naci Nefs ve Akıl Atışması Merhamet Elçisine Arzımdır  Ali Ulvi Kurucu Emin Acar İle Kısa Bir Görüşme Nefs ve Vicdan Atışması Hayat ve Memat Anadolu'da Geleneksel Düğünlerimiz Hicret Bir Dirilişin Adıdır İradeyi İpoteğe Vermek Allah'a Sevimsiz Gelen Helal Şehzade Ahmet Efendi İle Kısa Bir Görüşme Çocuklarımızın İyiliği İçin Onlarla Kötü Olmayalım Kurban Olsun Diye... Eğitim Hayatımdan İbretlik Bir Anı Dilin Gücü ve Afetleri Terk Edilmişliğin Acı Sonu Helena'nın Havva Oluşu Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /3 Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /2 Tedbirden Sonra Tevekkül Bilinmeyen Üniversite - Salih Dane Hoca Efendi ve İstinye/ Mahmutçavuş Camii Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /1 Dilber Ana ve Elmas Kadın Özdeyişler Yazmak Sorumluluk İster
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA