DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Yusuf Sarıkaya
Yusuf Sarıkaya
Giriş Tarihi : 06-12-2025 16:46

Şehirlerimiz

Şehir medine demektir. Medeniyet demektir. Bir zamanlar herkesin gitmek, görmek için çırpındığı yerlerdi şehirler. Taşı toprağı altındı şehirlerin. “Şehir görmüş adamdır.” denirdi şehirden gelenlere ve saygı duyulur, sözü dinlenirdi saygıyla. Ama şehirler hakkındaki bu güzel bakış açısı şimdi böyle değildir sanıyorum. Nasıl her şeyini marketten alan şehirleşmiş(!) köyler varsa, köyleşmiş şehirlerimiz de var maalesef.

Üst üste evler, üst katta yuvarlanan bir top, yere düşen bir kaşık anında alt katlara veya alt kattan derhal üst katlara geçebiliyor. Aynı apartman kapısından girenler birbirini tanımıyor. Karşılaşma durumlarında selam yok, sabah yok. Kaşlar çatık, sert bakışlar, “Ne bakıyorsun?” tarzı imalar peş peşe geliyor. Gerginlik, rahatsızlık hat safhada yürüyor. Hele büyük apartmanlar, rezidans dedikleri, bizim dilimize ve kültürümüze uymayan yapılarda oturuyorsanız bu dediklerimi katlayarak çarpabilirsiniz.

Ecdat, şehirleri dağ eteklerine yapar; düz ovayı tarım arazisi olarak kullanırdı. Şimdi tam tersi oldu. Şimdi tarım devri değil, sanayi devri diyebilirsiniz. Ancak Sanayi Devri’nde de olsanız, toprağınızı koruyacaksınız. Verimli arazilerinizi ucube binalarla öldürmeyeceksiniz. Ama heyhat! “Bade harabı Basra”, bu söylediklerim ne işe yarar ki? Kadim şehirlerimiz içerisindeki muhteşem yapılarımızı da ucube yapılarla boğmuşuz. Olanları da uzun zaman amacı dışında kullanmışız. Neyse ki vicdanlı bazı yöneticiler buraları amacına uygun hale getirmiş; ama çevre düzenlemeleri tahrip edilmiş. Bina altında kalan çeşmeler, iş yerine dönüştürülmüş ve yağmalanmış hanlar, hamamlar az değil.

1976’da gördüğüm Bursa; 1967, 1985, 2014 yıllarında gördüğüm İstanbul asla aynı değil. Keşke şehirlerimiz, şehri şehir yapan değerlerimiz korunsaydı da evlatlarımıza yaşanabilir şehirler bırakabilseydik.

Şehirlerimizi Anadolu’nun bozkırlarına yayalım. Hatta örnek bir şehir kuralım. Her bir sokağı farklı duygu veren, yatay mimarili, bahçeli evler oluşturalım. Merkezinde cami, ilim yuvaları olan yerler inşa edelim. Ayaklarımız yere bassın. Çöpü başa dert olmayan, su, elektrik, doğalgaz bir saatliğine kesildiğinde paniklemediğimiz şehirler oluşturalım. Sanayimizi taşraya taşıyalım. En stratejik fabrikalarımızı daracık bir yerde toplamayalım. Bu hal sakıncalıdır.

Herkes yere bir kürdan attığında, izmarit attığında on altı milyon ediyor İstanbul özelinde. Arabalar, yollar, kıymetli zamanlarını yolda geçirmek zorunda kalanlar… Bunları düşünecek olursak kısacık ömrümüzü nasıl heder ettiğimiz ortaya çıkar. Biliyorum, bu konular kolay değildir. Yazmakla bu iş çözülmez; ama yetkili ve etkililerimizin böyle bir ajandası olsun. Bu anlayış devlet politikası olsun.

Doğal hayatın yaşanabildiği küçük ölçekli ama yaşanabilir, işçi istihdamı sağlayabilecek şehirler oluşturalım. Batı bunu iki dünya savaşının peşinden yapmış. Evlerinin arkasında kümes hayvanı yetiştirebileceği, ayağı toprağa değebileceği bahçeli evler inşa edebilmiştir. Otoparklı evler yapmıştır. Bizdeki gibi otopark diye ayrılan alt katları daire yapmamışlar.

Son olarak okumayanlar için Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir’ini, Yahya Kemal’in Aziz İstanbul’unu okumaları tavsiyesinden sonra Sezai Karakoç ‘un Balkon şiirinden iki dörtlükle sizleri baş başa bırakıyorum: 
“ …
Gelecek zamanlarda 
Ölüleri balkonlara gömecekler,
İnsan rahat etmeyecek
Öldükten sonra da

Bana sormayın böyle nereye
Koşa koşa gidiyorum
Alnından öpmeye gidiyorum
Evleri balkonsuz yapan mimarların.”

***


Editör: Deniz İmre

NELER SÖYLENDİ?
@
Yusuf Sarıkaya

Yusuf Sarıkaya

DİĞER YAZILARI Bizim Kuşak /8 Bizim Kuşak /7 Bizim Kuşak /6 Karavanda Tehlikeli Hayat Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar Elli Yılın Ardından Bizim Kuşak /5 Bizim Kuşak /4 Bizim Kuşak /3 Bizim Kuşak /2 Bizim Kuşak /1 Malumat İlim midir Musa’nın Asası Sumud Firkat Üzer Vuslat Sevindirir Çocuklar Ağlarsa Esmaü’l Hüsnâ Mevlid-i Nebi  Vatan Devlet ve Hükümet Gargat Sizi Kurtaramaz Alışkanlıklarımızın Esiri Olmayalım İnsan ve Nisyan Kaskatı Gazze Ashab-ı Uhdud Zifiri Karanlıktan Fecrin Aydınlığına Çıktığımız Gece: 15 Temmuz 2016 Cuma Silahları Yakmaya Götüren Süreç A.Ş.K. Vakfı Buluşması Kur’an Mealleri ve Bir Kaşık Suda Fırtına Koparmak Zıplama Sanat mıdır Katil İsrail’in İran’a Saldırısı ve Nefsi Müdafaa İsrail Güçten Anlar Kurban Olabilmek Haccın Şuuruna Ermek-3 Haccın Şuuruna Ermek /2 Haccın Şuuruna Ermek /1 Gazze'de Anneler Günü En Sağlam Kalemiz: Ailemiz TRT Dizileri Üzerine Mahmut ve Meryem Algı Metaforu ve Etkisi Tartışma Sanatı Her Geceyi Kadir Bil Kendini Yeniden Tanımanın Yolu: İtikâf Ramazanı Anlamak Ve Anlamlı Kılmak /3 Ramazan’ı Anlamak ve Anlamlı Kılmak /2 Ramazanı Anlamak ve Anlamlı Kılmak-1 Misyonerlik ve Amaçları /2 Misyonerlik ve Amaçları /1 Sıçandan (Fareden) Doğan Kendir Keser Saman Pazarında Mücevherat Satmak Gazze Kaybetti mi Kazandı mı? Ah Bizim İhmalkârlığımız Ah Çığlıklarımız ve Çiğliklerimiz Medeniyetimizin Beşiği Camilerimiz Üç Aylar Üzerine Kısa Bir Yorum Yeşil Türbe’de Yankılanan Ses Vakıf Medeniyeti Zor Zamanlarda Ensar Olabilmek Engelli misiniz? Engel(siz) misiniz? Dünyayı Çocuklar Yönetsin Yûsufî Bakış Ceketin Cebi Kapalı Olmak Güz Mevsimi Sezai Karakoç veya Çağdaş Sufi Evlatlarıma Nasihatlerim /4 Evlatlarıma Nasihatlerim /3 Evlatlarıma Nasihatlerim-2 Evlatlarıma Nasihatlarım /1 Şehirleşen Köyler İmam Hatip Liseleri Siyonist İsrail’in Kelime Oyunları Oyuna Gelmeyelim Değerlerimize Saldırı Hz. Muhammet (sav) ve Şahsiyet İnşası Narin'ce Düşünceler Ah Filistin ah! Şairimden Mektubum Var Ayrıntılara Takılıp Öz'e Ulaşamamak Ömrümüz Hep Böyle mi Geçecek Yarım Asırlık Dostluk Vicdan mı Cüzdan mı? Sokak Hayvanları Veya Hayvanları İstismar Takiyye ve Merdivenaltı Üretim Üç Günlük Seyahatin Ardından Vefa Bir Semt Adı Mıdır? Yok Edici Tehlike Siyonist Zulmün Çığlıkları Fetih ve İşgal Sabah Namazında Üç Saftık! Bireyselleşme Adı Altında Tükenişe Giden Yol Güç Zehirlenmesi ve Siyonizm Afrika Menekşesi Din ve Dil Konusu Bayramların Hayatımızdaki Yeri Kadir Gecesi / Kader Gecesi Len Nerka: Asla Diz Çökmeyeceğiz Gazze: İnsanlığın İmtihanı Ramazan'ı Anlama ve Anlamlı Kılma Bursa Hanlar Bölgesi Filistin'de Soykırım ve Batı'nın Değerleri! İffetli Olmak ve İftiraya Uğramak Sivri Tepe ve Pamuk Miraç Mucizesinin Hediyesi Namaza Dair Hikmetler Bursa'da Zaman Bursa'da Küçük Bir Gezinti Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan Hayra Alamet Değil /2 Hayra Alamet Değil /1 İsrail Mitler ve Terör Gazze Direnişi Yüzümüz mü Var?! Seyahat Ya Resulallah! ABD ve Dünya Jandarmalığı veya Katil Devlet Sezai Karakoç ve Çağdaş Sufi Yahudilerin Kahrolası Azgınlıkları Gazzeli Annenin Feryadı Siyonist Hahamlardan Fetva Alma Hırsızlığı Demir Kubben Başına Çöksün Siyonist İsrail Kalbi Mühürlü Olanlar Niçin İsrail Devleti de Yahudi Devleti Değil? Çocuk ve Ölüm Gözyaşı Aşkla Yapılacak Görevler A.Ş.K Vakfı Bursa'da Çocuk Olmak Ey Resul! Bu Çağın Adı Ne Olsun? Güzel Ahlak ve Nefs Atışması 1988 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü İnsanın Dört Mevsimi Gençlik ve Bazı Sorunları Muallim Naci Nefs ve Akıl Atışması Merhamet Elçisine Arzımdır  Ali Ulvi Kurucu Emin Acar İle Kısa Bir Görüşme Nefs ve Vicdan Atışması Hayat ve Memat Anadolu'da Geleneksel Düğünlerimiz Hicret Bir Dirilişin Adıdır İradeyi İpoteğe Vermek Allah'a Sevimsiz Gelen Helal Şehzade Ahmet Efendi İle Kısa Bir Görüşme Çocuklarımızın İyiliği İçin Onlarla Kötü Olmayalım Kurban Olsun Diye... Eğitim Hayatımdan İbretlik Bir Anı Dilin Gücü ve Afetleri Terk Edilmişliğin Acı Sonu Helena'nın Havva Oluşu Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /3 Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /2 Tedbirden Sonra Tevekkül Bilinmeyen Üniversite - Salih Dane Hoca Efendi ve İstinye/ Mahmutçavuş Camii Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /1 Dilber Ana ve Elmas Kadın Özdeyişler Yazmak Sorumluluk İster
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA