Bir zamanlar mutluluğumu anda yaşar, hayallerime ilmek ilmek bağlardım. Çocukça mutluluğumu, gölgemin her gün biraz daha uzadığını fark etmediğim zamanlardan anlıyorum.
Gölgem uzuyor, zaman ilerliyordu. İstedim ki zaman bir süre yerinde dursun. Gün dönümü misali, olduğu gibi bir süre yerinde saysın. Ama aldı başını gidiyordu, sanki günler birbirini kovalamaya başlamıştı; tıpkı ekinoks zamanında olduğu gibi en hızlı ritmine ulaşıyordu.
Gölgemin uzadığı o eski zamanların heyecanı yok artık. Olgun yüreğimin anlamlı atışları, her ana değer katıyor. Gençliğimde har vurup harman savurduğum zaman, şimdi çok daha kıymetli ve anlamlı. Ara sıra göz ucum kısalan gölgeye kayıyor.
Gün batımı alacası, renkleriyle gönlümü eğlendirmek için son bir şölen hazırlıyor. Dinamik devinimler, şimdi mistik zamana bırakıverdi kendini.
Gençliğimdeki o bitip tükenmeyen günler, önümde upuzun dururdu. İçini neyle doldurduğumla pek ilgilenmez, o sabahtan akşama aydınlığını seren günleri sadece nasıl geçireceğimi düşünürdüm. Bir gün, arkadaşlarla oyun oynamaya fazlasıyla yeterdi; hayatı keşfetmenin en eğlenceli zamanıydı.
Akşam saatlerinde oynadığımız saklambaçla geçen zaman, sanki kendi başına ayrı bir günmüş gibi hissettirirdi. Hayatın dönümleri gibi o zamanlar bir gün birkaç koca bölümden oluşurdu ve zaman her şeye yeterdi.
Şimdilerde ise merak ediyorum, acaba zaman gerçekten hızlandı mı yoksa biz onu dolduracak kadar durmayı mı unuttuk? Anlık görseller, bir iki cümlelik yazılar başımızı mı döndürdü? Görüp izlediğimiz hayatlar, kendi zamanımızı usulca elimizden mi aldı?
Belki de zamanı çoğaltmanın yolu; onu gerçekten hak eden insanlara, bizi besleyen uğraşlara ve ruhumuzu olgunlaştıran anlara daha çok yer açmaktır. O zaman saatler uzamaz belki ama yaşam derinleşir.
***
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İşte O An
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 29 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Hilmi Yavuz
Post-Truth [Hakikat-Sonrası] Travmalara Karşı Hakikat’i Söyleyebilme Cesareti: Parrhesia
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ebru Bozcuk
Yılkı Atları
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar