DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Yusuf Sarıkaya
Yusuf Sarıkaya
Giriş Tarihi : 19-03-2026 08:33

Elveda Ya Şehr-i Ramazan

Müminlerce beklenendin. Geldin ve her tarafı kendi boyana boyadın. Sultandın, ocaklarımızı şereflendirdin. Koşup giden durmak bilmeyen hayata, “Bir dakika!” dedin. Fabrika ayarlarımıza dönmemizi sağladın. Yeniden diriliş muştusu muştuladın. Misafirdin, “Misafir yolda gerek” dedin ve sevinç yumağı bayramı bırakıp gittin. Mazlum coğrafyanın üzerine kâbus gibi çöken Siyonist zalimlerin bıraktığı kan ve barut kokusu arasında buruk sevincimiz ile birlikte yola koyuldun. Elveda Ya Şehr-i Ramazan! Elveda!..

Savm (oruç) ile yemeden, içmeden, şehvetten, kötülük etmekten, haramdan, boş lakırdıdan kendimizi tuttuk. “Tut oruç beni” dedik. Kalkan oldun bize. Teravih ile rahat ve huzura kavuştuk. Coşkuyla salatı ümmiyeler söyledik. Çoluk çocuk, yaşlı genç Kutlu Peygambere saygımızla hep birlikte Buhurîzade Mustafa Itrî Efendi’nin bestesini salıverdik semalara. Şanlı Nebî konuk oldu dillerimize, gönüllerimize. Tekbirler, tehliller, salavatlar ile camilerimizi, sokaklarımızı, evlerimizi doldurduk.

Sahur ile bereketlendik. Sükûtun sesini dinledik. Dilsiz, harfsiz ve kelimesiz konuşmadır sessizlik. Sessizliği bozan mânilerimiz ama anlamlı manilerimiz pencerelerimizden sofralarımıza sızdı. Harikü’l âde (Alışılmışın aksine) bir sahnedir bu. Eli öpülesi anneler, nineler, sevgili eşler çoktan sofrayı kurmuş, “Beni de sahura kaldırın n'olur!” diyen oğulların/kızların, torunların başında, “Haydi sahura!” diye seslenmeye başlamışlar bile.

İftarla fıtratımıza (yaratılışımıza) döndük. “Allah'ım senin rızan (hoşnutluğun) için oruç tuttum ve sana iman ettim, sana sığındım, verdiğin rızık (nimet) ile orucumu açtım. Önceden ve sonradan yaptığım günahlarımı bağışla. (Sağlık ve afiyette olursam) yarınki oruca da niyet ettim.“ diyerek eller semaya, gönüller Yaradan’a yöneldi. Bir yudum su, bir adet hurma ve artık Allah neyi kısmet ettiyse başladık kifaf-ı nefs etmeye (nefsimizin ihtiyaçlarını gidermeye) Fitre ile de yaratılışımızın ve sağ oluşumuzun şükrünü eda ettik.

Davetler ettik, davetlere gittik. Paylaşmayı öğrendik seninle. Pişen çorbamızı, çöreğimizi, böreğimizi paylaştık. Mazlum ve mağdur coğrafyaları da hatırımızdan çıkarmadık. Hayır kurumları (STK) aracılığıyla gönül coğrafyamızı asla unutmadık. Sokaklar, okullar, yurtlar, karakollar, askeri birlikler, memurlar, emekçiler, “Allahü Ekber” sedasıyla birlikte aynı duada buluştular. 

Mukabeleler camilerimizi, evlerimizi süsledi. Kutsal kitabımızın muştusu semalara yükseldi. Koltuklarının altına sıkıştırdıkları, bağırlarına bastıkları mübarek kitabımız Kur’an’ı alan camilere, mukabele okunan evlere koştu. Hafızlarımız güzel sesleriyle âdeta coşturdu hepimizi. Onuncu yılını bulan Kur’an’ı Güzel Okuma Yarışmaları, iftar sohbetleri, sahur sohbetleri evlerimize konuk oldu. İslam Medeniyeti’nin incelikleri Grana’dan bizlere ulaştı. Yardımlaşma, paylaşma, ziyaretleşme yeniden önceliklerimiz arasına girdi.

Zamanı, kendi mecrasına sokmak isteyen oruç; bizi fabrika ayarlarına döndürmek için her güzelliği sundu. Tabii fabrika ayarlarına dönemeyen acınacaklara da rastlamadık değil. Ama bu bir nasip işidir. Bu nedenle “Nasibin varsa gelir yekten, Yemen’den, nasibin yoksa ne gelir elden.” denilmiştir. El-Hadi olan Allah’ım hepimize hidayet ver ve hidayet üzere kalmayı nasip et.

Zekât ile malımızı temizledik senin gelmenle Ey Şehr-i Ramazan! Namaz ve oruç gibi zekâtın zenginler için farz olduğunu söyledi sarıklı hocalarımız, ilim ve irfan sahibi büyüklerimiz. Arındık bizler zekâtla. Arınamamışsak "Vah bizim halimize! Vah ki vah!" İyileşme ümidi olmayan hastalarımız (el- mariz la yürca buruh)  tutamadıkları günler sayısınca fidye verdiler garip gurebaya. İncitmeden, hissettirmeden.

Kadir Gecesi ile bir başka oldu camilerimiz. Yediden yetmiş yediye herkes koştu bin aydan daha hayırlı bu geceye. Her ne kadar günü belli olmasa da diz kırıp el açtı kulluğunu itiraf eden müminler. İnanmayanlara göre “kul” olmak yadırganabilir. Ama Allah’a kul olan hiçbir şeye kul olmaz. Allah’a kul olmayanların sayısız tanrıları olur ama farkına bile varamazlar. Kur’an indi bu gece. Hidayet kaynağımız, baş tacımız Kur’an bize gönderilmeye başlandı bu gece. Sanki Kur’an’ın nüzulünün (indirilişinin) yıl dönümünü kutlama gecesi oldu Kadir Gecemiz. “Kadir Gecemiz Kader Gecemiz” demiştim bir yazımda. 

Başı rahmet, ortası mağfiret (bağışlanma), sonu cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif’in son haftalarında İtikâf ile halvet (tenhaya çekildik, yalnız kalmayı denedik) olduk. Kendimizi hapsettik. Bir cami köşesinde veya hanım kardeşlerimiz evlerinin tenhasında “içe kritik bakış” attı. Bir saat bile olsa, bir gün bile olsa, iki vakit arası da olsa sembolik itikâflarla yalnızlığı denedik. Zaten yalnız kalmayacak mıyız? Herkes ameli ile baş başa kalmayacak mı?

Arefe (tanışma ve anlama, bilişme) günü ile artık uğurlanma gününü bize tattırdın. Kabir ziyaretleri ile ölümü, hesap verme gününü hatırımızda dirilttik. Geçenlerimize rahmet duaları ile selam verdik. Bizim de aynı yolun yolcusu olacağımız yeniden tazelendi belleklerimizde. İman üzere olmak/kalmak üzere yakardığımız dualarımızla son demlerine tanık olduk Ey Şehr-i Gufran!

Ramazan Bayramı (Iydu’l Fıtr) sabahıyla beraber yeni giysilerle camilere yönelir müminler. Vaazlar, birlik beraberlik temasıyla dinlenir. Namazlar kılınır, hutbeler okunur. Sonra bayramlaşmalarla dargınlıklar son bulur. Evlerde hazırlanmış çörekler, börekler ve tatlılarla birlikte sofralar kurulur. Sonra el öpmeler, harçlıklar derken bayram ziyaretleri ve mahalle çocuklarının şeker ve harçlık toplaması ile bayramlaşma sürer gider. Ama Âlem-i İslam’ın başsızlığı, haçlı sürülerinin saldırıları altında inim inim inleyen mazlumların çığlıkları bayramımızı buruklaştırır. 

Bu sefer de bizi birleştirdin ama Ümmet-i Muhammed’in birliğini göremeden aramızdan ayrıldın. Yeniden gelişinde ümmet birliğini de getirmeni özleyerek şimdilik “Elveda Ey Şehr-i Ramazan!” diyoruz.

***

Editör: Nüzhet Ünlüer

NELER SÖYLENDİ?
@
Yusuf Sarıkaya

Yusuf Sarıkaya

DİĞER YAZILARI Çeyizname Kadim Değerimiz Komşuluk  Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir) Yine Dil Konusu Hurdacılar / Eskiciler Yanlışa Yanlış Demeliyiz Ak Köprü (Â Köprü) Din ve Sanat Dilber Ana ve Şehit Babası (Çanakkale Şehidi) Ailem Benim TRT Çocuk Dizileri Değerlerimiz ve Ramazan İklimi Mahyaların ve Mânilerin Dili Bursa Irgandı Köprüsü Yuvamız Tehdit Altında Tarihe Tanıklık Eden Şehir Bursa Bizim Kuşak /10 Bizim Kuşak-9 Bizim Kuşak /8 Bizim Kuşak /7 Bizim Kuşak /6 Karavanda Tehlikeli Hayat Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar Şehirlerimiz Elli Yılın Ardından Bizim Kuşak /5 Bizim Kuşak /4 Bizim Kuşak /3 Bizim Kuşak /2 Bizim Kuşak /1 Malumat İlim midir Musa’nın Asası Sumud Firkat Üzer Vuslat Sevindirir Çocuklar Ağlarsa Esmaü’l Hüsnâ Mevlid-i Nebi  Vatan Devlet ve Hükümet Gargat Sizi Kurtaramaz Alışkanlıklarımızın Esiri Olmayalım İnsan ve Nisyan Kaskatı Gazze Ashab-ı Uhdud Zifiri Karanlıktan Fecrin Aydınlığına Çıktığımız Gece: 15 Temmuz 2016 Cuma Silahları Yakmaya Götüren Süreç A.Ş.K. Vakfı Buluşması Kur’an Mealleri ve Bir Kaşık Suda Fırtına Koparmak Zıplama Sanat mıdır Katil İsrail’in İran’a Saldırısı ve Nefsi Müdafaa İsrail Güçten Anlar Kurban Olabilmek Haccın Şuuruna Ermek-3 Haccın Şuuruna Ermek /2 Haccın Şuuruna Ermek /1 Gazze'de Anneler Günü En Sağlam Kalemiz: Ailemiz TRT Dizileri Üzerine Mahmut ve Meryem Algı Metaforu ve Etkisi Tartışma Sanatı Her Geceyi Kadir Bil Kendini Yeniden Tanımanın Yolu: İtikâf Ramazanı Anlamak Ve Anlamlı Kılmak /3 Ramazan’ı Anlamak ve Anlamlı Kılmak /2 Ramazanı Anlamak ve Anlamlı Kılmak-1 Misyonerlik ve Amaçları /2 Misyonerlik ve Amaçları /1 Sıçandan (Fareden) Doğan Kendir Keser Saman Pazarında Mücevherat Satmak Gazze Kaybetti mi Kazandı mı? Ah Bizim İhmalkârlığımız Ah Çığlıklarımız ve Çiğliklerimiz Medeniyetimizin Beşiği Camilerimiz Üç Aylar Üzerine Kısa Bir Yorum Yeşil Türbe’de Yankılanan Ses Vakıf Medeniyeti Zor Zamanlarda Ensar Olabilmek Engelli misiniz? Engel(siz) misiniz? Dünyayı Çocuklar Yönetsin Yûsufî Bakış Ceketin Cebi Kapalı Olmak Güz Mevsimi Sezai Karakoç veya Çağdaş Sufi Evlatlarıma Nasihatlerim /4 Evlatlarıma Nasihatlerim /3 Evlatlarıma Nasihatlerim-2 Evlatlarıma Nasihatlarım /1 Şehirleşen Köyler İmam Hatip Liseleri Siyonist İsrail’in Kelime Oyunları Oyuna Gelmeyelim Değerlerimize Saldırı Hz. Muhammet (sav) ve Şahsiyet İnşası Narin'ce Düşünceler Ah Filistin ah! Şairimden Mektubum Var Ayrıntılara Takılıp Öz'e Ulaşamamak Ömrümüz Hep Böyle mi Geçecek Yarım Asırlık Dostluk Vicdan mı Cüzdan mı? Sokak Hayvanları Veya Hayvanları İstismar Takiyye ve Merdivenaltı Üretim Üç Günlük Seyahatin Ardından Vefa Bir Semt Adı Mıdır? Yok Edici Tehlike Siyonist Zulmün Çığlıkları Fetih ve İşgal Sabah Namazında Üç Saftık! Bireyselleşme Adı Altında Tükenişe Giden Yol Güç Zehirlenmesi ve Siyonizm Afrika Menekşesi Din ve Dil Konusu Bayramların Hayatımızdaki Yeri Kadir Gecesi / Kader Gecesi Len Nerka: Asla Diz Çökmeyeceğiz Gazze: İnsanlığın İmtihanı Ramazan'ı Anlama ve Anlamlı Kılma Bursa Hanlar Bölgesi Filistin'de Soykırım ve Batı'nın Değerleri! İffetli Olmak ve İftiraya Uğramak Sivri Tepe ve Pamuk Miraç Mucizesinin Hediyesi Namaza Dair Hikmetler Bursa'da Zaman Bursa'da Küçük Bir Gezinti Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan Hayra Alamet Değil /2 Hayra Alamet Değil /1 İsrail Mitler ve Terör Gazze Direnişi Yüzümüz mü Var?! Seyahat Ya Resulallah! ABD ve Dünya Jandarmalığı veya Katil Devlet Sezai Karakoç ve Çağdaş Sufi Yahudilerin Kahrolası Azgınlıkları Gazzeli Annenin Feryadı Siyonist Hahamlardan Fetva Alma Hırsızlığı Demir Kubben Başına Çöksün Siyonist İsrail Kalbi Mühürlü Olanlar Niçin İsrail Devleti de Yahudi Devleti Değil? Çocuk ve Ölüm Gözyaşı Aşkla Yapılacak Görevler A.Ş.K Vakfı Bursa'da Çocuk Olmak Ey Resul! Bu Çağın Adı Ne Olsun? Güzel Ahlak ve Nefs Atışması 1988 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü İnsanın Dört Mevsimi Gençlik ve Bazı Sorunları Muallim Naci Nefs ve Akıl Atışması Merhamet Elçisine Arzımdır  Ali Ulvi Kurucu Emin Acar İle Kısa Bir Görüşme Nefs ve Vicdan Atışması Hayat ve Memat Anadolu'da Geleneksel Düğünlerimiz Hicret Bir Dirilişin Adıdır İradeyi İpoteğe Vermek Allah'a Sevimsiz Gelen Helal Şehzade Ahmet Efendi İle Kısa Bir Görüşme Çocuklarımızın İyiliği İçin Onlarla Kötü Olmayalım Kurban Olsun Diye... Eğitim Hayatımdan İbretlik Bir Anı Dilin Gücü ve Afetleri Terk Edilmişliğin Acı Sonu Helena'nın Havva Oluşu Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /3 Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /2 Tedbirden Sonra Tevekkül Bilinmeyen Üniversite - Salih Dane Hoca Efendi ve İstinye/ Mahmutçavuş Camii Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /1 Dilber Ana ve Elmas Kadın Özdeyişler Yazmak Sorumluluk İster
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA