DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Giriş Tarihi : 23-04-2026 17:32

Gönle Hüzün Düştü

Dile dua beste olmuş, yüreğim hüzünle dolmuş, umudum suya düşmüş, tutmaya derman yok. Gök kubbe sarsılmış, doğa dersen isyanda. Keder yüklü bulutlar, gözyaşını salmaya ar etmiş. Rüzgârlarsa fırtınalarla kol kola. Şimşekler çakıyor, doğa haykırıyor. Uyanan, hani nerede? Geleceğin yuvasına ateş düşmüş, bedelini ödeyen yok.

Öğle saatlerinde televizyonun hoparlöründen kulak kristallerine bomba gibi düşen ses, beyinleri infilak ettirdi. Ruhlar teessürle doldu. Geleceğe sıkılan kurşun, anne babaların eseri miydi? Zihinleri esir alan o düşünce hangi akla hizmet ediyordu, anlamak kabil değil. Akıl tutulması yaşayan o körpe beynin son vedası, kanları dondurdu. "Her şeyim vardı ama boşluktaydım" diyen yavru, ruhunun açlığının farkında bile değildi.

Oyun oynarmışçasına, gayri ihtiyari oyuncak tabancayla su sıkarmış gibi yüzlerce arkadaşının arasına dalmak bu kadar kolay mı? Sanal âlemde, oyun salonundaki gibi umarsızca kurşun savurmak hangi zihniyetin ürünü olabilir, anlamak kabil değil. Ekranlardan odanın içine yayılan dehşet anları, tepeden tırnağa bedenleri hapsetmiş; gözler fal taşı gibi ağızlar bir karış açık, evlerde titreme krizleri dinmek bilmiyor. 

Gökyüzünü kaplayan kara bulutlar mateme bürünmüş, yeryüzü kederinden yarılmış, gün erkenden gece elbisesini giymiş. Bu hüzün başka, bu acı kor alevlere teslim; yürekler magma gibi yoğun ve taşkın. Âti, karanlığa bürünmüş sanki kıyamet kopuyor. Yaralı yürekler biçare, babalar şaşkın, anaların dili lal. Sanal dünyanın zehri sarmış evreni habersiz. Bağımlı, küçük büyük her zihin. Yavaş yavaş uyuşuyoruz!

Evlatlar kayıyor ellerden. Ebeveynler suçlu bulma derdinde. Kimse üzerine almak istemiyor ama suçlu kim? İnternete hapsedilen yavrular mı, sessiz sakin odada duruyor, diye keyif yapan aileler mi? Hayatın bir parçası olan ahlaktan, aileden, sevgiden uzak; aldatma, yalan, şiddet içeren yayınlar mı? Temel çökmüş, binayı güçlendirme derdine düşenler mi? Sorumlu kim?

Vebal almak kolay değil elbet. Ama vicdan terazisi şaşmaz. Adalet vicdanda. Yanlış seçimler karanlığa boğdu geleceği. Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz. Öyleyse cetveli doğru tutmak gerekmez mi? Kaçmak yerine kabullenip ders çıkarmak olmalı düstur. Hataların farkına varmak, bize verilmiş hediyeler olmalı. Yollar taşlı tozlu olabilir, dikenli, çamurlu olabilir; önemli olan menzilin güzelliği.

Gönle hüzün düştü. Kangren olmuş yaralar kapanmaz. Suçun yok sahibi, bu yara merhem bulmaz. Öz eleştiri yapmak, kendine getiren yollar aramak olmalı hedefimiz. "Ben nerede hata yaptım?" diyebilmeli insan. Buharlaşıyor zaman, erisin buz tutan yürekler. Sebepte gizlidir sonuçlar, çözümler olsun aleni. Bağırlara taş yerine yavrular basılmalı sevgiyle, sahip çıkmalı özveriyle. Dinlemeli, anlamalı, sevmeli ve saygı duymalı geleceğin tohumlarına vesselam. 

***

Editör: Nüzhet Ünlüer

NELER SÖYLENDİ?
@
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA