İnsan her zaman haklıdır, derdim. Her ne yapıyor olursam olayım, bir yerlere dayandırdığımı görüyorum. Bunu yapan sadece ben miyim? Zaten bildiğimizi kendimizden biliriz. Yalan söylemeye meyilli isek tüm insanların da yalancı olabileceğini düşünebiliriz.
Yanılıyor muyum?
Bir dostum vardı. Bir dönem vakti müsait olduğundan birlikte araştırmalar yapabildik. O mu beni geliştirdi yoksa ben mi onu? Tabii ki bunun bir önemi yok. Sonraları akrabaları ile ortak bir şirket kurdu. Birlikte öğrendiklerimizi test etme imkânı elde etti. Ama artık eskisi gibi zaman ayıramadığı için serzenişte bulunurdu. Ona, “Olanda hayır vardır.” derdim. Şu sıralar bu söze çok ihtiyacım var.
Evet, yeni işimle birlikte pek çok şey ikinci plana itilmiş görünüyor. Bir şeyleri yanlış yapmadığımdan emin olmalıyım. Ama nasıl?
Yapmak amaç olamaz. Yemek yemek, su içmek, konuşmak, yazmak… Belki yaşamak bile amaç olamaz. Ölmek de tabii ki. İstisnası var mıdır?
Şu anda düşünemiyorum. Dostların katkılarıyla tamam olabilir ancak. Umarım, beklerim.
Yazmak amaç olamaz. Yazıyorum, yazarak öğreniyorum. Ama öğrendiklerim, hayatın içinde gerçekleyebildiğimce anlamlı. Gerçek iç huzurunu verecek olan da budur. Bir dostumun geri bildirimi ne yazık ki bu konuda ilerleyemediğimi göstermekte. Hayat kolay olmalı, diyormuşum ama hayatım hiç de kolay değilmiş. Haklılığımı ispat edebilmek üzere argümanlarımı sürebilirim. Çözüm olsa yapardım bunu. Veya her ne ise problem olarak gördüğüm, çözümünü sadece ve sadece ben bulabilirim, bulmalıyım. Çünkü dostum bana ayna oluyor ancak hayatı kolayca yaşama konusunda yoldaşlık yapamıyor.
Sokakta felsefe yapmak da amaç olamaz. Evet, kendimize rağmen toplum karşısına çıkmak bizi geliştirir. Ancak nasıl algıladığımız yolumuzu belirler. Geleceğimizi, ruhumuzu, benliğimizi…
Herhangi bir derneğe, topluluğa katılmak da amaç olamaz. Aynı düşüncelere sahip insanların bir araya geldiği ortamlarda bulunmak bizi mutlu edebilir, iç huzuru verebilir. Ancak aldanmışlığımız, kendimize yalan söylememiz sözkonusu olabilir. Herhangi bir kriteri tüm etkilenenleri içerecek genişlikte ele alabilmek, almaya gayret etmek hakkaniyetimizin ölçüsü.
Yeni işim amaç olabilir mi? Kesinlikle hayır. Öyleyse amacım nedir? Durum değerlendirmesi yapmalıyım. Dış göze ihtiyacım var. Belki de bir dosta.
Dost… Herkesi dost bilmeden gerçek dostlara ulaşabileceğimizi düşünmüyorum. Bir düşünce ufku, gaye-i hayal oluşturabilmek üzere her konu, isteyen herkes ilebirlikte ele alınabilir. Kimsenin neyi, nasıl yaptığı veya yapması gerektiğine odaklanmadan.
Sanırım burada çok ciddi problem yaşıyorum. Ve bunun bana bakan yönü mutlaka vardır. Deniyorum ancak şu ana kadar henüz başarılı bir sonuç elde edemedim.
Yeni bir dost ile görüştük bir dostun tavsiyesiyle. Onu kendim gibi düşünmüştüm. Ve öyle de buldum. Ama… Anlattı, anlattı, anlattı, tüm söylemlerini bir yerlere dayandırarak anlattı. Yanlış algılamış olabileceğine dair hiçbir şüphesi yoktu. Söylediklerinin benim dünyamdaki karşılıkları ile hiç mi hiç ilgilenmedi. Sözleri bitince “Vaktim doldu.“ dedi ve telefonu kapattı.
Bir dostum sosyal medyada grup kurmuş. Deliler demiş adına. Beni de dahil etmiş. “Yaşam felsefemizi konuşalım.” dedim öncelikle. “Mesela sorumluluk almak bir kriter olabilir.“ diye de ekledim. “Sorumluluk almadığımı mı düşünüyorsunuz?“ dedi. Oysa bu sorusu hem konunun kişiselleştiğini gösterir hem de sorumluluk almadığının delilidir.
Geldiğim noktada anlıyorum ki yeni işimle birlikte ortaya çıkan problemlerim düşünce sistemimle, ruhumun inşaasıyla ilgili bir aşama olabilir.
Algım gerçeğim olacak…
***
Sedat İlhan
Yeni İşim-2
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 28 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ebru Bozcuk
Yılkı Atları
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bütün Mesele
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Dilek Tuna Memişoğlu
80'ler Bizim Rengimizdi Bizim Zamanlarımızdı
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Şükrü Doruk
Şiire Dair
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar