Âlemlere rahmet olarak gönderilen peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.) ve takip ettiği tevhit çizgisi daima toplumu birleştirici olmuştur. Çıkar peşinde koşanlar, kurulu çarkları, menfaat ve saltanatları bozulanlar ise parçalanmadan medet ummuşlardır. Hatta bir olan Allah'a davet eden tevhid inancınınkutlu önderlerini ve izinden gidenleri bozgunculukla itham etmişlerdir.
Bu gün Müslümanlar öncelikle kendi aralarında bir ve beraber olmayı en iyi bir şekilde başarmak zorundadırlar. Kâinatta her şey birlik içinde hareket ederken bizlerin etnik, mezhebi ve coğrafi farklılıkları "BİRLİK" potasında eritme sorumluluğu vardır. Bugün Filistin’de, bir avuç Gazze’de işlenen cinayetlere yıllardır tanık oluyoruz. Son iki yılda ise artık canavarlaşmış Siyonistlerin küçücük bir alana nasıl acımasızca saldırdıklarına şahit oluyoruz. Dünya halklarının vicdanlı çıkışı Mevlid-i Nebi’nin 1500. Yılında özellikle biz Müslümanları bir aya toplamalıdır. Hiçbir şuurlu hareketi küçük görmeyelim. Örneğin İsrail mallarını boykot bir tavırdır. Hz. İbrahim ve karınca örneğini hepimiz biliriz. Bu nedenle birlik olmak zorundayız. Bu bağlamda Rabbimiz bizi uyararak buyuruyor ki: “Topluca Allah’ın ipine yani Kur’an’a sımsıkı sarılın, ayrılığa düşmeyin”( Al-i İmran Suresi 3/103)
Esasında evrende her şey bir olan Allah’ın emriyle adeta “bir, bir, bir ” diyerek haykırmaktadır. Her şey bir olanın (Allah’ın)emrine itaat etmişken ayrılık tohumu ekmenin anlamı ne?
Nitekim tüm peygamberler bir olanı, vahdaniyeti anlatmadılar mı? Tüm peygamberlerin toplumlarına telkin ettiği ve anahtar kelime olarak kullandıkları şifreli kavramlar birliğe davet içermiyor mu? İlk insan ve ilk kutlu elçi ile başlayan anahtar kelimeler aşağıda verildiği gibi olmadı mı?
Allah’tan başka ilah yoktur. Âdem O’nun seçkin elçisidir. (İlah kavramı için Mevdu’di’nin “Kur’an’a Göre Dört Terim” kitabına bakınız.)
Allah’tan başka ilah yoktur. İbrahim O’nun sevdiği elçisidir.
Allah’tan başka ilah yoktur. Musa Allah ile konuşan elçisidir.
Allah’tan başka ilah yoktur. İsa O’nun ruhundan üflediği elçisidir.
Allah’tan başka ilah yoktur. Muhammed O’nun kulu ve elçisidir.
Tevhidin iki kanadı var: Birisi bir olan Allah’ı ve evrende her şey arasındaki birliği haykırmak; diğer kanadı ise bizi kula kul olmaktan kurtaran ve Allah’ın nurlu yoluna, fıtrata uygun hayata davet eden kutlu elçilere uymaktır. Bu kadim davetin son elçisi Hz. Muhammed as’dır.
Aslında evrende her şey birliği vurgulamaktadır. Kâfirin dahi vücudu Allah, Allah demektedir. Kalbi Allah diye atmakta, gözü Allah demekte, eli Allah demektedir. Kısacası bütün vücuduAllah’ın koyduğu kanuna göre hareket etmekte. Doğumu Allah’ın emriyle olmakta; ölümü Allah’ın emriyle olmaktadır. Evrende sadece İnsan ve insanın da cüz’i iradesi (sınırlı seçme özgürlüğü)ya bu fıtrata uyarak ebedi mutluluğu bulmaktadır. Ya da yaratılış amacına aykırı hareket ederek esfel-i safiline yani aşağılık mahlûkların en aşağısına inmektedir.
İnsan olmanın şuuruna eren, alışkanlıklarını yenen, yaratılış ayarlarına dönen insanlık vicdanı işte bu nedenle mazlumların yanında olmak için ayaklanmış ve yer gök “Filistin’e Özgürlük” naralarıyla çınlamaktadır. Bu bir uyanıştır. Bu bir diriliştir. Nihayetinde fıtrat galip gelecek ve fıtratını tanımayan ve onu körelten kör düşünceler kör kuyulara girecektir.
Dünya halkları “Allah’tan başka ilah yoktur. Muhammed O’nun kulu ve elçisidir.” diye yeri göğü inleterek sanki güneşin batıdan doğum sancılarını haber veriyor. Bu kutlu doğumda da klavyeye böyle dokun dedi gönlüm.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
