“Hani Evi (Kâbe’yi) insanlar için bir toplanma ve güvenlik yeri kıldık. "İbrahim'in makamını namaz yeri edinin", İbrahim ve İsmail'e de, "Evi'mi tavaf edenler, kendini ibadete verenler (itikâfa girenler) ve rükû ve secde edenler için temizleyin" diye talimat verdik.”
“İtikâf”, içinde beş vakit namaz kılınan cami veya mescitte ibadet niyetiyle oruçlu olarak bulunmaktır. Bu niyetle itikâfa giren kişiye “mu’tekif” denir. İtikâf ibadet olduğundan itikâfa girenin sorumluluk alacak yaşta (mükellef) olması gereklidir.
Peygamberimizin ramazanın son on gününde daha fazla ibadet ettiği bilinmektedir. Ayşe validemizin belirttiğine göre Resûl-i Ekrem ramazanın son on gününe girildiğinde bütün geceyi ibadetle değerlendirir; ailesini uyandırır ve kadınlardan ayrı kalırdı.
Hz. Peygamber'in bu tatbikatından hareketle âlimler, oruçlunun özellikle ramazanın son on gününde itikâfa girmesini müstehap kabul etmişlerdir. Hatta Hanefîler, Hz. Peygamber'in bunu devamlı yapmış olmasından hareketle itikâfı kifâî nitelikte müekked sünnet saymıştır. Bu nedenle şayet bir mahallede bir kişi dahiitikafa girse sünnet yerine gelmiş olur. Ama hiç kimse itikâfa girmez ise o mahalle hep birden bir sünneti terk etmiş olur.
Hiç zamanımız yoksa dahi iki vakit arasında en yakın camide itikâf niyeti ile tefekkür, ibadet ve kendini sorgulama amaçlı kalarak mubah olan bir itikâf yapabiliriz.
Kadının itikâf yeri, evinde ayırdığı mescit mahallidir. İtikâfın sahih olması için cünüp, hayız ve nifas olmamak gerekir.”
“Allah Teâlâ, itikâfı tavaf ve namaz ile birlikte zikrederek ibadetlerin en şereflisi ve kendisine en sevimli ibadet olduğunu vurgulamaktadır. Bu ibadete Hz. Peygamber ömrünün sonuna kadar devam etmiştir. ”
İTİKÂF İLE KAZANABİLECEKLERİMİZ
- İtikâfa girmek nefsi yasaklardan korur. Kendini yakından tanımayı sağlar.
- Ramazanın son on gününde olduğu tahmin edilen, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ne rastlama imkânı ve umudunu arttırır.
- İtikâf, insanı dünyevî meşgalelerden uzaklaştırarak daha fazla ibadete vesile olmasının yanında, genel anlamda hayatın anlamı üzerinde tefekkür etme imkânı sağlar. İnsanların zaman zaman böyle derin tefekküre ihtiyacı vardır. İtikâf bu tefekkürü gerçekleştirmek için bir fırsat olur.
- İtikâf, vaktini namaz, Kur’an tilâveti, dua, zikir ve tefekkür gibi ibadet ve itaatle veya dinî bilgi ve kültürünü artıracak sohbet ve okumalarla değerlendirilir.
- İtikâf, nefsi hesaba çekme eylemidir. Günlük hayatın akışı içinde bunalan nefse soluklanma ve kendini dinleme fırsatı verir.
- İtikâf aynı zamanda nefsin isteklerini boykot etmektir. Boş sözlerden, boş hareketlerden nefsi uzak tutma eylemidir.
- İtikâf, içe kritik bakış yapmaktır. Daha çok iç dünyamıza yönelmek ve defolu yanlarımızın farkına varıp onarma fırsatı verir.
- İtikâf, dağılan ruh dünyamıza çeki düzen verir. Savrulan gidişatımızı düzene koyar.
- İtikâf, oruçla zirveye yükselen manevi iklimimizi nefis muhasebesi yaparak taçlandırır.
- İtikâf, ahirette kimseden fayda gelmemesi nedeniyle çekilecek yalnızlığın dünyada denemesini yaparak kusurları onarmamayı sağlar.
- İtikâf, içinde namaz, oruç, zikir, fikir, bazı helal olanları dahi terk gibi yüce anlamlara kapı aralar.
- İtikâf, sorumluluklarımızı hatırlatır. Yapma fırsatımız olduğu halde yapmadıklarımızı ve Müslümanca duruşumuzun ne olması gerektiğini hatırlatır.
