- Hac, davet döneminde çekilen sıkıntıları, işkenceleri, boykotları, komploları, açlık dönemini, tecrit dönemini hissetmektir.
- Hac, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali'yi hatıralarımızda canlandırmaktır.
- Hac, Hz Hatice'nin fedakârlığını, Hz. Fatıma'nın eziyet edilen babasına çığlıkla koştuğunu görebilmektir. Ammar’ı, Yaser’i, Şehit Sümeyye'yi, kölelikten Müezzinlerin efendiliğine yükselmiş Habeşli Bilal'i görebilmektir.
- Hac, Kâbe’nin içini dolduran putlardan temizlenmesi gibi bizim de gönül dünyamızı karartan putlardan temizlemektir.
- Hac, kovulduğu ve kovalandığı Mekke'ye zaferle dönen Hz. Peygamber a.s.'ın Mekkeli işkence başlarının korku içinde kendilerine ne yapılacağı korkusu içinde beklerken hepsine "Entümül tuleka" "Hepiniz hürsünüz" diyerek affettiği gibi merhamet kanatlarımızı indirip bağışlamayı ve kinden sıyrılmayı bilmek demektir.
- Hac, Mültezem'de Kabe'nin eteğine yapışarak, kapısını elimiz ile tutarak yalvarmayı bilmektir. Göz yaşı dökmek. Dökülmüyorsa döker gibi yapmaktır.
- Hac, İslam'ın alamet-i farikası olan Safa'ya geçip, Kabe'yi biraz daha uzaktan selamlayarak ayrılma yürüyüşüne başlamaktır. Sevdiği Kabe'ye ara sıra bakarak ayrılığa alışmaktır.
- Hac, Merve'ye çıkarken oğlu İsmail a.s.ı göz ucuyla takip etmesini canlandırmak için hızla yürüyerek yeniden Kabe'ye özlemle bakmaktır.
- Hac, Merve'de bu arayışı sona erdirip geri-geri çekilerek saygıyla oradan ayrılmak ve gerektiğinde aynı heyecanla aynı duyguları yeniden yaşamaktır.
- Hac, son olarak Kabe'ye veda edip ayrılık acısı ve sancısı çekmektir. Ama dünyanın neresinde olursa olsun yine Beytullah'a yönelerek bu hasreti gidermektir.
- Hac, yollara düşerek hicreti yaşamaktır. Önce iç dünyamızda yolculuğa sonra da yeni bir medeniyete yürümektir.
- Hac, yola çıkan yolcunun yatağına korkusuzca yatan Hz. Ali gibi olabilme iradesini göstermektir.
- Hac, gemiyi son terk eden komutan misali tüm tehlikelere karşı göğüs gerebilmektir.
- Hac, insanlığın bir daha örneğini son göreceği Ensar-Muhacir kardeşliğini örnek almaktır.
- Hac, temeli takva üzerine kurulmuş ilk mescide, Kuba Mescidi’ne yolculuktur.
- Hac, Ravza'ya, Rasulullah'ın mescidine ziyarettir. Ashab-ı Suffe'yi, Halife-i Müslim'ini selamlamaktır.
- Hac, Cenetü'l Bakı'de medfun yıldız grubunu ziyaret ederek onlara selam vermektir.
- Hac, Uhud Şehitliğini, Seyyidüş Şüheda Allah'ın Aslanı Hz. Hamza'yı meşhedinde selamlamaktır.
- Hac, "Ravdatun min riyadıl cenneh (Cennet bahçesinden bir bahçe)" olarak nitelenen Minber ile Hane-i saadette gözümüzün nuru namaz kılmaktır.
- Hac, kısacası yeniden diriliş ümidimizdir.
Not: Gördüğüm lüzum üzerine şahit olduğum şu hususları açıklamak isterim:
- Bazı hacılarımızın maalesef bazı hurafelere ve bid’atlere düştüğüne şahit oluyoruz. Bunlar sınava girecek öğrenci kalemlerinin sınavı kazanması için; hastaların iyileşmesi için iç çamaşırlarını Kâbe örtüsüne sürülerek şifa beklenmesi gibi hurafelere aracı olduklarına şahit oluyoruz. Bu asla doğru olmayan bir davranıştır. Oradan taş toprak getirmek, Kâbe örtüsü parçası getirip onu Kadir gecelerinde ziyarete açmak hurafedir. Kâbe’de melek gördüğünü iddia edip bu yalanını sosyal medyada paylaşmak yalancılıktır. Hacer’ül Esved’i öpeceğim diye insanlara eziyet etmek haramdır. Kadınların bu kalabalığa girmesi asla uygun değildir. Mescid-i Nebi’de ravza olarak belirtilen yeşil halıların olduğu yerde namaz kılmak için eziyet etmek haramdır. Orayı saatlerce işgal edip başkalarının almak arzusunda olduğu sevaba engel olmak günahtır. Kendi çıkarı için başkalarının sevabına engel olacak şekilde sevap avcılığı yapmak haramdır. Bazı kardeşlerimizin sırt çantalarında ehl-i salib’in ikonlarını (Haç, Siyonların üçgenli yıldızı gibi) figürlerini taşımaları ya dikkatsizlik ya da şuursuzluktur. Başka hususlar da var. Şimdilik bu kadarıyla yetinelim.
