Biz büyükler olarak, çocuklarımıza karşı yaptığımız yanlış davranışlardan bir tanesi de çeşitli nedenlerle ve çeşitli şeylerle onları “tehdit” etmemizdir. Tehdit etmek, her insan için ters etki yaratan bir durumdur.
Hangi yaşta ve özellikte olursa olsun tehdit edilen birey içgüdüsel olarak karşı atağa geçerek genellikle olumsuz yönde tepki verir.
Bize göre kazandırmak istediğimiz bilgi, beceri ya da bir davranışı yapmak istemediklerinde nedenini sorgulamak yerine kısa yoldan; “Tehdit ederek." yaptırmaya çalışmaktayız.
Bu aşamada çocuğa kazandırmak istediğimiz bilgi ve becerinin ya da bir davranışın getirebileceği faydadan çok, tehdit etmekle ona çok daha fazla zarar verdiğimizi nedense fark edemiyoruz. Belki de fark etmek istemiyoruz.
Belki zamansızlıktan, belki dikkatsizlikten, belki de gafletten çocuktaki isteksizliğin nedenini bulup çözmek yerine umursamıyor, merak bile etmiyoruz.
Çocuk, çeşitli nedenlerle istenilen şeyleri yapmak istemeyebilir. Mesela; o an ki ruh hali hazır olmayabilir. İstenilen davranışı sevmiyor olabilir. Çalışmalardan yorulmuş olabilir. İstenilen beceri ya da davranışı başaramayacağını düşünüyor olabilir.
Herhangi bir başarısızlık durumunda küçük düşeceğini, utanacağını ya da azar işiteceğini düşünüyor olabilir.
Kim bilir belki de yapmak istemediği davranışın nedenlerinden biri de bizzat kendimiz olabiliriz. Çocuğa karşı sergilediğimiz yaklaşım biçimi emredici, azarlayıcı, tehditkâr, baskıcı, vb. şekillerde olabilir. Bunun ortaya çıkmaması için nedenini de sorma gereği duymuyoruz olabilir. Belki de kendi kusurumuzu kapatabilmek için “Çocuğu tehdit etmeyi.” daha kolay görüyor olabiliriz.
Aslında çocuğa kazandırılmak istenilen bilgi, beceri ya da davranışın çocuğun istidat ve kabiliyeti ile uyumlu olup olmadığı da en önemli nedenlerden biridir.
Bu aşamada çocuğun ilgi, istek, istidat ve kabiliyeti iyi tetkik edilmeli; çocuktan istenilen davranış ya da çalışma biçimi bunlarla uyumlu değil ise çocukta mükemmellik istenmemelidir. Yapabildiği kadarı ile değerlendirilmeli, gerekirse küçük yardımlarla desteklenmeli, başarılı olabildiği kadarı taltif ve teşvik edilmelidir.
Sonuç olarak her ne sebeple olursa olsun yanlış ve hatalı olan davranış biçimi, çocuğu tehdit ederek iş yaptırmaya veya istenilen davranışı sergilemeye çalışmasını istemektir. Bu ise çocukta “Kaş yapayım derken göz çıkarmak.” gibi çok tehlikeli sonuçlara neden olabilir.
Biz büyükler olarak çocuğa karşı olan davranışlarımıza yerine göre anne sevgisi, yerine göre baba şefkati, yerine göre öğretmen bilimselliği katarak çocuğumuzun istenilen eğitimi almasına ve istenilen davranışı kazanmasına zemin ve imkân sunmak zorundayız.
Unutulmamalıdır ki, insanın yaşı ne olursa olsun, “Etki, tepki yaratır.”
Yaklaşımlarımız mutlaka, “Sevgi, saygı ve hoşgörü” üçlüsü çerçevesinde olmalıdır.
Çocuğa karşı olan davranışlarımız; emredici, sorgulayıcı, yargılayıcı, vb. değil; destekleyici, yol gösterici ve çocuğumuzun seviyesine uygun “rehberlik” ilkesi kapsamında olmalıdır.
Yaklaşımımız her ne şekilde olursa olsun mutlaka sevgi temelli olmalı, çocuğa sevildiği hissettirilmelidir.
Çocuklarımızın tüm olumsuzluklarının tedavisinde sevginin en etkili ilaç olduğu unutulmamalıdır.
Serhan Poyraz
Kadınlar / Charles Bukowski
Nevin Bahtişen
Yazdıkça İyileşir İyileştikçe Yazar
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı /9 -Gölge Güçlerin Yükselişi
Yusuf Sarıkaya
Ahde Vefa
Dilek Tuna Memişoğlu
Bayram Hoş Bir Sadâ
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /2
Mehmet Şahan
Paylaşmak /2
Gevher Aktaş Demirkaya
Han Duvarlarında Anadolu
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Deniz İmre
Bukowski Haklıydı: Özgürlük Dediğin Şey Bazen Yalnızlıktır
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Gönle Hüzün Düştü
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar