Yarınlarımız, geleceğimiz, gözbebeğimiz, canparemiz olan çocuklarımız için “yalan” konusu şimdiye kadar ele aldığımız konuların hemen hepsinden çok daha vahim, çok daha önemlidir.
İster farkında olmadan olsun, ister önemsenmeden olsun, isterse şakacıktan olsun çocuk için yalanın yılandan hiçbir farkı yoktur. Her ne sebeple olursa olsun “yalan” körpecik beyinler için zehir demektir.
Maalesef çeşitli nedenlerle söylenen “yalan” toplumumuzda çok rastlanan bir konudur.
Yalanı, insan ve toplum hayatının en büyük olumsuzluklarından birisi sayabiliriz.
“Doğru duvar yıkılmaz.”
“Doğru, dağdan aşar; eğri düz yolda şaşar.”
“Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.”
“Yalancının evi yanmış kimse inanmamış.”
“Ardıcın közü olmaz, yalancının sözü olmaz.”
Yukarıdaki atasözlerinde de görüldüğü gibi “doğruluk” ve “yalan” çok veciz şekilde anlatılmıştır. Yalan, insan için hem tehlikeli hem de en kötü özelliklerin başında gelir. Yalan, insan için güven kaybıdır.
Peygamber (s.a.v) Efendimiz zamanında bir Yahudi, İslamiyet’i çok beğenir. Müslüman olmak ister. Ancak İslamiyet’in yasakladığı haramlardan dolayı içinde bir tereddüt oluşur. Doğruca Peygamber (s.a.v) Efendimizin huzuruna çıkar.
“Ya Muhammet, ben Müslüman olmak istiyorum ancak sizin dininizce ne kadar haram var ise ben hepsini yapıyorum. Yine de Müslüman olabilir miyim?” diye sorar.
Hz. Muhammet (s.a.v) Efendimiz:
“Elbette olabilirsin. Ancak asla yalan söylemeyeceksin” der.
Yahudi bunu duyunca çok sevinir, yalan söylemeyeceğine dair söz verir ve hemen Kelime-i Şahadet getirerek Müslüman olur. Eski kötü alışkanlıklarından herhangi birini yapacağı zaman Peygamber (s.a.v.) Efendimize verdiği söz aklına gelir ve her defasında o kötülükten vazgeçer. Bu sayede tam anlamıyla bir Mü’min olur.
Yukarıda anlatılan kıssadan da anlaşılacağı üzere yalan bütün kötülüklerin anasıdır.
Her ne sebeple olursa olsun hiç bir şekilde ve hiçbir zaman yalan söylememeliyiz.
“Eğitim evde başlar” ilkesinden hareketle yalan söylememeyi de doğruluğu da çocuğumuzun hamuruna maya olarak katıp onu kendiniz iyice yoğurmak zorundasınız.
“Bir kereden bir şey olmaz” derseniz o bir kerelerin arkası hiç kesilmez.
Şakacıktan da olsa çocuk ile aramızda yalana asla yer verilmemelidir. Çünkü bizim şaka diye önemsemediğimiz yalanlar, bizim ağzımızdan çıktığı için, çocuk açısından önem arz eder. Çocuk büyüklerinden gördüğüne kendince anlamlar yükleyerek aynısını yapmaya çalışır. Çünkü “Kurt, ulusundan gördüğü gibi ulur” derler.
Siz belki fark edemeyebilirsiniz ama sizden öğrendikleri ya da sizden duydukları çocukta alışkanlık haline gelebilir. Kazanılan davranışların tekrar düzeltilmesi yenilerini kazanmaktan çok daha zordur. Hatta düzeltilmesi imkânsız hale gelebilir.
Yılanı yavru iken öldürmezseniz zamanla büyüyerek ejderha olur. O vakitte çok geç kalınmış olur ve ejderhayı öldüremezsiniz.
İşte tüm bu olumsuzlukları bir an bile akıldan çıkarmadan yalandan ve yalancıdan kesin olarak uzak durmamız gerekmektedir.
Çocuklarımızın toplum hayatında huzurlu ve güvenli bir yaşam sürmesi yalandan uzak durması ile doğru orantılıdır. Çocuklarımızın çevresi ile beraber mutlu yaşayabilmesi de yalansız bir kişilik sahibi olmasına bağlıdır.
Çocuğun; sevilen, sayılan, değer verilen ve güvenilen bir kişilik sahibi olması da buna bağlıdır. Bu da çocuk için mutlu bir hayat demektir.
Serhan Poyraz
Kadınlar / Charles Bukowski
Nevin Bahtişen
Yazdıkça İyileşir İyileştikçe Yazar
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı /9 -Gölge Güçlerin Yükselişi
Yusuf Sarıkaya
Ahde Vefa
Dilek Tuna Memişoğlu
Bayram Hoş Bir Sadâ
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /2
Mehmet Şahan
Paylaşmak /2
Gevher Aktaş Demirkaya
Han Duvarlarında Anadolu
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Deniz İmre
Bukowski Haklıydı: Özgürlük Dediğin Şey Bazen Yalnızlıktır
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Gönle Hüzün Düştü
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar