“1- YALAN, 2- AŞIRI HIRS, 3- KISKANÇLIK”
2- AŞIRI HIRS
a) Aşırı para hırsı harama götürür.
Hırs, istek ve arzu demektir.
Aşırı hırs, insan nefsinin körüklediği doyumsuz denecek kadar daha fazlasına sahip olma isteği ve arzusudur. Bir bakıma kanaatsizlik, şükürsüzlük de diyebiliriz.
Aşırı hırs, kendi hakkından çok daha fazlasını istemektir. Başkalarının hakkına riayet etmemektir.
Aşırı hırs, kıskançlık ve açgözlülüğün verdiği bir davranış biçimidir.
Aşırı hırs, normal insan davranışları ile mukayese edildiğinde bir hastalık olduğu görülür.
Normal şartlarda insanın hırslı olması başarısını doğru yönde geliştiren bir olgudur. Normal şekilde hırslı olmak çalışma, üretme, kazanma, sahip olma isteği ve azmi anlamına gelir. Bu kişinin yaşamının her alanında başarısının olmazsa olmazıdır.
Bizim bir atasözümüz der ki; “Çok laf yalansız, çok mal haramsız olmaz.”
Aşırı hırslı olan insanlar başkalarının hakkına girmekte hiçbir sakınca görmezler. Çünkü kendi nefislerini tatmin etmek için her yolu kendilerine hak ve mübah olarak görürler.
Alabildikleri, ulaşabildikleri her şeyi kendilerinin hakkı olduğunu düşünürler.
Halbuki bu kul hakkına girmektir. Kul hakkı ise Allah’u Teâlâ’nın affetmeyeceği büyük günahlardan biridir.
Oysa ki, aşırıya kaçmayan hırs, insanın yaşamını olumlu yönde tetikleyen teşvik unsurudur.
Öyle ise “azı yarar, çoğu zarar” düsturu ile hareket edilmeli, yaşama olumlu yönde katkı sağlanmalıdır.
b) Aşırı şan şöhret hırsı şahsiyetini bitirir.
Hak etmediği halde veya kısa yoldan şan şöhret sahibi olmaya çalışmak kişinin sahip olduğu değerlerinden ödün vermesi anlamına gelir.
Aşırı hırs, ulaşmak istediği hedefe giden yolda her şeyi kişiye mübah gösterir. Bu uğurda yalan, iftira, ikiyüzlülük, sahtekarlık, rüşvet, iltimas gibi ne kadar olumsuzluk varsa elinden geldiğince yapmaktan geri kalmaz. Hatta çıkarının olduğu herkesin önünde baş eğmekten geri kalmaz.
Bu ödün verme ister maddi olsun ister manevi olsun o insanın kişiliğinin değersizleşmesine yol açar. Kişiyi itibarsızlaştırır. Toplum içinde saygınlığını kaybeder. Hatta halk deyimi ile “beş paralık adam” veya “beş para etmez” diye anılmaya başlar.
Oysa ki kişi ulaşmak istediği şan ve şöhreti hak ediyorsa hırs yapmasına gerek kalmadan toplum ona o payeyi zaten verecektir.
Tek yapması gereken hırsını sabırla dizginlemesi, kontrol edebilmesidir.
c) Aşırı makam mevki hırsı kul hakkına batırır.
Aşırı makam ve mevki hırsı da kişiyi yanlışa götürür.
Oysa ki makam ve mevki demek ehliyet ve liyakat gerektiren konum demektir.
Ehliyet ve liyakat sahibi olmadan sırf aşırı hırsı yüzünden makam sahibi olmak isteyen o makama layık olanın hakkını almak istiyor demektir. Bu da en basit tarifi ile kul hakkına girmek, başkalarının hakkını gasp etmek anlamına gelir.
İşte bu yüzdendir ki kul hakkına girmek istenmiyorsa o mevki ve makama “layık olmak” gerekiyor. Yani isteğimiz her ne olursa olsun onu hak edecek özelliklere haiz olmamız gerekiyor.
İşte o zaman liyakat sahibi olarak o istek ve arzumuzda anlam bulmuş olur.
Özet olarak haramdan, kul hakkından ve kişiliğimizin değerini yitirmesinden uzak durmak istiyorsak hayatımızın her noktasında “aşırı hırstan” uzak durmak zorundayız.
Dilek Tuna Memişoğlu
Bir Eylül Deminde Ruhlarımız
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Mine Çağlıyan
Bir Adamın İtirafları
Suna Türkmen Güngör
30 Ağustos Zafer Bayramı
Ebru Bozcuk
İçimdeki Ses
Musa Aşkın
Aşkınlık ve Anlam
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /5
Serhan Poyraz
Gündoğumu / Joan Baez
Hakan Cucunel
Canvermezler Tekkesi
Şükrü Doruk
Şiire Dair
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İyilik Bulaşıcıdır
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar