EDEP:
Sözlük Anlamı:
1. Toplumda oluşan töreye uygun davranış.
2. Utanma, çekinme, sıkılma, hayâ ve hicap duygusu, incelik.
Edep Kavramı
İnsanın hataya düşüp utanılacak şeyler yapmasını önleyen, yerinde ve ölçülü davranışını sağlayan meleke, söz ve davranışlardaki ölçülülük, her hususta haddini bilip sınırı aşmama, terbiye, nezâket, zarafet.
Edep sözcüğünün etimolojisi ve en eski manaları ile ilgili farklı görüşler vardır. Edep kelimesinin “ziyafete davet” anlamındaki “edb” veya “zarif ve edepli olmak” manasındaki edeb mastarından geldiği ifade edilir. Edep kelimesinin anlamı sözlüklerde “iyi tutum, incelik ve kibarlık, terbiyeli olmak” biçiminde geçer. Adab, edebin çoğuludur.
Muhammed B. Tayyib el-Fâsî ise edebi, “Ona sahip olan kişiyi küçük düşürücü durumdan koruyan meleke” olarak tanımlar. Tehânevî bu tanımı edebin en güzel tarifi saymıştır.
Edep, bir insanın tutum ve davranışlarının naif ve nezaketli bir kişiliğe sahip olduğunu temsil eden bir meziyettir.
Edebiyat, dil ve üslûp açısından birçok örnek teşkil ettiği için bu iki meziyet birleşince ortaya zihinleri ve yürekleri mest eden muvafık bir davranış ortaya çıkar.
EDEBİYAT:
Edebiyat, bir kültüre ait mânânın dilde ifade bulmasıdır. Onda yalnızca şiir, hikâye, tiyatro, deneme, roman gibi çağdaş edebiyat formları değil, edeb sözcüğünün işaret ettiği şekliyle söz ve eylem üzerinden üretilen kültür de yer alır. Bu anlamıyla edebiyat ve medeniyet ilişkisi modern dönemle başlamaz, binlerce yıl geriye gider. Öyle ki medeniyeti kuran temel unsurun, söz ve sözde dile gelen mana olduğu bile söylenebilir. Geniş anlamda varlık, özel anlamda insan dünyası, söz ve eylem üzerinden düzene girer. Bu da mitoloji, ahlâk, felsefe, hukuk, bilim, sanat ve estetik şeklinde ortaya çıkar.
Etimolojik açıdan incelendiğinde, edebiyatın türemiş olduğu edeb sözcüğünün, medeniyetin temel formlarından ahlâk ve hukuka, edebiyat ve estetiğe karşılık geldiği görülebilir. Onda kişinin kendisi, ailesi, diğer insanlar, bitki ve hayvanlar ve nihayetinde bütün bunlara zemin teşkil edecek şekilde Tanrı ile ilişkisini yansıtacak bir terbiye ve ruh hâli bulunur. Bu anlam alanları arasında hayatı ve dünyayı sözde yeniden kurmak, yeniden üretmek, bu şekilde bir insan dünyası oluşturmak da yer alır.
Her toplumun kendine özgü bir hukuku, ahlâkı, dünya görüşü ve yaşama kültürü vardır. Edep, bu çerçevenin kendisidir. O; nasıl yaşayacağım, neye göre yaşayacağım, kendimle, ailemle, komşumla, sosyal ve fiziksel çevremle nasıl ve hangi ölçütler çerçevesinde ilişki kuracağım sorusuna cevap verir; bağlı olduğum ilkeleri, gözetmem gereken kuralları vaz eder.
Benim haklarım, komşumun hakları, insanların ve hayvanların hakları, alışverişimiz, eşya ve doğa ile ilişkilerimiz bu kurallar içinde bir değer ve anlam kazanır. Edep, kurala ve standarda sahip olmaktır. Edebin olmadığı yerde insanlar bir adalet duygusu çerçevesinde bir araya gelemezler, taş üzerine taş koyamazlar, üretimde bulunamazlar. Edep, insanın insana sıcaklığı, insanın insana dostluğu ve iyiliğidir. Edebin olmadığı toplumlar, yabanıl toplumlardır.
Ahlâk ve hukuk, medeniyetin kurucu öğeleridir. Ahlâk yoksa toplum da yoktur, yasa yoksa şehir de yoktur, şehir yoksa devlet de yoktur. Bu bir araya getirici gücünden ötürü olsa gerek, Herakleitos, şehrin yasalarının, tıpkı şehrin surlarının savunulması durumunda olduğu gibi güçlü bir şekilde savunulması gerektiğinden söz eder.
...Devam edecek.
***
Ayşe Parlar Gürkan
Gerçek Olmadan Önce
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İşte O An
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 29 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Hilmi Yavuz
Post-Truth [Hakikat-Sonrası] Travmalara Karşı Hakikat’i Söyleyebilme Cesareti: Parrhesia
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ebru Bozcuk
Yılkı Atları
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar