Toplumumuzda zaman zaman karşılaştığımız garip bir durum var.
Niyet ve eylemlerinde samimi olmayan insanlar; bir işi yapmadan önce, o işi makul, masum ve hatta mübah gösterebilmek adına mutlaka bir kılıf hazırlıyorlar.
Bir başka deyişle, işi kılıfına uyduruyorlar.
Herkesin çok iyi bildiği bir atasözümüz vardır: “Minareyi çalan kılıfını hazırlar.”
Kişi; minareyi çalmaya karar vermişse eğer, eyleme geçmeden önce yapacağı işe bir kılıf hazırlamakla bir çok şeyi amaçlar:
Birincisi yaptığı işi ustalıkla gizleyebilmek.
İkincisi yaptığı işin mecburiyeti olduğunu kabul ettirebilmek.
Üçüncüsü yaptığı işi etrafındakilere makul ve mantıklı gösterebilmek.
Dördüncüsü tüm bunların hepsini de rahatlık ve ustalıkla yapabildiğini düşünerek kendi egosunu tatmin edebilmek.
Her ne amaçla yapılırsa yapılsın, gerçek olan tek şey yapılan yanlışı gizlemeye çalışmaktır. Hazırlanan kılıfla tüm deliller gizlenip yanlış, hata veya kusurların ispat edilememesi, yapan kişinin aklanması anlamına gelmez.
Buna benzer bir başka örnek daha verelim:
Ormanda yiyecek aramak için tepelerde dolaşan bir aç kurt, derede su içen kuzuyu görür. Ancak küçücük kuzuyu yemenin hoş karşılanmayacağını düşünerek hemen bir bahane üretir.
Kurt kuzuya: “Benim suyumu neden bulandırıyorsun?” der.
Kuzu: “Ama nasıl olur kurt kardeş? Sen yukarıdasın, ben aşağıdayım. Senin suyunu bulandırmış olamam ki!” der.
Kurt kuzuya: “Yaaa! Sen, bir de beni yalancı mı çıkarıyorsun?” diyerek kuzuyu oracıkta afiyetle yer.
Bu örneğimizde de yapılacak eylem için önceden bahane yaratmak kişinin masumiyetine delil olamaz. Kurt, kuzuyu yemek için önceden kararını vermişti zaten. Kurt asla masum olamaz.
Bazen de öylelerine rastlarsınız ki önde yürüseniz suç, geride yürüseniz suç, yanında yürüseniz suç...
Bir başka örneğimiz de şöyle:
Siz yoldaki yürümeye engel şeyleri temizlemek amacıyla biraz önde yürüseniz “Benim önüme geçip yürümeme engel oluyorsunuz” der.
Siz, kendini yalnız hissetmesin düşüncesiyle yanında yürümeye çalışsanız “Benimle yarışa mı giriyorsunuz” der.
Siz, koruyup kollamak amacıyla biraz arkada kalsanız “Siz neden beni takip ediyorsunuz, arkamdan iş mi çeviriyorsunuz” der.
Kısacası siz ne yaparsanız yapın, o mutlaka bir bahane bulacaktır. Sizinle ilgili neler planlamışsa, neler yapmayı düşünüyorsa bulduğu bahanelere sığınarak istediğini yapacaktır. Gerçekte sizin masum, iyi niyetli olmanızın ya da olaylarda herhangi bir dahlinizin olmamasının hiçbir önemi ve değeri yoktur.
Verdiğimiz örneklerdeki olay kahramanları genellikle kişilik bozukluğu gibi rahatsızlığı olan kişilerdir. Ancak bunu asla kabul etmezler. Aksine kurnazlıklarını düşünerek çok akıllı ve öngörülü olduklarını, içinde bulundukları çevrenin bir tık üstünde olduklarını düşünür, bundan büyük haz duyar ve böbürlenirler. Gerçekte art niyetli olduklarını asla kabul etmezler.
Aslında, yaptıkları “devekuşu” olmaktan başka bir şey değildir.
Böyle tiplere, cehaletin farklı bir türüdür diyebiliriz.
Dolayısı ile kabuklarını kırmaları mümkün değildir.
Nevin Bahtişen
Hayat Döngüsü
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 16 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Ebru Bozcuk
Kadim Köklerimizin Tanrıçası Umay Ana
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /4
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Suna Türkmen Güngör
Çağları Aşan Gönül Yolcusu / Yunus Emre
Dilek Tuna Memişoğlu
Ah Srebrenitsa
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Serhan Poyraz
Yeşil Mürekkep / Osman Balcıgil
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hakan Cucunel
Eylül Geldi
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir Dilek Tut
Şükrü Doruk
Dil Hassasiyeti: Sözün Yükü, Sessizliğin Hikmeti
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar