Bugün kendi kendime; “Nasıl olmalıyım” diye bir soru sordum. Aynı sorunun çoğulunu da; “Nasıl olmalıyız” diye düşünmeden edemedim elbette.
Bu soru ister bireysel isterse toplumsal olarak düşünüldüğünde insanın nasıl mutlu olup çevresini ve toplumu da nasıl mutlu edebileceğine dair hal ve hareketleri hızlıca gözümün önünde akmaya başladı.
Gerek kişisel gerekse toplumsal mutluluğumuz için kişinin nasıl olması gerektiğini biraz ayrıntılı şekilde düşünmeye başladım.
Her iki durumda da öznesi insan olan davranış şekillerinin neler olabileceğini tespit etmeye çalışırken karşıma “İnsan-ı Kâmil” kavramı çıktı.
Şimdi bunu biraz daha açalım.
İnsan-ı Kâmil veya Kâmil İnsan, insani erdem ve değerler açısından tekâmülünü tamamlamış, kemâle ermiş kişi demektir.
Kâmil İnsan deyimi; ruhî, aklî ve ilmî gelişimini tamamlamış, olgunlaşmış insanlar için kullanılan bir deyimdir.
Kâmil İnsan, hayat çemberi içinde karşılaştığı her türlü engel ve zorluklarla yoğrulup pişmesini bilen kişidir.
Kâmil İnsan, karşısına çıkan ve içine düştüğü musibetlerin Hak’tan geldiğine inanır, yalnızca Hakk’ın rızasını gözeterek metanetle hareket etmesi gerektiğini bilir ve öyle davranır.
Kâmil İnsan, gerek yakın çevresinde gerekse toplum içerisinde cehalete karşı marifetle hareket edilmesi gerektiğini bilir ve öyle davranır.
Kâmil İnsan, her türlü kötülüğe karşı hayır ve hasenat ile yaklaşarak Allah’u Teâlâ’nın rızasının kazanılacağını bilir ve öyle davranır.
Kâmil İnsan, gerek şahsına gerekse çevresine karşı yapılan kabalığa letafetle karşılık verilirken gösterilen sabır nedeniyle Allah’u Teâlâ’nın onu daha çok seveceğini bilir ve öyle davranır.
Kâmil İnsan, zaten Eşref-î Mahlûk’tur. Yani yaratılmışların en şereflisi, en değerlisidir.
Eşref-î Mahlûk olan insanın “İnsan-ı Kâmil” olmaya çalışması yaratılış gayesine en uygun olan davranış biçimidir.
Peygamber (s.a.v) Efendimiz bir Hadis-i Şerifinde buyuruyor ki: “Kavmin efendisi, kavme hizmet eden kişidir.”
Bu Hadis-i Şeriften hareketle; “İnsanin efendisi, insana hizmet eden kişidir” dememizde bir sakınca olmaz sanırım...
İnsan-ı Kâmil; tüm insanî hasletlerin ve erdemlerin yanında insana hizmet etmeyi de kendisine şiar edinen kişidir diyebiliriz.
Kâmil İnsan, şahsında barındırdığı tüm erdem ve amellerinde sadece hakkı gözeten kişidir.
Kâmil İnsan, nefsi ve dünyevi arzularından tamamen arınmış, yegâne arzusu insanın mutluluğu ve Allah’u Teâlâ’nın rızasını kazanmak isteyen kişidir.
Kâmil İnsan, Allah’u Teâlâ’nın rızasını yalnızca kendisi için değil, bütün Mü’minler için isteyen kişidir.
Kendisi için istediğini din kardeşi için de istemedikçe gerçekten iman etmiş bir mü’min olunmayacağını, dolayısıyla “İnsan-ı Kâmil” olamayacağını da çok iyi bilir ve öyle yaşamaya çalışır.
En başta sorduğumuz soruya, “İnsan-ı Kâmil (Kâmil İnsan)” olmaya çalışan insanlar olmalıyız diye cevap verebiliriz.
Ayşe Parlar Gürkan
Gerçek Olmadan Önce
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İşte O An
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 29 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Hilmi Yavuz
Post-Truth [Hakikat-Sonrası] Travmalara Karşı Hakikat’i Söyleyebilme Cesareti: Parrhesia
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ebru Bozcuk
Yılkı Atları
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar