DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Mehmet Şahan
Mehmet Şahan
Giriş Tarihi : 17-09-2025 18:23

Ebu Hanife’nin Vasiyeti

[Hiçbir reddiye güneşin varlığını yok etmez, edemez.

Bu güneş, sahibi Allah tarafından tamamlanmış Din-i İslâm'ın kitabı Kur'an'dır.

Ebu Hanife'nin ya da bir başka zevata ait vasiyetin kaynağının, nakil yolunun ve şeklinin sorgulanması aklidir.
Bütün bunlar bir yana.

Aslolan, vasiyet hükümlerinin tek ve bir olan kaynak Kur'an'a uygunluk derecesidir.
Şahısların, kimliği, kişiliği, mevkisi ve konumu vasiyetin doğruluk ya da yanlışlığının ölçüsü olmamak lâzım gelir.

Mezkur vasiyete bu açıdan bakmanın daha doğru olacağı kanaatindeyim.

Ayrıca ve şahsen, bu vasiyet hükümlerinde Kur'an'ın lâfzına ve ruhuna bir aykırılık olmadığı kanaatindeyim.

Âlim ve azim olan Allah en doğrusunu bilir.]

ABDULKADİR TÜRK

1- Arap olmayan müslümanların, ana dilleri ile ibadet etmeleri meşrudur.
2- Bir insanın mü’min olduğunu ibadeti belirlemez.
3- Kimin Cennete veya cehenneme gireceğini Allah’tan başka kimse bilemez.
4- Beşeri (insani) ilişkilerde dindarlık ölçü değildir.
5- Namaz kıldırdığı için para almak helal değildir.
6- İmana dair son sözü Allah söyler.
7- Din için toprak gasp etmek (mülkiyeti başkasına ait bulunan bir malı zorla almak) meşru değildir.
8- Evlenme ve eş seçme hakkı kadının kendisine aittir.
9- Arapça kutsal dil değildir, kutsal olan anlamdır.
10- Allah’ın elçileri, Allah’ın kitabına aykırı konuşmazlar.
11- Kur’an’a ve akla aykırı rivayetler, kaynağı ne olursa olsun reddedilir.
12-İslam’da evliya diye bir sınıf yoktur, mü’minler Allah’ın evliyasıdır (dostudur).
13- Cinayetin cezası, mü’min ve kafir için aynıdır.
14- Haram para ile hasenat (hayır işleri) yapılmaz.
15- Zulüm yapan idareciye hediye verilmez, hediyesi alınmaz.
16- İyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak farzdır.
17- İslam akıl ve vahiy dinidir. Aklı olmayanın dini de yoktur.”

Şimdi ilk maddeyi birlikte inceleyelim:

“1- Arap olmayan müslümanların, ana dilleri ile ibadet etmeleri meşrudur!”
- Acaba bu iddia ne kadar doğrudur?
- Bu konuda Allah’u Teâlâ ne buyuruyor? İlgili ayetlere bir bakalım:

Kur’an’ı Kerim’de Allah’u Teâlâ, Yusuf Suresinin 2. ayetinde şöyle buyuruyor:
“Anlayabilesiniz diye biz onuArapçabir Kur’an olarak indirdik.”

Yusuf Suresi 2. ayet tefsiri:
Kur’an’ın Arapça olarak indirilmesinin temel sebebi, son peygamberin Araplar arasından seçilmiş olmasıdır. Yüce Allah her peygambere kendi kavminin diliyle hitap etmiş, vahyini onların diliyle göndermiştir ki, peygamber Allah’ın emir ve yasaklarını kavmine rahatça anlatsın (İbrâhim 14/4).

Şüphe yok ki Kur’an’ın Arap dili ile indirilmiş olması onun sadece Araplar’a indirildiğini ifade etmez. Nitekim bazı âyetler, onun bütün insanlığa hitap ettiğini, dolayısıyla evrensel bir kitap olduğunu göstermektedir (Bakara 2/185; Âl-i İmrân 3/138; Sebe’ 34/28; ayrıca bk. Ra‘d 13/37). Son peygamberin Araplar arasından seçilmesinin doğal bir sonucu olarak önce onlar ıslah ve irşad edilecek, sonra da onların aracılık ve örnekliğinde diğer kavimler İslâm iman ve ahlâkına gireceklerdi.

İbrahim Suresinin 4. ayetinde şöyle buyuruyor:
“Biz her peygamberi, kendi milletinin lisanı ile gönderdik, ta ki onlara hakikatleri iyice açıklasın.” 

İbrahim Suresi 4. ayet tefsiri:
Kur’an’ın kendisine vahiy olarak indiği peygamberin dili Arapça idi. Bir insan olarak Hz. Muhammed (a.s.m)’e Kur’an başka bir dilde inseydi, elbette onu anlayamayacaktı. Tebliğ ve açıklamakla görevli olan peygamberin anlamadığı bir kitabı başkasına tebliğ ve açıklaması mümkün olabilir miydi?

Fussilet Suresi 44. ayeti kerimede ise şöyle buyuruyor:

Şayet biz onu yabancı dilde okunan bir kitap olarak indirseydik mutlaka şöyle diyeceklerdi: “Âyetlerinin açık seçik anlaşılır olması gerekmez miydi? Bir Arap’a yabancı dilden bir kitap, öyle mi!” De ki: “O, inananlar için bir rehber ve şifadır; inanmayanlara gelince onların kulaklarında bir sağırlık vardır, Kur’an onlara kapalıdır. (Sanki) onlara çok uzaktan sesleniliyor.”

Fussilet Suresi Tefsiri:
Kur’an-ı Kerîm’in ilk muhatapları Araplar olduğu için onun Arap diliyle indirilmesi de doğaldır. Eğer başka bir dilde indirilseydi âyette belirtilen itirazı öne sürenler haklı olacaklardı. Bu âyet, Kur’an’ın Arap olmayan toplumlar tarafından anlaşılıp gereğinin yerine getirilebilmesi için o toplumların dillerine çevrilmesi gerektiğine de işaret etmektedir.

Ancak bu çeviriler, Kur’an’ın anlam ve içeriğini yansıtması bakımından elbette değerli olmakla birlikte, “Allah’ın muradını eksiksiz kuşatan ve anlatan, dolayısıyla ilâhî kelâm olarak özel değer taşıyan asıl kutsal kitap” anlamında Kur’an, orijinal Arapça metinden ibarettir; çeviriler ise bu metni okuyanın, yetenekleri ölçüsünde ondan anlayabildiği, anladıklarını kendi kelimeleriyle ifade ettiği beşerî eserlerdir.

Zümer Suresi 27. ve 28. ayetlerinde şöyle buyuruyor:
27. Ayet: “Muhakkak ki biz, düşünüp ders alsınlar diye insanlar için bu Kur’an’da her türlü örneği ortaya koyduk.”
28. Ayet: “(Bunu) insanlar Allah’a karşı gelmekten korunsunlar diye Arap diliyle indirdiğimiz çelişkisiz Kur’an’da (yaptık).”

27.ve 28. ayet Tefsiri:
Kur’an, birçok yerde olduğu gibi yukarıda geçen âyetlerde de bazı inanç ve zihniyet gruplarından örnekler vermiştir; maksadı da muhatabını bunların durumu üzerinde düşündürüp kendisi için ders çıkarmasını, aklını başına almasını, yolunu düzeltmesini sağlamaktır.

Onun ilk muhatapları Araplar olduğu ve ilâhî kelâmın, ondaki çelişkisiz bilgilerin, yüce gerçeklerin insanlığa tanıtılmasına öncülük edenler de yine Araplar olacağı için doğal olarak Kur’an’ın dilinin de Arapça olması gerekiyordu.

SONUÇ:
Yukarıdaki ayet ve tefsirlerden de gayet net anlaşılacağı üzere Allah’u Teâlâ, bu konuda hiçbir yoruma ve açıklamaya yer bırakmamıştır.

İmam-ı Azam Ebu Hanife’ye isnat edilmeye çalışılan bu vasiyetin doğru olmadığı, daha ilk maddesinden anlaşılmaktadır. O yüzden de diğer maddelerini incelemeye gerek kalmamıştır.

Belli ki; “Ana dilde ibadet” fikrini ortaya atanlar ile “Kur’an bize yeter” fikrini savunanlar aynı amaca hizmet etmektedirler.

Her iki düşüncede de Mü’min, Mü’min olmaktan çıkar. Çünkü, Mü’min olmanın ilk şartı iman etmektir. İman etmenin ilk şartı ise Allah’a ve Peygamberine inanmakla başlar. Bahse konu olan düşünceye göre Allah’u Teâlâ’nın emri sorgulanıyor, hatta aslı Arapça olan Allah’ın kelamı değiştirilmek isteniyor. Bu ise iddia sahibini şirke götürür.

Bu tür paylaşımların Sosyal Medya üzerinden yapılması da aynı amaca hizmet içindir. Zira bu ortamda paylaşımların doğruluğunu ya da asıl niyetini sorgulamadan, araştırmadan inanan o kadar çok insan var ki; bu durum, paylaşım sahiplerinin ekmeğine yağ sümek anlamına geliyor.

Oysa Mü’min, uyanık olmak zorundadır. İmanını tehlikeye ve şüpheye düşürecek her türlü halden kaçınmanın bilincinde ve idrakinde olmalıdır.
“Mü’min, akledendir...”

***

TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE  KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Mehmet Şahan

Mehmet Şahan

DİĞER YAZILARI Edep Edebiyat Medeniyet Ekseninde İnsan    Edebiyat - Medeniyet ve İnsan /2  Edebiyat - Medeniyet ve İnsan Kul Hakkı Hasene ve Hasenat Ahsen-i Amel Amel-i Salih Dil Nedir Sizce Farkında Olmak İnsan Olabilmek İnsan Olmak Din Nedir Şiir Hakkında Bana Ne Diyebilir miyiz Sana Ne Diyebilir miyiz? Edebiyat mı Edebi At mı Kurbanın Mahiyeti ve Bilinmesi Gerekenler Kurbanın Fazileti ve Önemi Niyet Okumak İnsan Fazlalık mı? Bir Şiir, Bir Eleştiri, Bir Yorum (Cevap) Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Zarafet Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Letafet İnsanda Olması Gereken Üç Şey /Doğruluk Cami ve Çocuklarımız Özümüzde Olması Gereken Üç Şey: Milli Kimlik /Milliyet Ramazan Ayı Üzerine Olmazsa Olmazımız Olan Üç Şey / Din  Dil İman Hayâ Özümüzde Olması Gereken Üç Şey / Edep Sadakat Vefa Güven Sahip Olmamız Gereken Üç Şey: Vicdan Sahip Olmamız Geren Üç Şey: Merhamet Sahip Olmamız Gereken Üç Şey / Şefkat Arınmamız Gereken Üç Şey / 3 - Kibir Arınmamız Gereken Üç Şey / 2 Gurur - Kibir Arınmamız Gereken Üç Şey / Benlik - Ego - Nefs Ciddiyet Zikir Zan... Önyargı Kıskançlık Zamanı Boş Bırakma Kalbi Boş Bırakma Aklı Boş Bırakma Çerçi Nasıl Olmalıyım Nasıl Olmalıyız? Kılıf Hazırlamak ve Bahane Bulmak Hizmetçi miyim? Mü'minin Bayramı Nasıl Okumalıyız? / Bedenen Okumak Kalben Okumak Nasıl Okumalıyız? Anmak mı Kutlamak mı? El - Hayâ Vel - İman / Hayâ İmandandır Gıybet / Dedikodu Aziz Valentine / 14 Şubat Sevgililer Günü Tarihçesi Ön yargı Hoşgörü Sevgi Şükür Asla Bırakmamanız Gereken Üç Şey Kürt İsyanları Kur'an-ı Kerim'de İlk Emir Bilmek İstiyorum  İçimdeki Ben 'Her Söze Mühür Olmak İster' Bir Gün mü Her Gün mü? İçimdeki Şeytan Yargılama Suçlama Tehdit Etmek Kusur Bulma Şikâyet Etmek Tahrik Etmek Eğitim sürecinde yapılan yanlışlar: Yalan Söylemek Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık /2 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık Utandırmak Şu Üç Şey Kazanmanın Anahtarı /4 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarıdır /3 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarları /2 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarı /1 Adanmak ve Teslimiyet Görevden İmtina Etmek / İsteksiz Olmak, Kaçınmak
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA