Akıl, asla boş bırakmamamız gereken en değerli varlığımızdan biridir. Onun sürekli aktif ve çalışır durumda olmasına dikkat etmek zorundayız.
Çünkü, çalışmayan her nesne hareket kabiliyetini kaybeder, hantallaşır, küflenir, pas tutar. Oysa ki, atalarımız “Çalışan demir pas tutmaz”, “Çalışan demir ışıldar” demişler.
Akıl, beynimizin düzgün çalışmasını sağlayan motor konumundadır. Akıl düzgün çalışmadığı zaman beyinde düzgün çalışmaz. Beynin çalışmaması demek, yeni hücreler üretememesi ve mevcut hücrelerin giderek azalması ve yok olması demektir.
Eğer herhangi bir uzvumuzu hiç hareket ettirmeden sabitleyecek olsak, o uzvumuz zamanla körelir ve giderek tamamen işlevini kaybeder. Ondan sonra istesek de o uzvumuzu kullanamayız.
Akıl da tıpkı diğer uzuvlarımız gibi çalıştıkça gelişir, güçlenir; daha doğru, daha güçlü, daha güzel fikirler üretmeye başlar. İdrak edebilme, mukayese edebilme, değerlendirebilme, sonuca vararak karar verebilme gibi özellikleri aynı oranda gelişir. Doğrularının her geçen gün hızlı bir şekilde arttığı gibi yanlışları da aynı şekilde azalmaya devam eder. Bu durumda hem kalp hem de ruh huzur bulup mutmain olur.
Eğer akıl boş kalacak olursa yavaş yavaş tembelleşir, hantallaşır, görevini yerine getiremez hale gelir. Hatta tamamen körelmesine sebep olur.
Böyle bir durumda beynimizin çalışmasından da söz edemeyiz. Çünkü beynimiz, aklımız ile öylesine birbirine bağlılar ki, biri çalışırsa diğeri de çalışır, biri çalışmazsa diğeri de çalışmaz.
İşte tüm bu açıklamalar ışığında aklımızı asla boş bırakmamamız gerekiyor. Gördüklerimizi, duyduklarımızı, hissettiklerimizi; düşündüklerimizi, söylediklerimizi kısacası maddi ve manevi hemen her şeyi akıl hanemize almalı, orada gerekli ayrıştırmaları, değerlendirmeleri ve süzgeçten geçirme işlemini yapmalıyız.
Bir başka anlamda hemen her şeyi akıl süzgecinden geçirmeye çalışarak, aklımızı sürekli aktif halde tutmaya çalışmalıyız. Bu işlem, aklımızın gelişimine paralel olarak işlevlerinin de daha doğru ve daha mükemmel hale gelmesini sağlayacaktır. Ayrıca beyin hücrelerinin sürekli yenilenmesini ve daha dinamik olmasını, bu vesileyle düşünce ve fikir üretme kabiliyetini de önemli ölçüde arttırmış olacaktır.
Yenilenmiş hücrelere sahip olan genç bir beyin, yorgun ve hantallaşmış bir beyine göre her türlü faaliyetinde daha doğru ve daha güzel sonuçlar doğuracaktır.
Ancak, tüm bu işlemleri yaparken hemen her işte istediğimiz gibi kullanabildiğimiz “Akıl” nimetinin, Allah’u Teâlâ’nın bizlere bir lütfu olduğunu asla unutmamalı, yapacağımız değerlendirme ve alacağımız her kararı mutlaka O’nun rızasını gözeterek yapmalıyız. Çünkü Allah’u Teâlâ, yaratmış olduğu beşeri varlıkların içinde “akıl” nimetini sadece insana vermiştir. Bizler de insan olmanın onur ve gururu ile O’na olan şükrümüzü, verdiği akıl nimetini doğru yönde kullanarak göstermeliyiz. Bunu, bizim kulluk bilinci ile yapmamız gerekmektedir.
Her insan, içinde bir düşman beslemektedir. Bu düşmanın adı “nefs”tir. Nefs, her an bir kötülük yapmak için fırsat kollar. Kolladığı fırsatı ancak ve ancak aklı boş bıraktığımız zaman yakalar. Nefs, fırsatını bulduğu an insana akla hayale gelmedik kötülüklerde bulunabilir. Hem ruhta hem de bedende telafisi olmayan yaralar açabilir. Daha da kötüsü, Allah’u Teâlâ’ya karşı insanı mahcup ve çaresiz bırakabilir.
İşte tamda bu yüzdendir ki, “akıl” asla boş bırakılmamalıdır.
Serhan Poyraz
Kadınlar / Charles Bukowski
Nevin Bahtişen
Yazdıkça İyileşir İyileştikçe Yazar
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı /9 -Gölge Güçlerin Yükselişi
Yusuf Sarıkaya
Ahde Vefa
Dilek Tuna Memişoğlu
Bayram Hoş Bir Sadâ
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /2
Mehmet Şahan
Paylaşmak /2
Gevher Aktaş Demirkaya
Han Duvarlarında Anadolu
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Deniz İmre
Bukowski Haklıydı: Özgürlük Dediğin Şey Bazen Yalnızlıktır
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Gönle Hüzün Düştü
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar