Bu gün köşe yazısı olarak bir seriyi yazmaya çalışacağım.
Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarı...
A) KENDİNE İLKE YAPMAN GEREKEN ÜÇ ŞEY: “SAYGI, CİDDİYET, LİYAKAT”
B) UZAK DURMAN GEREKEN ÜÇ ŞEY: “YALAN, AŞIRI HIRS, KISKANÇLIK”
C) ASLA BIRAKMAMAN GEREKEN ÜÇ ŞEY: “SABIR, ŞÜKÜR, ZİKİR”
1- SAYGI
a)Aşına, işine, eşine saygı;
“AŞINA SAYGI”
Türk kültür ve geleneklerinde yemeklerin genel adına “aş” denmektedir. Aynı zamanda aşımızı kazandığımız kaynaklara da mecazi anlamda “aş” denildiği görülmektedir.
Hangi sektörde faaliyette olursak olalım rızkımızı kazandığımız her iş bizim için “aş”tır. Aş ise bizim kutsal saydığımız değerler arasındadır.
Bizim kültürümüzde yaptığımız işin adı ne olursa olsun genel olarak “ekmek kapısı” olarak adlandırılır. Ekmek kapısı olarak kabul edilen işe gereken saygı ve hassasiyeti göstermek kişinin saygınlığını, kazancın da bereketini arttırır. Aksi durumda “ekmeğine hor bakan” kişi olarak tanınırsınız. Bu da toplum içinde kişinin değer kaybetmesine neden olur.
Özetle aşına saygı duyan kişi rızkına ve kendine saygı duymuş olur.
“İŞİNE SAYGI”
Halk arasında kişiye doğrudan mesleği sorulmaz. Genellikle meslek anlamında “ne iş yapıyorsun” diye sorulur. Yani, yaptığı iş kişinin mesleğidir.
Kişinin mesleğine olan saygısı işin kalitesine ve verimine yansır. Kişi, mesleğini önemsediği ölçüde özen gösterir, kaliteye dikkat eder. Önemsediği ölçüde verimli olmaya çalışır. Önemsediği ölçüde mesleğinin tüm inceliklerini öğrenerek en iyisini yapmaya çalışır.
Mesleğinin ehli olarak çalışmak kişinin özgüvenini kazanmasına ve kendisine olan saygısının artmasına neden olur. Ayrıca çevresinde sevilen takdir edilen kişi olarak tanınır.
“EŞİNE SAYGI”
Bizler genellikle sevdiğimiz kişilerle hayatı paylaşmaya ve mutluluğu yakalamaya çalışırız.
Bunu başarabilenlerin yanında başaramayanların da azımsanmayacak kadar çok olduğu bilinen bir gerçektir. Mutluluğu yakalamak ya da mutlu olmak sevginin hayatımızdaki yerine göre değişir.
İnsanın, sevdiği biri ile mutlu yaşayabilmesi aradaki sevgi bağının gücüne ve korunmasına bağlıdır. Sevgi, oldukça kırılgan ve narin bir duygudur. En ufak bir rüzgarda bile savrulabilir.
Sevginin sağlam ve uzun ömürlü olması için “saygı” kalkanı veya “zırhı” ile korunması gerekir. Kişi, sevdiği kişiye saygı duydukça aradaki sevgi bağı hiç kopmayacak şekilde güçlenir. Bu da insanların mutluluklarının sorunsuz ve sonsuz olmasını sağlar.
İşte bu yüzdendir ki sevgiyi yaşatmak için saygı şarttır.
***
Devam edecek.
Nevin Bahtişen
Hayat Döngüsü
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 16 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Ebru Bozcuk
Kadim Köklerimizin Tanrıçası Umay Ana
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /4
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Suna Türkmen Güngör
Çağları Aşan Gönül Yolcusu / Yunus Emre
Dilek Tuna Memişoğlu
Ah Srebrenitsa
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Serhan Poyraz
Yeşil Mürekkep / Osman Balcıgil
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hakan Cucunel
Eylül Geldi
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir Dilek Tut
Şükrü Doruk
Dil Hassasiyeti: Sözün Yükü, Sessizliğin Hikmeti
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar