İBRAHİM'E
-İbrahim Çeltikçi'ye ithafen
Daha dün annenin acısında yürüyordun İbrahim,
Yüzünde yağmur saklayan gökyüzü gibi
Duruyordun, kalabalığın ortasında dimdik,
İçinden yıkılan evi görmesin diye kimse.
Kardeşin Emre'ye yalnız kaldık derken;
Kendine ayıracak bir cümlen bile kalmamış gibi
Acını içine mühürlemiş,
Yüreğinin yangınını yüzüne vurmamıştın.
Sonra ansızın çekildi sesin hayattan.
Bir sabahın erken saatinde,
Işıkları sönen bir mahalle gibiydi haberin.
Çöktü İstanbul'un üstüne ağır bir sessizlik,
Dilsiz acılar sarıldı, arzdan arşa.
Meğer ne çok kalbe dokunmuşsun İbrahim.
Eller üstünde giderken son yolculuğa;
Gördüm,
Çiçekler gibi açıyordu insanlar toprağında.
Türk, Kürt, Laz, Roman;
Duruyordu aynı gözyaşıyla Başucunda.
Bazı insanlar yaşarken anlatmaz kendini;
Gittiklerinde öğrenir dünya kim olduklarını.
Sen de öyle yaptın İbrahim!
Bir çınar gibi devrilirken
Arkanda sadece bir iz bırakmadın,
Bir sel bıraktın Karadeniz'e akan.
Ve sevginin sessiz çığlığında,
Keder saldın yüreklere;
Her yana, tohum gibi saçan.
***














































