İnsanlardan bazıları da vardır ki, inanmadıkları halde «Allah'a ve ahiret gününe inandık» derler. (Bakara 8)
Neden inananlardan değil de insanlardan bazıları? Cevabını arayalım, hepimiz için, hep birlikte. Doğruyu bulabilmek için tüm Kuran’a bu soruyu sormamız şart. Ancak mealler cevabı bulabilmemiz için yeterli olmayabilir. Bu nedenle konu ile ilgilenebilecek dostların yardımlarına ihtiyacım var. Yine de aklımızı, mantığımızı kullanarak ihtimalleri sıralayalım.
• Anlatılan kriterler çok geneldir. Tüm insanları ilgilendirir. Heran bu açmazlarımıza takılıp kalma riskimiz var.
• Anlatılan insanların takip edilmesi, bulunmaya çalışılması, bulunması istenmiyor. Onların yaptıklarını yapmamamız adına örnekler veriliyor. Ve tabii ki, onların şerlerine karşı da bir uyarı.
• Hakikate ulaşabilmek için tüm insanları kapsayan bir perspektife ihtiyacımız var. Bu kriterin bu ayetle ilgisini direkt kuramadım. Ancak insanlar genellemesi yapılan bazı ayetlerde açıkça temas edildiği anlaşılmakta.
• İnsan, beşer, mümin, münafık, kafir, müşrik… Kur’an’da geçen kavramların birbirine göre kapsayıcılığı veya geçişkenliği konusunda atlanılan veya arada kalan şeyler olabilir mi? Söyleyenler var. Mesela peygamber soyunun ayrı olduğunu belirtiyorlar. Çünkü bazı ayetlerde peygamberlerden beşer olarak bahsettirilmekte. Ancak doğru denilebilmek için tüm sorulara cevaplar aranmalı, bulunmalı. Soralım o zaman.
- Peygamber soyundan olanların hepsi erdemli midir? Ayetlerde zalimlerin de olabileceğine dair işaretler var.
- Ayette belirtildiği üzere cehennemin yakıtı insan ve taş ise cennete girebilmek nasıl mümkün olabilecek? Hayat veya öğrenme yolculuğumuz insanlığımızdan farklı bir varlığa evrilme süreci olabilir mi?
Ne yazık ki, bazı sorulara kısa sürede, belki de hiçbir zaman cevap bulabilmemiz mümkün olmayacak. Bu gerçek, anda çıkarabileceğimiz derslere engel olmamalı. O halde devam edelim.
Ayetteki ifade ile muhatap olanlar iddia içindedirler. Ancak iddia edenlere böyle bir ifade söylenebilir. İddia, iç dünyamızda verdiğimiz hükmümüzü, dış dünyamızda kabul ettirme çabasıdır. Hüküm de zaten herşeyi bilme iddiasıdır. Çünkü basit bir konuda bile olsa hükmümüzün herşey ile ilgisi vardır. Herhangi bir konuda hüküm verdiğimizde farklılıklara, yeniliklere, belki de hakikate kendimizi kapatıyor olabiliriz. Hele ki nefsimiz araya girmeye dursun, o kapı bir daha açılmayabilir. İddialarımızla etki alanımızda bulunanları köleleştirme yoluna girebiliriz.
Bir süre sonra kendileri adına bir düşünceleri olamaz artık. Kabul etmediklerinde veya kabul etmeyenlerle çatışma kaçınılmaz bir sonuç. Bazen hakikatin üzerinde tepinerek. Mutlu mesut, hep birlikte yaşamak hayal olabilir. Seraplardan seraplara koşuştururuz da susuzluğumuza bir yudum ferahlık bulamayabiliriz.
Bırakın böyle bir ifadeyi “Mutlak Kudret Sahibi” bir varlığın söylemesini, sıradan bir insan bile söylemiş olsa durup değerlendirmemiz beklenir. İddia kafir sıfatıdır çünkü. İnanan iddia edemez. Sürekli hakikati arar. Ve hakikat hep birlikte mutlu mesut yaşamaya engel olamaz.
İnanan, inanmayan herkesin, hakikati aradığınca böyle bir ayet karşısında göstereceği tavır, gerçekten inanmış olmak için neler yapıyor olmamızın gerektiğini sormaktır. Ama olmuyor demek ki… İnsanlık tarihimiz de bunun delili, eşimizle, çocuklarımızla, ebeveynlerimizle, kardeşlerimizle, dostlarımızla yaşadıklarımız da. Ve dahi sonraki ayet de…
Onlar (kendi akıllarınca) güya Allah'ı ve müminleri aldatırlar. Halbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar ve bunun farkında değillerdir. (Bakara 9)
Bütün kelimelerin tükendiği nokta burası. Çünkü bizden, imanımızın gereği olarak yapmamız gerektiğini düşündüklerimizi ve yaptıklarımızı sorgulamamız beklenmekte…
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /5
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı-20 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Deniz İmre
Herkes Celladıdır Kendi Ömrünün
Serhan Poyraz
Gündoğumu / Joan Baez
Hakan Cucunel
Canvermezler Tekkesi
Musa Aşkın
Kuyruğun Söylediği
Ebru Bozcuk
Bu Topraklardan Bir 'Ümit Yaşar Oğuzcan' Geçti
Şükrü Doruk
Şiire Dair
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İyilik Bulaşıcıdır
Nevin Bahtişen
Hayat Döngüsü
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Suna Türkmen Güngör
Çağları Aşan Gönül Yolcusu / Yunus Emre
Dilek Tuna Memişoğlu
Ah Srebrenitsa
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar