DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Sedat İlhan
Sedat İlhan
Giriş Tarihi : 28-09-2025 11:21

Sokakta Beşinci Gün /1

Yine isteksizlik vardı ama nedeni farklı idi sanki. Görünen o ki sokağa alışıyorum. Bu iyi midir? Cevabını verebilmek için çok erken. Zaman hükmünü verecektir.

İsteksizdim çünkü birkaç gün önce sokakta aradığım cevaplarımla ilgili bir dostumla görüşmüştüm. Kadın ve inanç, dedim; en önemli iki konu. Ve sordum: “Erkekler neden mini şort giymiyor?”

Herhangi bir konuya odaklandığımda, yaptığım her ne olursa olsun, açıklayıcı, yönlendirici işaretler kulağımı sağır edercesine “Ben buradayım!“ diye bağırmaya başlıyorlar. Görmediğimi görüyorum, bilmediğimi öğreniyorum, sormadığım sorulara cevap arama yolu açılıyor önüme.

Bir film seyrediyorum. Nerede ise her filmde olan o benzer sahne, cinsellik. Kadın, çırılçıplak ortalıkta dolanmakta, erkek ise örtünün altında uzanmakta. Erkeğin malı kıymetli mi demeli yoksa alıcısı yok mudur? Kadına biçilen misyon nesne olmak mıdır? Filmlerde olduğu gibi hayatın pek çok alanında bu yönlendirmeyi görmek mümkün. Yönlendirme dedim çünkü kadının bu görevi bile isteye yaptığını düşünmek istemiyorum.

“Erkekler neden mini şort giymiyor?” Bu soruyu sorabilirim. Ama kadınların neden açık giyindiğini sormak istemem. Çünkü düşünce dünyamızda açık giyime yüklenen anlam özgürlük. Bu tezimde bir yanlış yoksa erkekler özgürce yaşayamıyorlar, demektir. Özgürlük tanımı tabii ki tartışılabilir. Buna rağmen kim, her ne giyiniyorsa giyinsin, bir başkasını referans almıyorsa etki altında değilse kabulümdür. Aslolan da budur. Özgürlüğe yüklenen anlam sadece açıklık olamaz.

Tamam, güzel de bir açmazımız var. Kimin, hangi nedenlerle, nasıl giyindiğini bilemeyiz. Bazen olur kendisi bile bilemez. Bilse de “Ne derler?“ baskısı üstün gelebilir. O zaman konuştuğumuz ne ola ki?..

Farklı bir örnek daha vermek istiyorum. Cahit Sıtkı Tarancı’nın bir şiiri. Seslendirme atölyesinde deneme çalışması yapıyoruz. Duyunca kadınlardan bazıları çok sevindiler. Sevdikleri bir şiirmiş. Evet, şiir bir kadına hitaben yazılmış.

Şair sevgilisine, onsuz yaşayamayacağını garip de olsa farklı argümanlarla ifade etmekte. Saygı duymak şart. Ya aşağıdaki satırlara, susalım mı, kabul edelim mi? Farklı bir hikayesi var mıdır, bilemem. Ancak örnekleri çoğaltmak mümkün. Normal şartlar altında kadına, haklarına, özgürlüğüne saygılı olanlardan bile benzer ifadeleri kulaklarımla duymuşluğum vardır.

Desem ki

Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;

Ve soframda en eski şarap.

Şiirde açık ve seçik bir şekilde kadın nesne olarak ele alınmaktadır. Evet, havanın, ekmeğin, suyun hayatımızdaki önemi reddedilemez. Ama kadın ile olan ilişkimiz nesnel ilişkinin ötesindedir. İki yönlüdür. Yoksa “Kadın Bir Nesne Midir?

Sanki kadınlar da nesne olmaktan hoşnutlar gibi. Bazıları diyelim de hemen itiraz oklarının hedefi olmayalım. Söylemde kabul etmeseler de söylendiğinde hakaret edilmiş gibi karşılasalar da kadınlardan bazıları nesne gibi hareket etmekte. Özele indirmek anlamsız. Yapılırsa niyet okumak olur, gönül dünyasına izinsiz girmek. Haddimiz değil.

Kadın bir nesne midir? Sokağa bu gözle bakmak istemedim. Zaman zaman telefonumla oynamamın bir nedeni bu olsa gerek.

Neden bu konu beni ilgilendiriyor? Bazı dostlar sorarlar. Direkt olmasa da endirekt. Bir eşya gibi kullanılıp atılan, dışlanan, dövülen, öldürülen tüm kadınlar benim kardeşimdir, kızımdır, annemdir. İnsanlara neyi, nasıl yapmaları gerektiğini söylemek değil niyetim. Yaşanılanların bir parçası olmamaktır gayretim. Kadınlık kutsaldır. Ve o, toplumda yerini bulamadığında, mutlu olamadığında erkeklerin mutlu, mesut yaşaması hayal olur…

***

TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE  KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz

NELER SÖYLENDİ?
@
Sedat İlhan

Sedat İlhan

DİĞER YAZILARI Sosyal Medya Bağımlılığı Sokağın Ruhu /2 Sokağın Ruhu /1 Yazmak Bir İhtiyaç mıdır Sami Çelik Bey’e Karar Verilmişti Yalnızlık Çoğunluğun Olduğu Yer Sokakta Beşinci Gün /2 Neden Okumuyoruz Az Gittik Uz Gittik Kuran’da İnsan /10 Kuran’da İnsan - 009 Tanımlarımız Sokakta Dördüncü Gün  Kuran’da İnsan /8 Kur’an’da İnsan /7 Kur’an’da İnsan /6 Kur’an’da İnsan /5 Kuran’da İnsan /4 Kur’an’da İnsan /3 Kur’an’da İnsan /2 Kur’an’da İnsan /1 Wu Wei Felsefesi Sinoplu Diyojen İnsan Nedir /4 Sokakta Üçüncü Gün /3 Sokakta Üçüncü Gün /2 Sokakta Üçüncü Gün /1 İnsan Nedir /3 İnsan Nedir /2 İnsan Nedir /1 Hazırlık /2 Hazırlık /1 Taziye Ziyareti Her Zaman Haklıyız Anlaşıyorlar 68’li Bir Yazar İç Sesim Sıratı Müstakim Felsefesiz Edebiyat /2   Felsefesiz Edebiyat Saygının Yalnızlığı   Budist Dostum Sokakta İkinci Gün Sokakta İlk Gün Zamanı Okumak Yolun Sonu Göründü /5 Yolun Sonu Göründü /4 Yolun Sonu Göründü /3 Miras Haktır Bir Garip Yolun Sonu Göründü /2 Sokakta Olmak / Sedat İlhan Yolun Sonu Göründü /1 Negatif Düşünce / Sedat İlhan Sokrates’teki Ben Ben Deliyim İklim ve Enerji Âlim Çiftçi Kötü Bir Kimse Yok Konfüçyus 6 Duyan Gerek Yıl 1983 Konfüçyus /5 Biraz Hasbihal Konfüçyus /4 Konfüçyus /3 Konfüçyus /2 Konfüçyus /1 Sokrates Tiyatrosu Kadın Olmak Hayır Diyebilmek Bağ Kurma - İletişim Bir Yaşanmışlık Bir Ben Vardır Sokrates 10 Sokrates /9 Sokrates /8 Sokrates /7 Sokrates /6 Sokrates /5 Sokrates /4 Sokrates /3 Sokrates /2 Sokrates /1 Geçmişle Yüzleşmek /7 Geçmişle Yüzleşmek /6 Geçmişle Yüzleşmek /5 Geçmişle Yüzleşmek /4 Geçmişle Yüzleşmek /3 Geçmişle Yüzleşmek /2   Geçmişle Yüzleşmek Kötülerden Olmamak İyilerden Olmak
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA