Sadece, başkalarına deli olmadığımı ispat etmenin anlamsızlığı bilebilecek kadar aklım var. Ve deli olduğumu kabul etmem bana huzur veriyor. Çünkü ortada kavga edecek, tartışacak herhangi bir argüman kalmıyor.
Kısa bir süre önce bir dostumla düşüncelerimi paylaştım. Uyardı; “Deli derler” dedi. Beni takdir ettiğini belirtti. Daha kapasiteli imişim, tecrübeli. Teşekkür ettim mi, hatırlamıyorum.
Çünkü o düşüncelerin sahibi benim. Onlar öyle iş olsun diye söylenecek şeyler de değil. Bir inanmışlık var, arayış. Anlatamadım mı yoksa anlamadı mı? Gerçekten kimin haklı olduğunda değilim. İlgilenmiyorum. Hatta haksız olmayı yeğliyorum. Dilden değil, gönülden.
Veya hakikatler mi yalnız yoksa ben mi?
Derler, derken aslında kendisinin benim için deli demiş olduğunun farkında değil. “Para kazan” diyor. Ünvanın olsun. Akıl bu, demek.
Akıllı olmak çok kolay aslında. Ben hissettiklerimi söylerim genelde. Sonuna meşhurlardan bir isim koysam, tamamdır. Her zaman yenilir mi bilmem ama meşhur bile olmayabilir. “Meşhur feylesoflardan Uyduruk Hazretleri şöyle buyurmuş”desem…
Bir dost ile konuştuk biraz. İkinci kez görüşüyormuşuz, hatırlar. Zorladı beni, sordu. Fikir alışverişi harika idi. Yakın bir zamanda bu kadar keyf almamıştım diyebilirim.
“Hakikati gerçekten arıyor musun?”der. Aklım bana oyun oynayabilirmiş. Doğru söyler. Emin olamam. Deniyorum. Bazen deli diyorlar bu nedenle.
Çünkü olması gerekeni söylemenin, söyleyene bir değer kattığı düşünülebiliyor. Dahası da var. Dinlemeyi bile yeterli görmek söz konusu.
Devam ediyoruz. Hissettiğimi söylememe itiraz eder. “Felsefe hissiyat mıdır?” der. Hissetmek bilmenin bir derecesidir. Dumanı uzaktan, alevi yakından görmek değil, ateşin içinde olmaktır. Ama bildiğim doğru olmayabilir. Anlatma heyecanımı henüz yenemediğimden dolayı soramadım, felsefe nedir?
İnsanı çok önemsediğimi söyler. Evrim ispatlamış ki, atalarımız maymunlarmış. Belki de doğrudur. Ama problem gördüklerimizin tamamı denilebilecek kadar büyük bir oranının ortak noktası “insan”dır. İnsanlarla birlikte, insanlık için çözüm aramamız şart...
İnsan… Bu kavram veya varlık tanıdık geliyor mu? Hakkında neler biliyoruz?
Bilenlerimiz anlatıveriyorlar. Kitaplar ezberlemişler, bilmemeleri mümkün değil. Ama onların sözlerinde kendimi bulamıyorum. Demektir ki, ben deliyim.
“Özgür olanın dini yoktur” diyoruz ama dindar olmak için itaat şart. Oysa itaat prensiplere olur, insana olmaz.
Kendini bilen Allah’ı bilir. Aslında insan her şeyi kendini bildiğince bilir. Acıyı, sevinci, özlemi, hasreti, gücü, sonsuzluğu… Bildiklerinde tek kıyas, referans kendisidir.
Haddini bilmek ise çok farklı. Haklı veya haksız, hiçbir kalbi kırmamaktır kast edilen. Diğerlerinin duygularına saygı gösterebilmektir. Kendisini sevene karşı çıkmamaktır mesela, tanımlamamak. Pardon, ben ne diyorum ya? Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Bu örnek de nereden çıktı şimdi? Bir insanın duyguları ile kendisinin arasına girmek mümkün mü ki? İnsana„ ”Kendini sevme!”denilebilir mi?
Veya Rabb’im beni seviyor, Efendimiz de seviyor, ben neden sevmiyeyim?
Kendimi seviyorum. Böylece insanların sevgiye olan ihtiyaçlarını görebiliyorum. Ve tüm insanları sevmeyi hedefliyorum. Aslında deliler de nefret nedir bilmezler. Affediverirler, paylaşıverirler…
Veya mutlu mesut yaşamak için aklımızı neden kullanamıyoruz?
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /5
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı-20 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Deniz İmre
Herkes Celladıdır Kendi Ömrünün
Serhan Poyraz
Gündoğumu / Joan Baez
Hakan Cucunel
Canvermezler Tekkesi
Musa Aşkın
Kuyruğun Söylediği
Ebru Bozcuk
Bu Topraklardan Bir 'Ümit Yaşar Oğuzcan' Geçti
Şükrü Doruk
Şiire Dair
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İyilik Bulaşıcıdır
Nevin Bahtişen
Hayat Döngüsü
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Suna Türkmen Güngör
Çağları Aşan Gönül Yolcusu / Yunus Emre
Dilek Tuna Memişoğlu
Ah Srebrenitsa
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar