DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Sedat İlhan
Sedat İlhan
Giriş Tarihi : 24-05-2024 18:02

Sokrates /6

“Sorgulanmamış bir hayat yaşamaya değmez.”

Sorgulama kavramına başka bir anlam mı yüklemekteyiz, bilemiyorum. Çok soğuk karşılıyoruz, nedense. İsyan gibi, olmamalıydı, kabul etmiyorum…

Bazen dostlarla karşılaşırız. Sanki meteoroloji kanalı. Gördüğümüzü söylerler. Nasıl tepki vereceğimizi şaşırırız. Malum olanı ilan etmenin bir amacı olmalı. Yağmur yağıyor, kar, soğuk, sıcak, güneş… Her birisini yeterince sorguladığımızda üzüldüğümüze sevinebiliriz, sevindiğimize üzülür. Bilmiyor değiliz aslında. Üç-beş gün yağmur yağmadığında kurak kurak düşünceler sarar zihnimizi. Güneşli bir günde adımlarken sokakları, kendimizi gölgede buluveririz, istemsiz. Aslında yaşanan her şeyde bir hayır olduğunu farkındalık düzeyimizi artırarak görebiliriz. Bilmek ile yetinmeyip sorguladığımızda bildiklerimizi karakterimiz haline getirmemiz mümkün olabilir. Bilmenin ötesi, olmak, huzur bulmak. Mutlu mesut yaşanılası baharlar, kışlar…

“Ne pahasına olursa olsun- iyi bir eş bulursanız mutlu olursunuz; eğer kötü bir taneye sahip olursanız filozof olursunuz.”

​Böyle bir sözden filozofun eşinden şikayet ettiği anlamını çıkarmak filozofluğu anlamamak olur. Kaldı ki, derin düşünen birisinin garip hallerine katlanabilmek kolay olmamalı. Eşi de en az onun kadar değerlidir, denebilir yani.

​İnsanlığımızın bir realitesi… İhtiyaç hissetmeden aramıyoruz. Zoru görmeden çözüm üretmiyoruz. Küçücük problemlerimizin çözülemez büyüklükte karşımıza dikilmesi kaçınılmaz son. Bilmek ile yetinmeden, iyi gördüklerimizi kopyalamalı, kötü dediklerimizin kaynağını kurutmalı. Gerektiğinde kendimize rağmen. Kimseyi üzmeden, kırmadan, dökmeden, özgürce… Aksi, bedeli olur. İyileri es geçmenin, kötüleri sadece bilmek ile yetinmenin. Her ne ise yaşanan, kendimiz için bir öğreti çıkarmamanın…

“Önce dünyayı yerinden oynatacak olan kişi, kendisini hareket ettirsin.”

Çünkü herkes neyin daha iyi olacağını bilmekte. Ama toplumun karşısına çıkmak bedel istemekte. Belki kınanmak… Ta ki, kötülük gelip kendimize dokunana kadar. Bir takım insanlara göre daha fazla hak sahibi olmanın aldanmışlığı ile girilen yolun sonunda bizi bekleyen sığlığın, çürümüşlüğün girdabında bulana kadar kendimizi.

​İşte böyle bir anda bile bazılarımız öne çıkmak konusunda tereddüt yaşayabilir. Bu sözüm düşünce dünyamdan işaretler taşıyabilir, beni anlatır.

Çünkü mahrumiyet sözkonusu olabilir. Belki de hayatın sonlanması, şehadet… Her ne kadar şahsi menfaatlerimin peşinde olmamaya gayret etsem de toplum için fedakarlığı sindirebildiğimi söyleyemem. Aslında kim, neyi, niçin yapar, bilinmez. Yaşanmışlıklardan herhangi bir çıkarım yapmak anlamlı gelmiyor bu nedenle. Veya, önde giden mi daha fazla risk taşır, arkada kalan mı? Her halükarda daima birileri önde olacak. Önde olanların inanmışlığı arkadakileri harekete geçirecek. Böylece bazıları kurtulacak, refaha erecek. Aksi, dışarıda düşman aramak beyhude, sonuçsuz. Biz, bize yeteriz, kendi mezarımızı kazmaya, özgürce…

​“Ölüm, insanlara verilmiş nimetlerin en büyüğü olabilir.”

Pek çok düşünür ölüm korkusundan bahseder. Onların hepsinin ölüm korkusu taşıdıklarını düşünmüyorum. Ancak insanlığımızın en temel gerçeklerinden, motivasyon kaynaklarından birisi bu, ölüm ve korkumuz…

​Bu duygumuzun ne kadar da gereksiz olduğunu ispat etmem mümkün değil. Hiçbir süpheye yer bırakmayacak netlikte argümanlar koysam ortaya, yine de nafile. Çünkü herkes kendi gerçeğini kendisi keşfedecek.

​Dostum bir tanıdığını anlatır. Dalyan gibi bir genç, der. Düzenli bir hayatı varmış. Aklı, fikri, mesleği… Ta ki, annesi vefat edene kadar. Sonrasında toparlayamamış kendisini. Alkolik olmuş.

Ölüm nedir bilmiyoruz. İnanıyoruz ki, sonrasında bir hayat var. Buna rağmen yine de korkuyoruz. Belki de cevaplarımızı hayatın içinde aramalı. Mesela, ölümsüz olmak nasıl bir şey olurdu?

NELER SÖYLENDİ?
@
Sedat İlhan

Sedat İlhan

DİĞER YAZILARI Sosyal Medya Bağımlılığı Sokağın Ruhu /2 Sokağın Ruhu /1 Yazmak Bir İhtiyaç mıdır Sami Çelik Bey’e Karar Verilmişti Yalnızlık Çoğunluğun Olduğu Yer Sokakta Beşinci Gün /2 Sokakta Beşinci Gün /1 Neden Okumuyoruz Az Gittik Uz Gittik Kuran’da İnsan /10 Kuran’da İnsan - 009 Tanımlarımız Sokakta Dördüncü Gün  Kuran’da İnsan /8 Kur’an’da İnsan /7 Kur’an’da İnsan /6 Kur’an’da İnsan /5 Kuran’da İnsan /4 Kur’an’da İnsan /3 Kur’an’da İnsan /2 Kur’an’da İnsan /1 Wu Wei Felsefesi Sinoplu Diyojen İnsan Nedir /4 Sokakta Üçüncü Gün /3 Sokakta Üçüncü Gün /2 Sokakta Üçüncü Gün /1 İnsan Nedir /3 İnsan Nedir /2 İnsan Nedir /1 Hazırlık /2 Hazırlık /1 Taziye Ziyareti Her Zaman Haklıyız Anlaşıyorlar 68’li Bir Yazar İç Sesim Sıratı Müstakim Felsefesiz Edebiyat /2   Felsefesiz Edebiyat Saygının Yalnızlığı   Budist Dostum Sokakta İkinci Gün Sokakta İlk Gün Zamanı Okumak Yolun Sonu Göründü /5 Yolun Sonu Göründü /4 Yolun Sonu Göründü /3 Miras Haktır Bir Garip Yolun Sonu Göründü /2 Sokakta Olmak / Sedat İlhan Yolun Sonu Göründü /1 Negatif Düşünce / Sedat İlhan Sokrates’teki Ben Ben Deliyim İklim ve Enerji Âlim Çiftçi Kötü Bir Kimse Yok Konfüçyus 6 Duyan Gerek Yıl 1983 Konfüçyus /5 Biraz Hasbihal Konfüçyus /4 Konfüçyus /3 Konfüçyus /2 Konfüçyus /1 Sokrates Tiyatrosu Kadın Olmak Hayır Diyebilmek Bağ Kurma - İletişim Bir Yaşanmışlık Bir Ben Vardır Sokrates 10 Sokrates /9 Sokrates /8 Sokrates /7 Sokrates /5 Sokrates /4 Sokrates /3 Sokrates /2 Sokrates /1 Geçmişle Yüzleşmek /7 Geçmişle Yüzleşmek /6 Geçmişle Yüzleşmek /5 Geçmişle Yüzleşmek /4 Geçmişle Yüzleşmek /3 Geçmişle Yüzleşmek /2   Geçmişle Yüzleşmek Kötülerden Olmamak İyilerden Olmak
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA