Gün, geceye veda eder. Gece, pusuda seni bekler. Uykuyu unutan gözler beyne hükmedemez, vazgeçer. Dün bir, bugün iki derken tükenen zamana aklın hayret eder. Koca yirmi üç gün, dört duvar arasında mekik dokur. Sonra bir el, bir nefes tutar çeker elinden. Bırakırsın kendini o elin rüzgârına. Hapsolduğun dünyana ihanet edercesine.
Gün bereketiyle gelir. Alışverişin tadı yavan, yorgunluğu keskindir lakin ruhun bir türbede uyanır. Bir el silkeler sanki. Sürünen ayaklar yorgunluğuna meydan okur. Yolcu yolunda gerektir. Bugün, evden firar günüdür. Akşam vakti geldiğinde Sultanahmet açar kapılarını. Dinlenen ruhun vazifesini tamamlayıp çıkar.
İftar vakti sofralar kurulur habersizce. Bir, "Buyurun, birlikte açalım iftarımızı. Onur verin, şenlendirin soframızı." der, önünü kesen tanımadığın bir yüz. Afallarsın. Şaşkın ama geleceğe ümitli bir tebessüm yerleşir yüzüne. Davete icabet sünnettir ya hani, nazikçe geçersin iftar sofrasına yüreğinde dualarla. Yorgunluğun ve soğuğun bedenini işgaline başkaldırıdır o durak. İlaç gibi gelir adım atmaya takatinin kalmadığı o anda. Hani, "Hızır dokundu!" desen yeridir.
Yürekte sevgi olsun yeter. Gözlerdeki ışık, bakışlardaki sıcaklık, dokunuverir gönlünün en hassas noktasına. Hafiften dokunuşlar konuşmaya başlar. Huzur filizlenir ruhunda. Burnunda sızı, nefesinde oksijen yanması bir kıpırtı hâsıl olur. Göğsünü dolduran ama biraz kabartan bir nefes olur bedenini ziyaret eden o konuk.
Bir ziyaret sevdası vesiledir buluşmaya. İki dünya arasında sıkışmışken bir dokunuş nefes aldırır. Sara. Masumiyetin samimiyeti sarar ruhunu, adı gibi. Gönüllerinin güzelliği vurmuş yüzlerine. Arapçada "Şafakta parlayan su" anlamındaki Türkçede ise "Prenses, Hanımefendi" anlamına gelen bu ismin sahibi; ellerini ellerinin arasına bıraktığında sanki tıbbi bilgilerini, avuç içi yoluyla şifa olarak akıtır ruhuna. Ablası Sulin, "Kardeşim Tıpta okuyor. Doktor olacak" derken anlarsın yüreğindeki huzuru. İsminin anlamı "Su gibi berrak, zarif, narin, sakin anlamına gelen manayı, dudak kenarındaki zarif gamzeye yansıtıverir. Işıl ışıl parlayan gözlerindeki şefkat öyle anaçtır ki kardeşi Sara'dan gururla bahseder.
Sevgi karşılık ister mi bilmem ama saygı sanırım ister. İki koca yürek birbirine mutmain. Hemen "Ablam da üniversitede Hoca, o da doktor" ifadesiyle modelini takdim eden sevgi pıtırcığı bir kardeşe sahip olmayı kim istemez ki! Çantalarında taşıdıkları mamayı kedilere ikram ederken aldıkları lezzet, merhamet duygusunun ete kemiğe bürünmüş hâlini yansıtır.
Bu gece üşüyen yüreğim ısınıyor, acıkan ruhum doyuyor, gönül kafesimde ümitler çiçek açıyor. Beni taşımaya tahammül edemeyen dizlerim suskun. Ayaklarım yüreğime tabi. Meğer bazı yaşananlar; yorgunluklara, ağrılara, açlığa değermiş.
Bazen bir ömür yaşamadığını bir günde yaşayabiliyormuş insan. Bazen de yaşadığın hüznünü sarıp sarmalayacak sebepler halk edermiş Yaradan. Kabz halindeki ruhuna mola verdirir. Bukalemuna dönen duygularıma yeşilin en güzel tonunu giydirir. Uçmaya hevesli ruhun kanatlanıverir.
Söz gümüştür, lakin sükût altın, olur. Atasözü âna cuk, diye oturur. Söz sırası bakışlardadır artık. Müezzinin sesiyle an durur, sessizlik konuşur. Bir ömre sığmayan duygular âna hapsolur.
***
Hakan Cucunel
Salı
Yusuf Sarıkaya
Ak Köprü (Â Köprü)
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -2 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Ebru Bozcuk
Mukadderat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Aile Büyük Bir Birey Birey Küçük Bir Ailedir
Musa Aşkın
Hisler mi Köreldi
Gevher Aktaş Demirkaya
Dumlupınar Denizaltı Hazin Öyküsü ve Ona Yakılan “Ah Bir Ataş Ver Cigaramı Yakayım” Ağıdının Kaynağı
Dilek Tuna Memişoğlu
Dumlupınar Çelikten Mezar
Sedat İlhan
Yapay Zekâm
Deniz İmre
Korkunun Sesi Vardı
Mehmet Şahan
Paylaşmak
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Hızır Dokundu
Serhan Poyraz
Hemingway’in Kadınları / Naomı Wood
Nevin Bahtişen
Mutlu Yarınlar İçin
Hamiyet Su Kopartan
Kâbe'de Hacılar
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ahmet Furkan Demir
Hiss-i Urfa
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar