“Seramızı büyüttük. İçini traktörle sürebileceğimiz büyük bir alanımız oldu. Biz burada soğan, patates, domates, biber, marul bir sürü sebze yetiştiriyoruz. Hem el emeğimiz, alın terimizle üretiyor, hem de organik sebze yiyoruz. Aynı zamanda satın aldığımız için okula gelir elde ediyoruz” diyor.
Ahmet öğretmen “okul sadece Türkçe, Fen, matematik olmamalı” diyor. “Bazen çocuklar derste sıkılıyor. Kaynatmaya çalışıyor. O zaman da okumak isteyen çocukların hakkına tecavüz oluyor. Bizde sıkılan öğrencimizi alıp iniyoruz bahçeye. Dikim, çapa, sulama, ilaçlama her ne seviyede ise yapıyoruz birlikte. Acayip lezzet alıyor çocuklar. Eğleniyorlar. Su borusu patlıyor, birlikte tamir ediyoruz. Derste sus pus olmuş, saklanan, pasif çocuklarımız, bahçeye indiğinde özgüveni artıyor. Tarla sürülecek olduğunda ‘hadi traktörü sen sür’ diyoruz. Traktörün üzerine çıkıp sürmeye başladığında görmelisiniz o çocuğu. Bir kasılışı, bir özgüveni var ki dudak ısırırsınız” diyor.
Ahmet öğretmen “Sınıftaki otuz beş kırk öğrenciden on, bilemedin on beşi bir okul kazanıp kendilerini kurtaracaklar. Okuyacak olan çocuk bir şekilde okuyor zaten. Kimi doktor olup yurtdışına çıkacak, kimi belki avukat, hakim olup memleketin farklı bölgelerinde hizmet edecekler. Onlar bir şekilde hayatlarını idame ettirecekler. Önemli olan; geride kalan yirmi, yirmi beş okuyamayan çocukları da kurtarmak. Ana babasına, nene dedesine faydalı, merhametli bireyler olarak yetiştirip, ekmeğini kazanacak potansiyele sahip olmalarını sağlamak. Köyüne, kentine, ailesine sahip çıkacak yetide olmalılar. Bizim amacımız bu” derken yerinde duramıyordu.
Muhabbet ilerliyor, aciliyet gereken işler ikinci plana düşüyordu. Hayretle, gıptayla dinlerken ufkum genişliyor, yüzümdeki tebessüme ümit ve huzur eşlik ediyordu.
Ahmet öğretmen devam etti. “Geçtiğimiz yıl tam 900 lt zeytinyağı elde ettik. Bunu kendimiz dahil pazarlayıp, okula gelir elde ettik. İhtiyaç sahibi olan öğrenci ailelerine dağıttık” derken yaptıkları çalışmanın haklı gururunu yaşıyordu.
Bununla sınırlı değildi çalışmaları. Devam etti. “Bundan bir önce ki proje ise ‘bisiklet binmek bilmeyen kalmasın’dı. Bir sürü bisiklet alındı. Her çocuk bisiklet binmenin heyecanını ve deneyimini yaşadı. Sadece okulla da sınırlı kalmadı. Tüm köy katıldı projeye. Bizim okulumuzun sloganı ‘eğitimin hayatla buluştuğu yer’ olsun dedik. Çünkü biz normal bir okul değiliz. Eğitimin hayatla buluştuğu yer diyoruz okulumuz için. Ve bununla gurur duyuyoruz.
Geçenlerde boru patladı. Çocuklar ‘biz yapalım öğretmenim’ dediler. Bir öncekinde öğretmiştim. Zaten ben de bu okulda öğrendim. Ben sucu değilim. Fakat usta sucular gibi tamir yapmayı ben de burada öğrendim. Her türlü alet edavatımız var. Maşon var. Boru kaynak makinamız dahi var. Sonra tamam dedim. Çocuk gözlemim eşliğinde kazmaya başladı. Su fışkırırken buldu patlayan yeri. Kazdı. Tabi adımları takip ediyorum. Benim kontrolüm altında kestiler, ucunu düzleştirip, birleştirdiler. Maşonu taktılar. Kapattılar. Suyu açtılar. Sürekli de bana gösterip soruyorlar. Takibimde. Usta yapmış gibi oldu. Baksan bilemezsin. Tabi başardıkları için gurur duyuyorlar. Bu çocuklar derste başarılı bir çocuk değil. Ama burada kendini gösteriyor. ‘Aferin oğlum, harikasın’ dedin mi dünyalar onların oluyor. Çocuklar hayata hazırlanıyor” dedi.
***
BİRİNCİ BÖLÜMÜ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN...
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir Dilek Tut
Şükrü Doruk
Dil Hassasiyeti: Sözün Yükü, Sessizliğin Hikmeti
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Gevher Aktaş Demirkaya
Gelincik Çiçeğinin Bize Anlattıkları
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -11 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /3
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Serhan Poyraz
Kadınlar / Charles Bukowski
Nevin Bahtişen
Yazdıkça İyileşir İyileştikçe Yazar
Dilek Tuna Memişoğlu
Bayram Hoş Bir Sadâ
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Mehmet Şahan
Paylaşmak /2
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar