Hani insanın içi içine sığmaz ya, hani kaybettiği oyuncağını bulan çocuğun sevinci var ya, hani bazı duyguları anlatacak kelime yetim kalır ya işte öyle bir duygu durumuyla tebessüme durmuş yüzüm.
Mutluluğu muştular zaman yüreğine. Ânın tadı damağında. Bir söz, bir gülüş, bir bakış öper yüreğini. Dudakların, suya hasret toprak gibi.
Vuslatın çehresi mütebessim. Ziyaretçisini heyecanla karşılayan yürek, vuslata kaim. Işıl ışıl, Cıvıl cıvıl pür neşe. Güzelliğine güzellik katan yıllar, neşesini katlamış ikiye. Doyumsuz kucaklaşmaların lezzeti biteviye. Hediyeleşerek Sünneti uygulamanın doyumsuz tadı eklenir muhabbete.
İkramların biri iner biri çıkar masadaki makamına. İçecekler, dudaklara sunulmuş ziyafet. Meyve tabağı heyecana durmuş sırasını beklerken. Ruhumuzdaki hissi, sevginin ete kemiğe bürünmüş hali. Sözler kovalıyor birbirini. Yılları âna sığdırmak istercesine, yarışıyor sözler birbiriyle.
Üçüncü muhabbetin sandalyesi doluyor az sonra. Tüm engellere dur diyerek oturuyor makamına. Yanakları ışıl ışıl mutluluktan. Yıllara meydan okuyan fiziğiyle, bir kahkaha fırlatıyor muhabbet sofrasına. Özgün, samimi, içten tebessümler tatlısıdır artık muhabbetin. Odalar yetersizdir sevgi üçgenine.
Anadan yadigar, el dokuması kilimlerin süslediği balkon keyfi, kana kana içilir muhabbetin tam ortasında. İncitmekten korkarcasına, usul usul okşar rüzgâr saçları. Şuh kahkahalardır balkonun süsü.
Gün döner. Akşama ramak kala, ayrılığa dem vuran sözler, vurulan son darbedir muhabbete. Ayrılığa davetkâr telefonlar, üzüm suyu sıkar muhabbetin ortasına. Dudak kıvrımları isyankâr. Hafiften burkulmalar yer alır gönül hanenin sırça sarayında.
Üç yürek zamana hayıflanır acelen ne diye. Gün gruba yeltenince, firakı kapı arası sohbetle uzatırlar meyusane. Dost meclisi dağılmaya meyl etmez uzunca bir süre. Sonra, sarmaş dolaştır yürekler birbirine. İstemsiz bineğin kapıları aralanır hüzünlü gözlerle. Veda sözleri uğramaz dudaklara. Yeniden buluşmanın kavliyle teselli bulurlar acizane.
Ayrılığa dair bir buse, acıtır yüreklerini. O en güzel sevgi şekliydi aslında. Ancak buse değil, vedalardı sızlayan yaralarının müsebbibi. Kapanan camın ardından sallanan eller, hüzünlü gözlere eşlik eder. Bir daha ki sefere verilen sözlere binaen, umutla tebessüm ederek uzaklaşırlar noktaladıkları muhabbet sofrasından. Günün sonunda, daim olan gerçek dostluk vurmuştur mührünü son deme.
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir Dilek Tut
Şükrü Doruk
Dil Hassasiyeti: Sözün Yükü, Sessizliğin Hikmeti
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Gevher Aktaş Demirkaya
Gelincik Çiçeğinin Bize Anlattıkları
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -11 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /3
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Serhan Poyraz
Kadınlar / Charles Bukowski
Nevin Bahtişen
Yazdıkça İyileşir İyileştikçe Yazar
Dilek Tuna Memişoğlu
Bayram Hoş Bir Sadâ
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Mehmet Şahan
Paylaşmak /2
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar