Burnuma yanık kokuları geliyor. Karanlık geceye düşen kızıl aydınlık, ufuktan; yanıcı, ateşten yağmurlar yağdırıyor yeryüzüne. Havada ağır bir koku var. Et yanığı, ot yanığı, pürçük yanığı, böcek yanığı, yılan çiyan yanığı kokusu.
Gökyüzü cehennemi andırıyor. Ejderhanın ağzından çıkan alevler gibi püskürüyor yeryüzüne. Sebebi her ne olursa olsun sonucu hezimet, kuraklık, susuzluk ve dahi açlık.
Azıcık ciğerlere hava gitmeyince nefes alamıyor, ölümle burun buruna geliyor insan. Yapay oksijenler koşuyor imdada. O da sınırlı süre. Ya ülkemizin ciğerlerine dolan dumanların nefessiz bıraktığı koylarına, yapay oksijeni nereden sağlarız. Dünyanın gözbebeği olan memleketimiz, "Viranşehir" bu aralar. Susuzluğun doruk noktaya çıktığı su sıcak günlerde, yağmur için tek çaremiz ormanlarımız küle dönüyor ve biz hiçbir şey yapamamanın ıstırabını içiyoruz yudum yudum.
Her ne şekilde ve ne sebeple yanıyor bilemiyoruz ancak bildiğim o ki güzel ülkem afrikalaşıyor ve biz seyrediyoruz. Bazen pisliğimizle, bıraktığımız çöplerimizle, bazen attığımız pet şişe ve naylan artıklarıyla kirletiyoruz. Bazen eğlence(!) için kırdığımız içecek şişelerinden sıçrayan cam parçasının kıvılcımı ile ateşe esir ediyor, yok ediyoruz.
Vatan uğruna yangınla mücadele eden itfaiye erleri ve gönüllü kardeşlerimizin canları, bu topraklar için şehit oldu. Binlerce hayvan telef oldu. Binlerce ağaç toz duman oldu.
Kim bilir belki umarsızca attığımız bir izmarit kundakladı o yemyeşil çimleri. Ya da mangal keyfimizden arda kalan sönmeyen külleri. Belki alem yapıp sarhoşane taşlara vurarak parçalara ayrılışını keyifle izlediğimiz o cam şişeler. Belki de tarlamızı güya temizlemek için yaktığımız ama kontrol edemediğimiz ateş. Sebep önemli mi? Önemli olan sebep olmamak değil mi?
Burnuma yanık kokuları geliyor. Yanık yaprak kokusu, yanık et kokusu, yanık kıl kokusu, yanık deri, kelle, paça kokusu. Dallar Allah'a şikayet ediyor bizi çıtırtılarıyla. Sorumsuz insan sürüsüne karşı kin ve nefret kusuyor belki de.
Ülkemde ormanlar yanıyor. Dört bir taraftan doğa imdat çığlıkları atıyor. Yağmurlar firarda. Denizler küskün, nehirler kırgın, barajlar isyanda. Kuşlar ötmeyi bıraktı. Yarasalar kararmayan geceden korkar oldu. Ceylanlar, geyikler ürkek ve korkak şimdilerde. Börtü böcek evsiz yuvasız. Yılan çiyan, aslan kaplan, ormanların sultanları öksüz ve yetim.
Ruhumda bitmeyen isyan. Dilimde sözcükler bitti. Kelimeler anlamını yitirdi. Akıl tutulması yaşanıyor cennet vatanımda. Bir yanda canla başla yeşil uğruna can verenler; diğer tarafta sorumsuz, umarsız, bencil, akıl tutulması yaşayan gafiller.
Bir kibrit, bir kıvılcım yüzyıllara meydan okuyor. Bir gafletin bedelini milyonlar, bir ihmalin sonucunu binlerce orman ahalisi canıyla ödüyor. Karbondioksit arıtma tesislerimiz ateş bombası altında. Oksijen maskelerine bağımlı nesiller geliyor. Milyarlarca canlı telef olduğu için doğanın dengesi bozuluyor. Ekolojik sistem çöküyor ve biz tüh tühlerdeyiz.
Tüm hücrelerime sinen, gönlümü hüzne boğan, acziyetin doruğunda, burnuma kötü kokular geliyor. Yanık kokusunu kabullenmiş nesiller sürüsüne dönüşüyoruz. Canım acıyor, içim yanıyor. Buna bir, "Dur, Yeter!" demeyelim mi?
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz

Ümmügülsüm Hasyıldırım
İşte O An
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 29 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Hilmi Yavuz
Post-Truth [Hakikat-Sonrası] Travmalara Karşı Hakikat’i Söyleyebilme Cesareti: Parrhesia
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ebru Bozcuk
Yılkı Atları
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar