DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Giriş Tarihi : 17-08-2025 14:16

Yeter

Burnuma yanık kokuları geliyor. Karanlık geceye düşen kızıl aydınlık, ufuktan; yanıcı, ateşten yağmurlar yağdırıyor yeryüzüne. Havada ağır bir koku var. Et yanığı, ot yanığı, pürçük yanığı, böcek yanığı, yılan çiyan yanığı kokusu.

Gökyüzü cehennemi andırıyor. Ejderhanın ağzından çıkan alevler gibi püskürüyor yeryüzüne. Sebebi her ne olursa olsun sonucu hezimet, kuraklık, susuzluk ve dahi açlık. 

Azıcık ciğerlere hava gitmeyince nefes alamıyor, ölümle burun buruna geliyor insan. Yapay oksijenler koşuyor imdada. O da sınırlı süre. Ya ülkemizin ciğerlerine dolan dumanların nefessiz bıraktığı koylarına, yapay oksijeni nereden sağlarız. Dünyanın gözbebeği olan memleketimiz, "Viranşehir" bu aralar. Susuzluğun doruk noktaya çıktığı su sıcak günlerde, yağmur için tek çaremiz ormanlarımız küle dönüyor ve biz hiçbir şey yapamamanın ıstırabını içiyoruz yudum yudum. 

Her ne şekilde ve ne sebeple yanıyor bilemiyoruz ancak bildiğim o ki güzel ülkem afrikalaşıyor ve biz seyrediyoruz. Bazen pisliğimizle, bıraktığımız çöplerimizle, bazen attığımız pet şişe ve naylan artıklarıyla kirletiyoruz. Bazen eğlence(!) için kırdığımız içecek şişelerinden sıçrayan cam parçasının kıvılcımı ile ateşe esir ediyor, yok ediyoruz.

Vatan uğruna yangınla mücadele eden itfaiye erleri ve gönüllü kardeşlerimizin canları, bu topraklar için şehit oldu. Binlerce hayvan telef oldu. Binlerce ağaç toz duman oldu.

Kim bilir belki umarsızca attığımız bir izmarit kundakladı o yemyeşil çimleri. Ya da mangal keyfimizden arda kalan sönmeyen külleri. Belki alem yapıp sarhoşane taşlara vurarak parçalara ayrılışını keyifle izlediğimiz o cam şişeler. Belki de tarlamızı güya temizlemek için yaktığımız ama kontrol edemediğimiz ateş. Sebep önemli mi? Önemli olan sebep olmamak değil mi?

Burnuma yanık kokuları geliyor. Yanık yaprak kokusu, yanık et kokusu, yanık kıl kokusu, yanık deri, kelle, paça kokusu. Dallar Allah'a şikayet ediyor bizi çıtırtılarıyla. Sorumsuz insan sürüsüne karşı kin ve nefret kusuyor belki de.

Ülkemde ormanlar yanıyor. Dört bir taraftan doğa imdat çığlıkları atıyor. Yağmurlar firarda. Denizler küskün, nehirler kırgın, barajlar isyanda. Kuşlar ötmeyi bıraktı. Yarasalar kararmayan geceden korkar oldu. Ceylanlar, geyikler ürkek ve korkak şimdilerde. Börtü böcek evsiz yuvasız. Yılan çiyan, aslan kaplan, ormanların sultanları öksüz ve yetim. 

Ruhumda bitmeyen isyan. Dilimde sözcükler bitti. Kelimeler anlamını yitirdi. Akıl tutulması yaşanıyor cennet vatanımda. Bir yanda canla başla yeşil uğruna can verenler; diğer tarafta sorumsuz, umarsız, bencil, akıl tutulması yaşayan gafiller. 

Bir kibrit, bir kıvılcım yüzyıllara meydan okuyor. Bir gafletin bedelini milyonlar, bir ihmalin sonucunu binlerce orman ahalisi canıyla ödüyor. Karbondioksit arıtma tesislerimiz ateş bombası altında. Oksijen maskelerine bağımlı nesiller geliyor. Milyarlarca canlı telef olduğu için doğanın dengesi bozuluyor. Ekolojik sistem çöküyor ve biz tüh tühlerdeyiz. 

Tüm hücrelerime sinen, gönlümü hüzne boğan, acziyetin doruğunda, burnuma kötü kokular geliyor. Yanık kokusunu kabullenmiş nesiller sürüsüne dönüşüyoruz. Canım acıyor, içim yanıyor. Buna bir, "Dur,  Yeter!" demeyelim mi?

***

TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE  KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz

NELER SÖYLENDİ?
@
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA