Sükûnet buldu yürekler. Yanan gönüllere teslimiyet aşıladı. Tevekkül kisvesini giydirdi. Sabır küpüne bandırdı usulca.
Huzur ikliminin serinliği esti hafiften. Eyyub (a.s)ın bedenindeki yaralarının bin misli, ruhumuzda ki yaralara sargı bezi olan bir meltem okşadı yüreklerimizi. Merhem tadında.
Huzur ikliminde nefis belasının beli büküldü. Duvarların süsü Kur'an, ruhumuzun gıdası oldu. Sihirli bir değnek dokundu hanelere. Manevi aleme yelken açtı. Yuvalarımız gülistana döndü.
Kulaklar, o ilahi kelamların sesiyle dingindi. Diller, o ahengin ritmiyle yoğruldu. Gözler nura gark oldu. Gönül ikliminin dumanı dağıldı, berraklaştı. Beden hanesinin fabrikası arındı. Pırıl pırıl yundu. Kalp üzerindeki siyah lekelerden kurtuldu. Diller kilit vurdu necis kelamlara.
Paylaşmanın tadı damağa misafir oldu. Camiler coştu, bayram çocukları gibi şendi. Bereket yağdı hanelere, evrene. Yıldızlar gökyüzünün cümbüşüydü. Minarelerden yükselen Davud-i ilahiler kuşların çığlığı oldu.
Huzur iklimi umudu davet etti. Hakk'ın Rabbani mutfağında taamlar, damak tadına sunumunu hazırlıyordu. Rüzgârın sesi davetkârdı.
Varlıkla yokluk bıçak sırtıydı. Bir tarafta soğuk sandviçe şükredenler diğer tarafta kuş sütü eksik sofralarda kusur arayanlar. Şöhretvari cafcaflı iftar sofraları ile lokmasını Allah rızası için paylaşan ihlaslı müminlerin yarışı. Kaybedenler, kazanlar. Huzur ikliminin bonusları. Bire bin lütuflar. Bire milyon ikramiyeler. Uyanan uyanamayan, alan alamayan, zararda ısrar eden. Bıcak sırtı günler.
Huzur ikliminde minareler gökkubbeye bülbül gibi şakıdı. Minicik bedenler huşuyla camilere renk kattı. İftarlarla sahurlar birbirine karıştı. Haneler mukabele şenliğiyle tanıştı. Varlıkla yokluk kol kola girdi. Biletler kesildi. Benim senindir denildi.
Pamuk gibi yumuşacık oldu gönüller. Kaybedenlere mukabil kazananlar kârlı çıktı.
Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Huzur ikliminde bilenler aldı bayrağı. Teslim olanlar açtı kapıyı. Tevekkül edenler girdi içeriye. İhlaslı olanlar oturdu baş köşeye.
Sevgiyle..
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İşte O An
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 29 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Hilmi Yavuz
Post-Truth [Hakikat-Sonrası] Travmalara Karşı Hakikat’i Söyleyebilme Cesareti: Parrhesia
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ebru Bozcuk
Yılkı Atları
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar