Söz süzgeci tıkalı bugün. Duygular gölleniyor hafızamda. Doğru kelimeler tıkalı süzgecimde. Esir, akmıyor. İfade özürlüyüm. Gece, nöbeti güne devrederken, hafızam 4.17 de mahkum.
Zaman ilaç olmamış gibi. Yaraları sarmada sınıfta mı kaldık ne? Gün bugün sanki. Yıkıntıların silemediği anılar canlanmış deprem bölgesinde. Sokakların gözü yaşlı, boynu bükük. Bir tarihin izleri hortlamış caddelerde. Tarihe ıslak imzalı belge sunarmış gibi.
Aradan geçen zamanın götürdükleri mi bıraktıkları mı acı? Aldıkları mı verdikleri mi yakıcı? Tekrarı mı yoksa olasılıklar mı daha sancılı?
Bitmek bilmeyen soruların depreminde gönül. Bir gerçek varsa, o da silkelenme zamanı. Yeniden başlama, küllerinden doğma vakti. Hiçbir isyan, hiçbir feryat merhem olmayacak yaralara..
Hüzün kafesine kilitlediğimiz o güzel duygularımızı azat edip, dertleri gönül ateşinde pişirmek gerek. Bunca eleme, onca hüzne rağmen; umuda merdiven dayamak gerek. Mü'min ye'se düşmez çünkü. Fani hayatın boşluğunda asılı kalmaz. Gaflet perdesine esir olmaz. Kulağına fısıldanan fitnelere boyun eğmez. Hak yemez, hakkını yedirmez. Doğruluktan, dürüstlükten vazgeçmez. Yılmaz, yıldırmaz.
Uyanmak, uyandırmak olmalı hedefimiz. Hakikat perdesini aralamak olmalı işimiz. Yaralara merhem olmak olmalı emelimiz. Karınca, kararınca; elimizi taşın altına sürmek olmalı düşüncemiz.
Artık Rahmet pınarının serinliğinde yunmak gerek. Nerede, nasıl duracağımızı bilmek gerek. Sevmek, sevdiğini hissettirmek gerek. Bir gün bizim de düşebileceğimiz bilinciyle, elimizi ihtiyacı olana uzatmak gerek.
Namaz hediyesiyle müşerref olduğumuz bu geceyi; kayıpları bulmak, yaraları sarmak, maduriyetleri giderilmesi için dua dua yalvarmak gerek. Bir ve birlik olmak, hakikatlerle hemhal olmak gerek. Karınca misali, safımızı belirlemek gerek.
Bu gün Miraç Kandili. El ele vermenin, gönül gönüle girmenin, umut olmanın, birliğin ve dirliğin saati. Uyanma, hakkıyla bu günü eda etme vakti!
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İşte O An
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 29 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Hilmi Yavuz
Post-Truth [Hakikat-Sonrası] Travmalara Karşı Hakikat’i Söyleyebilme Cesareti: Parrhesia
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ebru Bozcuk
Yılkı Atları
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar