Güneş doğar, gün tüm çıplaklığıyla kendini gösterir. Hafif bir rüzgâr kulağına fısıldar: "Mutluluk uzak değil."
Zaman tünelinde yolculuk yapar gibi titrer yüreğin. Bulutlar üstlenir gözyaşlarını. Duyguların değişir bir bir. Geçmişe bakıp geleceğe dönmek siyahla beyaz gibidir. Gün, köprüdür aslında. Umuda yolculuğun kapısı aralanır o köprüde. Bazen güzele bazen eleme bazen de hiç tahmin bile edemediğin bir mutluluğa...
Gözler ufkun karanlığına bir delik açar. Sonra o mutlulukla, o delikten sonsuzluğun mahkûmiyetine gönüllü talip olursun. O mahkûmiyet aradığın menzilindir. Sevdanın ete kemiğe büründüğü yer. Sevdanın vücut bulduğu yerdir sonsuzluk. Hakikatin tebessümle karşıladığı, şefkatin kucak açtığı yer...
Elbet yollar taşlıdır. Çamur, diken, dağ yorucudur. Ayakların kanar, dizlerinin bağı çözülür, hâlin kalmaz. Yer yer vazgeçersin. Bazen de bir ışık belirir, yeniden doğrulursun. Çaresizlik, çaren olur.
Bir kuş kanat çırpmaya başlar heyecanla. Her bir tüyünden umut akar. Bir damgadır o, varlığına delil. Bakışlarında tazelenir o umut. Seni ısıtan yorgan gibidir. Ardından çorap söküğü gibi gelir çözümler, şaşırırsın. "Her şerde bir hayır varmış" der gülümsersin.
Bazen zirveye ramak kala, tersine dönüverir rüzgâr. Başladığın noktada alırsın soluğu. Elinden, ayağından can çekilir. Yaşama sevincini kaybeder, vazgeçersin. Yorgunsundur. Her düşüşün yıkımın olur. Fakat bir söz bir kelime bir ışık ya da herhangi bir tetikleyici, seni anka kuşu gibi küllerinden doğurur. Sen son bir hamle ile kalkarsın ayağa. Bu kalkış çok farklıdır. Daha güçlü daha dinamik daha kararlı daha planlı ve daha dingin...
İniş ne kadar hızlı ise çıkışın hızı o kadar atiktir artık. Her darbe hırslandırmış her yara derini kalınlaştırmıştır. Kolay kolay darbeler seni yıkamaz. Tecrübeli ve güçlüsündür. Geleceğe bakışında umut vardır, sevgi vardır. Koşar adım yürürsün artık o yolu. Hayallerinin vuku bulması, yeni yolların başlangıcıdır. Yüreğinde uçuşan kelebekler ete kemiğe bürünür, gülümsersin.
Halının altına süpürdüğün eksileri bir bir çıkartır, artı oluşunu ibretle izlersin. Bulutlara dayadığın merdivenin menzili, mutluluk yağmurlarıdır. İniş çıkışlardaki dengeyi kurmak huzur verir. "Hamdolsun" der, tebessüm edersin. Bir elinde geçmiş, diğer elinde gelecek denge kurmaya çalışırsın. Ancak o dengeyi korumak istikrardan geçer anlayamazsın, kaybedersin.
Uyanmak gerek, geçmişten ders çıkarmak gerek; geleceğe son günün de olsa bir tohum atmak gerek ki dengede kalabilesin.
Geçmişle geleceğin kesiştiği noktada, o tohumu atma zamanı. Bir damga bir imza bir mühür gerek. Hadi o çizgi şimdi; at imzanı, vur damganı. Yeni yıla yeni umutlarla gir. Hedefin yüksek, umutların taze olsun. Yeni yılın kutlu olsun.
Editör: Nüzhet Ünlüer
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir Dilek Tut
Şükrü Doruk
Dil Hassasiyeti: Sözün Yükü, Sessizliğin Hikmeti
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Gevher Aktaş Demirkaya
Gelincik Çiçeğinin Bize Anlattıkları
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -11 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /3
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Serhan Poyraz
Kadınlar / Charles Bukowski
Nevin Bahtişen
Yazdıkça İyileşir İyileştikçe Yazar
Dilek Tuna Memişoğlu
Bayram Hoş Bir Sadâ
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Mehmet Şahan
Paylaşmak /2
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar