Bir tohum düştü toprağın bağrına. Zaman, tohumun toprakla öpüşmesini bekledi; tutup elinden kaldırmak için. Toprak, göğsüne bastırdı tohumu. Korudu, kolladı. Bir bebek gibi doğumu beklendi aylarca, hatta yıllarca. Özlem büyük. Hasret yoğun.
Bir tohum düştü toprağa. Gökyüzü alınca emri, süzüldü yağmurlar usulca. Salına salına indi yeryüzüne sessizce. Önce okşadı toprağı. Sonra bir öpücük. Ardından sinsice soktu başını göğsüne. Ulaştı günlerdir kuluçkada bekleyen tohuma. Suya hasret olan tohum, sarıldı ikram edilen rahmete. İşvesiyle nazlandı, cilve yaptı. Hafiften silkelendi. Kaçamak bir öpücük dokundurdu tenine, sarhoşane.
Tohum, nemini bulunca uyandı. Hafifçe açtı gerdanını. Bir filiz el attı toprağa tutunmak istercesine. Islanan toprak yumuşadı. Boyun eğdi tohuma. Yol açtı filize duran tohuma. Yolunu bulan tohum, başını şöyle bir kaldırdı gökyüzüne. Gözleri kamaştı güneşin ışıklarından. Ama dudaklar tebessüme durdu. Yanaklar hafif kızarımsı. Gamze gamze gülümsedi hayata. Doğum başladı. Sancıya durdu toprak. Doğum lekeleri oluştu yüzünde. Çatlak, çatlak, çil çil, tatlı mı tatlı. Yabani otlar, bu neşv-i nemaya şahitlik etti. Bu güzelliğe nazar değmesin diye lekelik yaptı. Tebessümün gamzene eşlik etsin.
Doğum süreci yorgunluk, acı çekme. Nekahet dönemi. Nazlı. Ağır ağır büyüyecek. Adım adım yükselen filizler dünyaya gözlerini açacak. Doğumsa dinginlik, umut, sevinç, mutluluk, yaşama arzusu var.
Bakımı, çapası, gübresi sancılı. Yeni doğan bebek gibi nazenin. Ebediyen kıyamda olacaksan, güçlenmelisin. Yaradılış gayen; hizmet ve zikir. Sen zikret. Halifen insanoğlu, sunsun Yaradan’a zikrini. Yaradılışının hikmeti, meyvende gizli.
Hadi, hayırlı evlat ol be tohumum. Neşv-i nema bul. Dökülsün meyvelerin sana hasret dudaklara. Doyur gönülleri. Çekirdeğine gizlenmiş fihristelere ulaş. Aş ol, vitamin ol, lezzet ol. Bir kuşkanadı gibi çırpsın yürekler. Taamlarının tadı hatırlatsın Yaradan’ı.
İftara ramak kala, önce gözleri doyursun taamlar. Gönülleri doyursun. Tıka basa doyur. Göz doyarsa doyar gönül. Doyan gönül, olsun Yaradan’a layık kul.
Bambu ağacı gibi ol be tohumum. Fırla yukarıya, tırman semaya, uzan yıldızlara. Umut ol yaradılış gayesini unutanlara. Uyar, uyandır, vur uyuklayanlara..
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İşte O An
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 29 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Hilmi Yavuz
Post-Truth [Hakikat-Sonrası] Travmalara Karşı Hakikat’i Söyleyebilme Cesareti: Parrhesia
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ebru Bozcuk
Yılkı Atları
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar