Buruk yürekler bugün. Kırgın bir mutluluk hakim. Sessizlik çökmüş yalnız kalınmışlıklara. Yokluk çökmüş saniyeler önceki varlığın üzerine. Bir ayın ödülü konmuş bu sabaha. Sabahlar sükûtta.
Neşe oturmamış göz bebekleri donuk. Baharlar hazan. Hüznün iklimi terfi edemedi. Gün doğumu sancılı. Özlemle beklediğimiz huzur iklimi, bu yıl kederli. Rüzgârlar ağıt kokusu getiriyor. Gökyüzü sinesinden kanlı yaşlar gönderiyor. Bulutlar şaşkın. Yağmur zamansız, kar kaygısız, dolular öfkeli.
Artık baharlar kışta kaldı. Kır çiçekleri küskün. Ağaçlar rüzgârlarla selamlaşmayı durdurdu. Kar küskün, yaz küskün. Bahar küskün.
Gün doğarken titriyor artık. Yağmurlar öfkeli. Bulutlar isyanda, vicdanlara taş atar gibi dolular fırlatıyor.
Bu gece sahursuz gece. Bayrama(!) ramak kala. Az sonra kılınacak Bayram namazı. Sessiz çığlıklar var Asuman da. Masum yavruların, çocukların özlemi katmerli. Ebedi yurdun sakinleri heyecanlı. Misafirlerini bekliyorlar. Hatırlanmak, Ramazan boyu aldıkları, ruhlarının gıdası hediyelerini paylaşmak istiyorlar. Cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle coşmak istiyorlar. Hakları.
Mukabele, salavat, tekbirler ve tutulmaya çalışılan dillerin meskenin de mis kokusu rayihalar yükseliyor. Kalp huzuru hüzne tabi.
Ey yüreklerimize sükûneti emanet bırakan, ey vefanın, kardeşliğin kaynaştığı, yardımlaşmanın dinginliği, aile olmanın, bir olmanın temeli, nefsimizin esareti sevgili Ramazan!
Dayanışmanın umuda davet gönderdiği, huzurun birliktelikte olduğunun idrakine varıldığı, paylaşmanın mutluluğunu damağımızda hissettiğimiz, tebessümün yaraya merhem olduğu gerçeğiyle yüzleştiğimiz, bizi biz yapan değerlerimizi hatırlamamız la sarsıldığımız on bir ayın Sultanı. Söyle seni layığıyla ağırlayabildik mi? Senin bonuslar yüklediğin gecelerine ulaşabildik mi, sen bin verirken biz bir alabildik mi, rahmet yağmurunda yıkanabildik mi, hakkını verebildik mi? Bilmiyorum. Eminim sen yine geleceksin. Ama bizi bulabilecek misin, hangi evlere konuk olacaksın onu da bilmiyorum.
Bildiğim bir şey varsa o da bugün Bayram. Göz açıp kapayan dek elimizden uçtu gidiyor. Yuvalarımızda buruk tatlar bırakarak gidiyor.
Duygularım, göğsümde sıkışıp kalmış bir nefes gibi. Bir yanın donarken, diğer yanının yanması gibi. Yer demir, gök bakır. Günler çakırdiken. Medet Ya Rabb!
Artık baharlar kışta kaldı. Kır çiçekleri küskün. Ağaçlar rüzgârlarla selamlaşmayı durdurdu. Kar küskün, yaz küskün. Bahar küskün.
Baharımız Sensin, güzümüz Sen. Sevdamız Sensin, neşemiz Sen. Hüznümüz Sensin, umudumuz Sen. Bayramımız Sensin, seyranımız Sen.
Yine bir Bayram konuk oldu hanelerimize. Ağız tadı, huzur ve mutluluk ver bizlere. En kısa zamanda yuva, huzur ve düzen ver depremzedelerimize. Bayramımız Bayram olsun.
Sevgiyle..
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir Dilek Tut
Şükrü Doruk
Dil Hassasiyeti: Sözün Yükü, Sessizliğin Hikmeti
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Gevher Aktaş Demirkaya
Gelincik Çiçeğinin Bize Anlattıkları
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -11 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /3
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Serhan Poyraz
Kadınlar / Charles Bukowski
Nevin Bahtişen
Yazdıkça İyileşir İyileştikçe Yazar
Dilek Tuna Memişoğlu
Bayram Hoş Bir Sadâ
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Mehmet Şahan
Paylaşmak /2
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar