Hesapsızdır bazen düşüncelerimiz. Düstursuz, başıboş. Beyne gelen dile dökülüverir. Serseri mayın gibi zamansız patlayıverir.
Niyet halistir belki. Lakin, menzili muhatabı hançerleyiverir. Girifttir çünkü. Hassastır gönül. Kırılgandır. Nazenin duygular alıngandır.
Bazen zanlar çizer yolumuzu. Biz bir kalıp içerisinde kalakalırız. Kalıplaşır sonra, istesek te kıramayız. Beyin isyan eder de gönül tabi olmuştur çoktan.
Önyargılar da kalıplarımızdan sadece biri. Görünüşüne, kıyafetine, duruşuna istinaden yorumlayıveririz muhatabı hemen. Kişilik analizleri, eğitimi, saygınlığını ön yargılarımızla belirleyiveririz.
Büyüklerimiz anlatırdı. Eskiden işe alınacak elemanların svs, yediği yemekten belli olurmuş. Bir insan işçi almak istediğinde önce yemeğe davet eder, yemek yeyişine göre işe alırmış. Her sofraya da mutlaka tuz koyarlarmış.
Mesela ağır yiyorsa "Bu insan çok ağır kanlı, iş üretmez" derlermiş. Sofraya oturduğunda yemeklerin tadına bakmadan tuz atıyorsa "Bu kişi önyargılı, geçim olmaz, sorun çıkartır" derlermiş.
Ya da lokmaları küçük alıyorsa hesaplı, büyük alıyorsa obur, yemekle oynuyorsa beceriksiz olarak belirliyorlarmış. Oldukça ilginç ve bir o kadar da naif gelmişti duyduğumda. Kim bilir.
Bu gün, bu özellikler aranmıyor. Becerisi, kişiliği, çalışkanlığı, temiz ve titiz oluşu çok önemli değil gibi. Mahkemede dayın olması yeterli. Kâbiliyetin, becerinin, adaletli olmanın, dakik olmanın, hak hukuk gözetmenin, iş ahlâkının pek bi önemi kalmadı sanki.
Bu özelliklere sahip olanları tenzih ederken, bu sözüm hak etmediği konumlarda işinin hakkını vermeyenlere gelsin desem, doğru söyleyen dokuz köyden mi kovulur acaba?
Hani niyet halis olsa da muhatabı hançerleyen sözler sınıfına mı girer ki? Halis, nazenin duygularıma alınganlık olur, kırılınır mı? Sözler menzilini yangın yerine dönderir mi mesela? Taş gediğine yerleşir mi?
Aklımda deli sorular cevapsız, zihnim arap saçına dönmüş, gönlüm haksızlıklara karşı isyankâr. Bilmecelerle dolu bir hayatın, fonksiyonsuz figuranları gibi hissediyorum yer yer kendimi.
Bir hadisinde "Zulme sessiz kalan dilsiz şeytandır" diyor ya, Rasülûllah; haksızlıklara yüreğim isyanlarda. Duygularım yangın yeri. Beynim buz tutmuş. Aklım rest çekiyor, yüreğim kaynıyor, gönlüm kabz halinde.
Son günlerde hep üst üste gelen haksızlıklara boyun mu eğmeliyim, sessiz mi kalmalıyım, hakkımı savunmalı mıyım, yoksa "Dünyayı ben mi düzelteceğim" deyip, hadisi yok mu saymalıyım?
İmanım hadisten yana, zamansa zalim. Ben gönüllerin sultanına tabîyim, yaşam menfaatten yana. Yüreğim haykırmak istiyor, yaralı yanım sükûtta.
"Birine verilebilecek en ağır ceza, yok saymaktır" diyen gönlüm, "Hakkını savunman gerek" diyen aklımla savaş halinde. Çıkmazlarda yüzüyorum. Önüm girdaplarla dolu, savruluyorum.
Gün açar mı, güneş doğar mı, fırtına durur, yağmur diner, bulutlar dağılır mı bilmem. Bildiğim tek şey çaresizlik. Onunda ilacı yok.
Allah-u âlem.
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İşte O An
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 29 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Hilmi Yavuz
Post-Truth [Hakikat-Sonrası] Travmalara Karşı Hakikat’i Söyleyebilme Cesareti: Parrhesia
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ebru Bozcuk
Yılkı Atları
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar