İnsanda Olması Gereken Üç Şey /Doğruluk

Mehmet Şahan

27-03-2025 15:01

Advert

Doğruluk:

Doğruluk; doğru olma hâli, dürüstlük, sıdk, sadâkat, istikamet, hak, bir, hidâyet anlamına gelen itikadî ve ahlâkî bir kavramdır. Allah’ın emrine ve kanunlarına uygun bir yol izlemek ve insanların haklarına riâyet etmek demektir. İman eden ve inancını hayata geçiren doğru insan, Hz. Peygamber’in en güzel ahlâkını örnek alır. Kur’ân-ı Kerim, doğruluğa dair birçok âyet içerir. 

Doğruluk, ahlâkî vasıfların tümünü kendinde toplar. Özünde Allah’a, meleklere, âhirete, kitaplara, peygamberlere inanan, namaz kılan, zekât veren, oruç tutan, sabreden, sözünde duran, cihad eden mü’minlerin bütün bu vasıfları doğruluk halinin tezâhürleridir. 

“Ancak Sana ibâdet eder ve ancak Senden yardım isteriz. Bizi doğru yola ilet. Nimet verdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil.” (1/Fâtiha, 5-7) âyetleriyle doğru yolun temel istek olduğunu vurgulayan Kur’an, baştan sona doğruluğun yolunu ve bunun aksi olan sapıkların yolunu açıklar. Allah’a kulluk etmek, doğruluğun ve doğru yolun ta kendisidir. 

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” (11/Hûd, 112; 42/Şûrâ, 15) buyuran Allah, hâlis kullarını şeytandan korumaktadır. Allah, mü’minlerin kendisinden korkmalarını ve ölçüyü doğru tutmalarını emretmektedir. Sözün de doğru olması için uyarılan mü’minler, doğrulukları karşılığında cennete gireceklerdir. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” emri üzerinde günümüz insanları olarak çok düşünmemiz gerekiyor. Bugün böyle, yarın şöyle olmaz. Ecdadımız “Söz namustur.” derlerdi. Verdikleri söz insanlar arasında en geçerli senetti. Sözüne itibar edilmeyen, yalan, dolan, hile, fitne ve fesatla insanları aldatan kişiler gerçekten imanı yüreklerine indirmiş olsalardı “Dün dündür, bugün bugündür.” diyebilirler miydi? 

Dürüst olmak; özü-sözü bir olmaktır. Adaletli olmaktır. Açık sözlü ve açık yürekli olmaktır. Tutarlı ve ilkeli olmaktır. Gerçekçi olmaktır. Samimi olmaktır. Sorumlu olmaktır. Hak ve değerbilir olmaktır. Kararlı olmaktır. Saygılı olmaktır. Ölçülü olmaktır. Öz eleştiri yapabilmektir. İslâm, gücünü imandan alan, bütün hayatı ve insanları kuşatan mükemmel bir ahlâk sistemi getirmiştir. Ana çizgileri Kur’an ve sünnet tarafından belirlenen bu sistemin iki temel şartı vardır. Bunlardan ilki, yüksek değerlere tam olarak inanmak, ikincisi de, inanılan değerleri doğru biçimde uygulamaktır.  

Âyette “Doğrularla beraber olun.” (9/Tevbe, 119) buyurulması, bu kavramın toplumsal oluşuna delâlet eder. 

“İnsana sadâkat yakışır görse de ikrah,

Yardımcısıdır doğruların Hazret-i Allah.” (Ziya Paşa) 

Muttakîler asla yalan söylemezler. Hz. Peygamber, “el-Emîn” olarak tanınmıştı. Yalancılık ise, dar anlamıyla insanın günlük hayatta söz ve davranışlarında doğruluktan uzaklaşması anlamına gelir. Geniş anlamda Allah’ın emir ve yasakları ile alay etmek, Allah’a iftirâda bulunmaktır. Bu da müşriklerin sıfatıdır. Allah yalancı kâfirleri doğru yola iletmeyeceğini Kur’an’da birçok âyette açıklamış, onları lânetlemiş ve büyük bir azâba uğrayacaklarını bildirmiştir. 

Allah, mü’minlere şöyle buyurur: 

“Yalan sözden kaçının.” (22/Hacc, 30). 

Davranışlarda doğruluğa hakkaniyet de denir. Bu da adâlet, insaf ve merhametten ibarettir. Doğruluğun, vahyî temellerinin anlaşılmasından sonra, düşüncenin eyleme geçirilmesinde en başta dile hakimiyet gelmektedir. Dil, düşünceyi iletme aracıdır. Mü’minler söz söylerken doğruyu söyler, gereksiz yere konuşmaz, kötü söz söylemezler; ya hayır konuşurlar veya susarlar.

Doğruluk; düşüncede, sözde, niyette, irâdede, azimde, vefâ ve amelde doğruluk şeklinde tezâhür eder. Bütün bunların kaynağı, Kur’an ve Sünnettedir. Öte yandan, düşünce ve eylem birliği, doğruluğun esasıdır. Düşüncede ve inançta tam mânâsıyla İslâm’a yönelinmedikçe ve İslâmî hükümlere teslim olunmadıkça davranışların doğru olması mümkün değildir. Doğru olan ahlâk, tümüyle sadece Hz. Peygamber’in ahlâkıdır. Zira Rasûlullah (s.a.s.) “dosdoğru ol!” mesajı ile “Hûd sûresi beni kocattı” diye buyurarak doğruluğun önemini ve insana yüklediği sorumluluğu ifade etmiştir. Yine O, “Beni Rabbim en güzel şekilde terbiye etti.” buyurmuştur.

“Ey inananlar! Allah’a karşı saygılı olun ve özü-sözü doğru olanlarla beraber bulunun.” (Tevbe sûresi, 119) 

“Doğru sözlü, doğru özlü erkek ve kadınlara Allah, bağışlanma ve büyük ecir hazırlamıştır.” (Ahzâb sûresi, 35) Âyet; özünde, sözünde ve işinde doğru olmanın iki önemli neticesini açıklamaktadır: 

1. Geçmişteki hataların bağışlanması (mağfiret). 

2. Gelecekte büyük ecir (mükâfat). Bu, geçmişi ve geleceğiyle en büyük güvenceye sahip olmak demektir.

Peygamber (s.a.v) Efendimiz bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:

“Şüphesiz ki sözde ve işte doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık, yoldan çıkmaya (fücûr) sürükler. Fücûr da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) diye yazılır.” (Buhâri, Edeb 69; Müslim, Birr 103-105. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 80; Tirmizi, Birr 46; İbni Mâce, Mukaddime 7; Duâ 5) 

Tüm bunlardan da anlaşılacağı üzere “Doğruluk” hem Allah katında hem toplum nezdinde hem de kalp huzuru anlamında değeri ölçülemeyecek kadar büyük öneme haizdir.

Diğer bir deyimle “Doğruluk” hem bu dünyada hem de ahiret aleminde sonsuz mutluluğun kaynağı demektir.

 

DİĞER YAZILARI Paylaşmak /2 01-01-1970 03:00 Başak ve Saman  01-01-1970 03:00 Paylaşmak 01-01-1970 03:00 Özgürlük Anlayışı 01-01-1970 03:00 Em Olmak Lazım 01-01-1970 03:00 Edep Edebiyat Medeniyet Ekseninde İnsan    01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan /2  01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan 01-01-1970 03:00 Kul Hakkı 01-01-1970 03:00 Hasene ve Hasenat 01-01-1970 03:00 Ahsen-i Amel 01-01-1970 03:00 Amel-i Salih 01-01-1970 03:00 Dil Nedir Sizce 01-01-1970 03:00 Ebu Hanife’nin Vasiyeti 01-01-1970 03:00 Farkında Olmak 01-01-1970 03:00 İnsan Olabilmek 01-01-1970 03:00 İnsan Olmak 01-01-1970 03:00 Din Nedir 01-01-1970 03:00 Şiir Hakkında 01-01-1970 03:00 Bana Ne Diyebilir miyiz 01-01-1970 03:00 Sana Ne Diyebilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Edebiyat mı Edebi At mı 01-01-1970 03:00 Kurbanın Mahiyeti ve Bilinmesi Gerekenler 01-01-1970 03:00 Kurbanın Fazileti ve Önemi 01-01-1970 03:00 Niyet Okumak 01-01-1970 03:00 İnsan Fazlalık mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şiir, Bir Eleştiri, Bir Yorum (Cevap) 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Zarafet 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Letafet 01-01-1970 03:00 Cami ve Çocuklarımız 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey: Milli Kimlik /Milliyet 01-01-1970 03:00 Ramazan Ayı Üzerine 01-01-1970 03:00 Olmazsa Olmazımız Olan Üç Şey / Din  01-01-1970 03:00 Dil 01-01-1970 03:00 İman 01-01-1970 03:00 Hayâ 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey / Edep 01-01-1970 03:00 Sadakat 01-01-1970 03:00 Vefa 01-01-1970 03:00 Güven 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey: Vicdan 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Geren Üç Şey: Merhamet 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey / Şefkat 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 3 - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 2 Gurur - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / Benlik - Ego - Nefs 01-01-1970 03:00 Ciddiyet 01-01-1970 03:00 Zikir 01-01-1970 03:00 Zan... 01-01-1970 03:00 Önyargı 01-01-1970 03:00 Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Zamanı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Kalbi Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Aklı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Çerçi 01-01-1970 03:00 Nasıl Olmalıyım Nasıl Olmalıyız? 01-01-1970 03:00 Kılıf Hazırlamak ve Bahane Bulmak 01-01-1970 03:00 Hizmetçi miyim? 01-01-1970 03:00 Mü'minin Bayramı 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? / Bedenen Okumak 01-01-1970 03:00 Kalben Okumak 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? 01-01-1970 03:00 Anmak mı Kutlamak mı? 01-01-1970 03:00 El - Hayâ Vel - İman / Hayâ İmandandır 01-01-1970 03:00 Gıybet / Dedikodu 01-01-1970 03:00 Aziz Valentine / 14 Şubat Sevgililer Günü Tarihçesi 01-01-1970 03:00 Ön yargı 01-01-1970 03:00 Hoşgörü 01-01-1970 03:00 Sevgi 01-01-1970 03:00 Şükür 01-01-1970 03:00 Asla Bırakmamanız Gereken Üç Şey 01-01-1970 03:00 Kürt İsyanları 01-01-1970 03:00 Kur'an-ı Kerim'de İlk Emir 01-01-1970 03:00 Bilmek İstiyorum  01-01-1970 03:00 İçimdeki Ben 'Her Söze Mühür Olmak İster' 01-01-1970 03:00 Bir Gün mü Her Gün mü? 01-01-1970 03:00 İçimdeki Şeytan 01-01-1970 03:00 Yargılama 01-01-1970 03:00 Suçlama 01-01-1970 03:00 Tehdit Etmek 01-01-1970 03:00 Kusur Bulma 01-01-1970 03:00 Şikâyet Etmek 01-01-1970 03:00 Tahrik Etmek 01-01-1970 03:00 Eğitim sürecinde yapılan yanlışlar: Yalan Söylemek 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık /2 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Utandırmak 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Kazanmanın Anahtarı /4 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarıdır /3 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarları /2 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarı /1 01-01-1970 03:00 Adanmak ve Teslimiyet 01-01-1970 03:00 Görevden İmtina Etmek / İsteksiz Olmak, Kaçınmak 01-01-1970 03:00