Edebiyat - Medeniyet ve İnsan /2 

Mehmet Şahan

11-12-2025 19:19

Advert

Medeniyet

İnsanın kendi sınırlarını bilmesi, başkalarının sınırlarını tanıması, medeniyete ait bir davranış biçimidir. “Hak” ve “adalet” kavramlarının merkezileştirilmesi önemli bir medeniyet göstergesidir. Medeniyet yüksek ve görkemli binalar demek değildir; insanın insana, insanın çevreye, insanın eşya ve varlığa, insanın hayata saygısı, verdiği değer ve yüklediği anlamdır. Edebi oluşturan kurala ve yasaya saygıdır. Hat ve sınır duygusudur. Davranış tarzıdır. 

Bütün bu davranış sistemleri bir bütünlük ve organizasyon içinde ortaya çıkmadan, adap oluşmadan medeniyet de oluşmaz. Şu hâlde bir söz sanatı olarak edebiyat ortaya çıkmadan önce, insanların bir araya gelme ve bir arada yaşayabilmelerinin imkânı olarak hukuk ve ahlâk anlamında edebe gereksinim vardır. Buna göre edep başkası ile birlikte yaşayabilme, başkası ile bir arada olabilme duygusudur. Öyle ki edeb; ruhtan, benlikten çıkar ve varlıkla ilişkide somutlaşır. Bu; eğitilmiş, terbiye edilmiş duyguları gerektirir. Edebiyat bizde başkalarına karşı ilgi ve farkındalık, başkalarının varoluşsal durumlarına karşı empati oluşturur. 

Medeniyet kendisiyle, insanla, toplumla, toplumsal kurumlarla, sosyal ve fiziksel çevre ile ilişki içinde olduğunu fark edebilmektir.

Medeniyet öncelikle nesne değil; anlamdır, ruhtur. Bu yüzden edebiyat bu anlamın ve değerin oluşmasına aktif katkı sunabilecek bir değerdir. Zira onun anlattığı, söylediği, yoğurduğu ve üzerinde çalıştığı konu, insanın anlam dünyasıdır. O, bu anlam ve değer alanında iş görür, bu anlam ve değer alanını oluşturur. Bu noktada edebiyat, salt yazı yazma biçimi olmaktan çıkarak hayata karışır, yaşama biçimine dönüşür. Edebiyatın damarlarının güçlü bir şekilde hayatın ve medeniyetin canlı dokusuna bağlı olduğu görülebilir. 

Edebiyatın bir yüzü hayat bir yüzü yazıdır. Yaşamak ve yazmak iç içedir. İnsanın duygusal, zihinsel ve ruhsal yaşamı edebiyat eserlerinde ifade bulur; hayat kendisine ilişkin bu üst bilinç ve bakışla zenginleşir. Bir medeniyet, edebiyatın gözü ve dili değmeden kendi farkına varamaz, kendisi hakkında bilinç elde edemez, kendini inceltip rafine hâle getiremez. Bir toplum, bir kültür ancak edebiyatın dilinde üst bir kültür hâline gelir, medeniyet yolunda gelişme ve ilerleme imkânı bulur.

Yazmak bir bakış ve üst bilinç oluşturmaktır. Yazmak bir bakışın ve görüşün ifadesidir. Yazı kültürü olan toplumlar, deneyimlerini biriktirebilen; hayata ilişkin farkındalık oluşturabilen; geleneği, alışkanlıkları ve refleksleri olan toplumlardır. Referans noktaları, ruhu ve karakteri olan toplumlardır. Şiir ve edebiyat, bu tür toplumların ürünüdür. 

Bir toplumun nabzı, kendi yazarlarının eserlerinde atar. Yazarı olmayan toplumlar, suskun ve kendi anlamını üretemeyen toplumlardır. Bir toplumdan yazar ve eserlerini çıkarırsak o toplumun kendine yönelik dili ve farkındalığı ortadan kalkar. Toplumlar, kendi bilinçlerine kendi edebiyat eserlerinde varırlar. 

Edebiyat insanın varoluş deneyimlerinin en yoğun şekilde ortaya çıktığı alandır. İnsan bir kez de orada kendine bakma, kendisiyle karşılaşma, kendisini anlama, kendi hat ve sınırını görme imkânı bulur. Bu anlamda edebiyat bir yazı biçimi olmaktan çıkarak bir yaşama ve varlıkla ilişki kurma biçimine dönüşür: 
“Kendimle ilişkim, çevremle ilişkim, nesne ve eşya ile ilişkim… Bütün bunlarla birlikte, Tanrı ile ilişkim.” 

Edebiyat, medeniyeti oluşturan davranış biçimlerini anlatan ve bu davranışların anlamına ilişkin farkındalık oluşturan bir üretim biçimidir.

İnsan medeniyete ilişkin davranış biçimlerini edebiyatla estetik bir dilde ürettiği gibi onları başkalarına da aktarır; bu medeniyetteki canlılığın ve gelişimin, yeniden üretimin ortaya çıkması için gereklidir. 

Bu nedenle medeniyetle edebiyat arasında tek yönlü, tek biçimli ve tek anlamlı değil; karşılıklı, olan ve oluşturan bir ilişki vardır. Edebiyat, bir medeniyet ruhu içinden türer ve yine bu ruha geri döner.
Anlam ve değer sözde, söz de yazıda birikir. İnsan ruhu kendisini söz ve yazıda muhafaza eder. Bu nedenle edebiyatta öncelikle “anlam” vardır, “nizam” vardır. Medeniyet ise bu ruhu bu anlamı ve değeri üretmek, hâkim kılmak ve koruyabilmektir. Bu ruh da insan-insan, insan-doğa, insan-çevre ilişkilerinde ortaya çıkar.

Medeniyet bir yaşama tarzıdır, bilinç durumudur, zihniyettir. Bu bilinç durumunun ortaya çıkmasında edebiyatın ve diğer sanatların önemli bir yeri vardır.

 Devam edecek.

***


Editör: Deniz İmre

DİĞER YAZILARI Paylaşmak /2 01-01-1970 03:00 Başak ve Saman  01-01-1970 03:00 Paylaşmak 01-01-1970 03:00 Özgürlük Anlayışı 01-01-1970 03:00 Em Olmak Lazım 01-01-1970 03:00 Edep Edebiyat Medeniyet Ekseninde İnsan    01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan 01-01-1970 03:00 Kul Hakkı 01-01-1970 03:00 Hasene ve Hasenat 01-01-1970 03:00 Ahsen-i Amel 01-01-1970 03:00 Amel-i Salih 01-01-1970 03:00 Dil Nedir Sizce 01-01-1970 03:00 Ebu Hanife’nin Vasiyeti 01-01-1970 03:00 Farkında Olmak 01-01-1970 03:00 İnsan Olabilmek 01-01-1970 03:00 İnsan Olmak 01-01-1970 03:00 Din Nedir 01-01-1970 03:00 Şiir Hakkında 01-01-1970 03:00 Bana Ne Diyebilir miyiz 01-01-1970 03:00 Sana Ne Diyebilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Edebiyat mı Edebi At mı 01-01-1970 03:00 Kurbanın Mahiyeti ve Bilinmesi Gerekenler 01-01-1970 03:00 Kurbanın Fazileti ve Önemi 01-01-1970 03:00 Niyet Okumak 01-01-1970 03:00 İnsan Fazlalık mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şiir, Bir Eleştiri, Bir Yorum (Cevap) 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Zarafet 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Letafet 01-01-1970 03:00 İnsanda Olması Gereken Üç Şey /Doğruluk 01-01-1970 03:00 Cami ve Çocuklarımız 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey: Milli Kimlik /Milliyet 01-01-1970 03:00 Ramazan Ayı Üzerine 01-01-1970 03:00 Olmazsa Olmazımız Olan Üç Şey / Din  01-01-1970 03:00 Dil 01-01-1970 03:00 İman 01-01-1970 03:00 Hayâ 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey / Edep 01-01-1970 03:00 Sadakat 01-01-1970 03:00 Vefa 01-01-1970 03:00 Güven 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey: Vicdan 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Geren Üç Şey: Merhamet 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey / Şefkat 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 3 - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 2 Gurur - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / Benlik - Ego - Nefs 01-01-1970 03:00 Ciddiyet 01-01-1970 03:00 Zikir 01-01-1970 03:00 Zan... 01-01-1970 03:00 Önyargı 01-01-1970 03:00 Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Zamanı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Kalbi Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Aklı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Çerçi 01-01-1970 03:00 Nasıl Olmalıyım Nasıl Olmalıyız? 01-01-1970 03:00 Kılıf Hazırlamak ve Bahane Bulmak 01-01-1970 03:00 Hizmetçi miyim? 01-01-1970 03:00 Mü'minin Bayramı 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? / Bedenen Okumak 01-01-1970 03:00 Kalben Okumak 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? 01-01-1970 03:00 Anmak mı Kutlamak mı? 01-01-1970 03:00 El - Hayâ Vel - İman / Hayâ İmandandır 01-01-1970 03:00 Gıybet / Dedikodu 01-01-1970 03:00 Aziz Valentine / 14 Şubat Sevgililer Günü Tarihçesi 01-01-1970 03:00 Ön yargı 01-01-1970 03:00 Hoşgörü 01-01-1970 03:00 Sevgi 01-01-1970 03:00 Şükür 01-01-1970 03:00 Asla Bırakmamanız Gereken Üç Şey 01-01-1970 03:00 Kürt İsyanları 01-01-1970 03:00 Kur'an-ı Kerim'de İlk Emir 01-01-1970 03:00 Bilmek İstiyorum  01-01-1970 03:00 İçimdeki Ben 'Her Söze Mühür Olmak İster' 01-01-1970 03:00 Bir Gün mü Her Gün mü? 01-01-1970 03:00 İçimdeki Şeytan 01-01-1970 03:00 Yargılama 01-01-1970 03:00 Suçlama 01-01-1970 03:00 Tehdit Etmek 01-01-1970 03:00 Kusur Bulma 01-01-1970 03:00 Şikâyet Etmek 01-01-1970 03:00 Tahrik Etmek 01-01-1970 03:00 Eğitim sürecinde yapılan yanlışlar: Yalan Söylemek 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık /2 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Utandırmak 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Kazanmanın Anahtarı /4 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarıdır /3 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarları /2 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarı /1 01-01-1970 03:00 Adanmak ve Teslimiyet 01-01-1970 03:00 Görevden İmtina Etmek / İsteksiz Olmak, Kaçınmak 01-01-1970 03:00