Başak ve Saman 

Mehmet Şahan

16-04-2026 12:48

Advert

Başak, buğday ve benzeri ürünlerin tanelerinin oluştuğu baş kısmının adıdır. Tarlaya ektiğimiz buğday tanelerinin, toprak altında kalmayı hiç sevmiyormuş gibi filizlenip toprağın yüzeyine çıkmaları çok uzun sürmez. Bir anda tarlanın yeşillendiğine şahit olursunuz. Kış mevsimine direnebilmek için gelişimlerini yavaşlatır bu mevsimi dinlenerek geçiriyormuş gibi büyümelerini neredeyse durma noktasına getirirler. Buğday kökleri toprağa öylesine sarılır ki ne yağmur ne kar ne de rüzgâr artık onlara zarar veremez. Ancak baharın gelmesiyle birlikte bir anda âdeta coşmaya, boylanmaya başlarlar.

Boyları otuz kırk santimetreye ulaştığında artık başaklarını da gizleyemezler. Ancak başakların, buğday tanelerini geliştirmeden önce sanki kendilerini koruma içgüdüsüyle en tepe noktada kılçıklar oluşturduklarını görürüz. Daha ilk aşamada kılçıklar, başakları çepeçevre sararak koruma altına alırlar. O kılçıklar sayesinde kuşlar, başaklardaki buğday tanelerine ulaşamazlar ve böylece herhangi bir verim kaybı yaşanmamış olur.

Buğdayın, başak vermeye başlamadan önceki hâline göcek denir. Her rüzgâr estiğinde göcek, denizler misali dalgalanır. Sanırsın ki dokunulmazlığının ve içinde gizlediği hazinenin sevincini ve mutluluğunu yaşıyor. Aslında o, denizin görüntüsünü andıran dalgalarla taşıdığı yükün onur ve gururunu anlatmaya çalışmaktadır. Çünkü o taşıdığı yükün anlam ve önemini en iyi bilendir. Tıpkı bir annenin yavrusuna verdiği anlam ve önemin değerini en iyi bilen olduğu gibi...

İlkbaharın başından sonuna kadar esen rüzgârlarla âdeta dans ederek mutluluğun zirvesini yaşayan buğday dalları yavaş yavaş sararmaya ve kurumaya başlarlar. Nihayet yaz mevsimi geldiğinde hasat vakti de gelmiş demektir. İyice kuruyan ürün biçilerek başaktaki taneler ile yaprak ve gövdeden oluşan kök kısmının birbirinden ayrılma işlemi yapılır.

Makineli tarımın yapılabildiği yerlerde hasat işlemi tarlada yapılır ve biter. Fakat makineli tarımın yapılamadığı yerlerde ise hasat el ile yapılır. El ile biçilen ürünler harman denilen yerlerde toplanarak tanelerin saplardan ayrılma işlemi yine el ile yapılır.

Tüm bu işlemlerin sonunda iki ürün ortaya çıkar: Birincisi; buğday köklerinin ömürleri pahasına besleyip büyütüp olgunlaşmalarına kadar korumaya çalıştıkları hazineleri olan “buğday taneleri”

Elde edilen buğday tanelerinden un, bulgur vb. ürünlerle yüzlerce çeşit besleyici ürünler elde edilerek insanlığın istifadesine sunulur. İnsan ve diğer tüm canlıların hayat döngüsünde olmazsa olmaz bir yer edinir.

Bu, oluşturduğu kılçıklarla kendini korumaya alan başağın başarısı gibi görünür. İşte bu yüzdendir ki bir sonraki seneye başak, haklı bir gururun sevincini yaşarcasına biraz daha başını dik tutmaya çalışır. Rüzgarın oluşturduğu dalgalanmayı onurunun dışa vurumu olarak görür ve sanki dalgalanmanın daha güçlü olmasına çalışıyormuş gibi hareket ettiğini sanırsınız.

İkincisi; doğumundan hasadına kadar geçen süre boyunca korudukları taneleri uğruna ömürlerini adayan “sap kısmı” Hasat sonrası elde edilen sap kısmı öğütülerek saman yapılır. Ancak bu ürünün yani samanın değeri tanelerinin değerinin yanında çöp hükmünde olsa da asıl hazinenin doğumundan hasadına kadar tanelerine ömrünü adadığını unutmamak gerekir.

Bir yanda adanan bir ömür diğer yanda bunun karşılığında insanlığın hatta tüm canlıların yararına üretilen ürün.

İşte tam da bu noktada başağın değeri ortaya çıkıyor. Gerek samanıyla gerekse hazine niteliğindeki taneleriyle canlılar alemine olan katkısıyla gururlanıyor; gelecek baharlarda esecek rüzgârların hayalini kurarak oluşacak dalgalanmanın vereceği sevinci düşünüyor...

Buğdayın, iki ayrı ürün vererek insanlığa ve canlılar alemine yaptığı katkıyı biz insanlar yapabiliyor muyuz acaba?

Yoksa hiçbir ürünü ve meyvesi olmayan mevsimlik otlar gibi mi yaşıyoruz?

Ya da doğduk, büyüdük, yedik-içtik, göçüp gittik mi?

Son cümle:
Bizden geriye ne kalacak?

***

Editör: Nüzhet Ünlüer

DİĞER YAZILARI Paylaşmak /2 01-01-1970 03:00 Paylaşmak 01-01-1970 03:00 Özgürlük Anlayışı 01-01-1970 03:00 Em Olmak Lazım 01-01-1970 03:00 Edep Edebiyat Medeniyet Ekseninde İnsan    01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan /2  01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan 01-01-1970 03:00 Kul Hakkı 01-01-1970 03:00 Hasene ve Hasenat 01-01-1970 03:00 Ahsen-i Amel 01-01-1970 03:00 Amel-i Salih 01-01-1970 03:00 Dil Nedir Sizce 01-01-1970 03:00 Ebu Hanife’nin Vasiyeti 01-01-1970 03:00 Farkında Olmak 01-01-1970 03:00 İnsan Olabilmek 01-01-1970 03:00 İnsan Olmak 01-01-1970 03:00 Din Nedir 01-01-1970 03:00 Şiir Hakkında 01-01-1970 03:00 Bana Ne Diyebilir miyiz 01-01-1970 03:00 Sana Ne Diyebilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Edebiyat mı Edebi At mı 01-01-1970 03:00 Kurbanın Mahiyeti ve Bilinmesi Gerekenler 01-01-1970 03:00 Kurbanın Fazileti ve Önemi 01-01-1970 03:00 Niyet Okumak 01-01-1970 03:00 İnsan Fazlalık mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şiir, Bir Eleştiri, Bir Yorum (Cevap) 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Zarafet 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Letafet 01-01-1970 03:00 İnsanda Olması Gereken Üç Şey /Doğruluk 01-01-1970 03:00 Cami ve Çocuklarımız 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey: Milli Kimlik /Milliyet 01-01-1970 03:00 Ramazan Ayı Üzerine 01-01-1970 03:00 Olmazsa Olmazımız Olan Üç Şey / Din  01-01-1970 03:00 Dil 01-01-1970 03:00 İman 01-01-1970 03:00 Hayâ 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey / Edep 01-01-1970 03:00 Sadakat 01-01-1970 03:00 Vefa 01-01-1970 03:00 Güven 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey: Vicdan 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Geren Üç Şey: Merhamet 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey / Şefkat 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 3 - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 2 Gurur - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / Benlik - Ego - Nefs 01-01-1970 03:00 Ciddiyet 01-01-1970 03:00 Zikir 01-01-1970 03:00 Zan... 01-01-1970 03:00 Önyargı 01-01-1970 03:00 Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Zamanı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Kalbi Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Aklı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Çerçi 01-01-1970 03:00 Nasıl Olmalıyım Nasıl Olmalıyız? 01-01-1970 03:00 Kılıf Hazırlamak ve Bahane Bulmak 01-01-1970 03:00 Hizmetçi miyim? 01-01-1970 03:00 Mü'minin Bayramı 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? / Bedenen Okumak 01-01-1970 03:00 Kalben Okumak 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? 01-01-1970 03:00 Anmak mı Kutlamak mı? 01-01-1970 03:00 El - Hayâ Vel - İman / Hayâ İmandandır 01-01-1970 03:00 Gıybet / Dedikodu 01-01-1970 03:00 Aziz Valentine / 14 Şubat Sevgililer Günü Tarihçesi 01-01-1970 03:00 Ön yargı 01-01-1970 03:00 Hoşgörü 01-01-1970 03:00 Sevgi 01-01-1970 03:00 Şükür 01-01-1970 03:00 Asla Bırakmamanız Gereken Üç Şey 01-01-1970 03:00 Kürt İsyanları 01-01-1970 03:00 Kur'an-ı Kerim'de İlk Emir 01-01-1970 03:00 Bilmek İstiyorum  01-01-1970 03:00 İçimdeki Ben 'Her Söze Mühür Olmak İster' 01-01-1970 03:00 Bir Gün mü Her Gün mü? 01-01-1970 03:00 İçimdeki Şeytan 01-01-1970 03:00 Yargılama 01-01-1970 03:00 Suçlama 01-01-1970 03:00 Tehdit Etmek 01-01-1970 03:00 Kusur Bulma 01-01-1970 03:00 Şikâyet Etmek 01-01-1970 03:00 Tahrik Etmek 01-01-1970 03:00 Eğitim sürecinde yapılan yanlışlar: Yalan Söylemek 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık /2 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Utandırmak 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Kazanmanın Anahtarı /4 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarıdır /3 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarları /2 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarı /1 01-01-1970 03:00 Adanmak ve Teslimiyet 01-01-1970 03:00 Görevden İmtina Etmek / İsteksiz Olmak, Kaçınmak 01-01-1970 03:00