Vefa

Mehmet Şahan

30-10-2024 17:51

Advert

Vefa, tek kelime ile ifade edecek olursak “unutmamak” demektir.

Vefa; yapılan tüm iyilikleri, gösterilen sevgi, şefkat ve muhabbeti; güven, sadakat ve riâyeti; lütuf, ihsan ve nimetleri unutmamaktır.

Muhabbet, dostluk ve bağlılıkta sebat, ahde riâyet ve verilen sözde durmak demek olan vefa, İslâmî şiarlardan biri ve belki de en önemlisidir. Çünkü her insan, imtihan edilmek üzere geldiği bu dünyada, ruhlar âleminde vermiş olduğu söze sadakatini ispat ettiği taktirde, hayatını “Mü’min” olarak yaşar.
Vefa; başta Rabbimiz olmak üzere, üzerimizde hakkı bulunan her varlığa karşı, insanî, vicdanî ve imanî borcumuzu ödeme gayretinde olmamızdır.

Kur'an'a göre vefa, iman ederek Allah’u Teâlâ ile ahidleşmiş ve böylece kendisini hür iradesiyle sadakat yükümlülüğü altına sokmuş olan Mü'minin ahlâkî bir borcudur. İster insanlara, ister Allah’a karşı verilmiş olsun her ahid ve söz, yükümlülük şartlarını taşıyan her insanı borçlu ve sorumlu kılar. Bu sorumluluğun yerine getirilmesine ahde vefa veya ahde riâyet denilir. (Bakara, 2/177; Mü’minûn, 23/8). 
Cenâb-ı Hak: “Ey iman edenler! Akitlerin gereğini yerine getirin!” (el-Mâide 5/1) diye  buyurmuştur. Dolayısıyla mü’minler, yaptıkları bütün akidleri îfâ etmelidirler. Öncelikle “iman bir akittir.”

Allah’u Teâlâ:
“Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz sorumluluğu gerektirir.” (el-İsrâ 17/34) buyurarak kullarını bu hususta dikkatli olmaya çağırmaktadır.

Cenab-ı Hak:
“…Kim ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse, Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.” (el-Feth 48/10)

“Bana olan ahdinize vefa gösterin ki ben de size olan ahdimi îfâ edeyim!” (el-Bakara 2/40) buyurarak onlara da ahitlerini yerine getirmelerini emretmektedir.

Özünde sadakat, samimiyet gibi ahlaki davranışları barındıran vefa; kavram olarak sözünde durmak, sevgide bağlılık, yapılan iyilikleri unutmamak ve buna göre davranmak gibi anlamları içermektedir. Yaratanını tanımak, kulluk görevlerini yapmak, O’nun verdiği nimetlerin kıymetini bilmek, şükretmektir. 
Vefa, iyilik ve takvada buluşmayı gerektirir. Kur’an-ı Kerim’de temel bir ahlaki kavram olan vefa, söylemden ziyade eylem ile ortaya konması gereken büyük bir ahlaki erdem olarak dikkati çekmektedir.

Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de; kendisine kulluktan anne babaya saygıya, sözünde durmaktan nimetin kadrini bilmeye, antlaşmalara riayetten yetim malını koruyup gözetmeye kadar birçok konuda vefa hatırlatması yapmakta, mücadelelerini anlattığı ve bizlere örnek gösterdiği tüm nebilerin en belirgin vasıflarından birinin vefa olduğunu bildirmektedir.

Kur’an-ı Kerim bizlere bir taraftan Allah’a ve onun kullarına karşı nasıl vefalı olmamız gerektiğini öğretirken diğer taraftan da vefasızlık örneklerini göstererek bizleri uyarmaktadır.

Peygamber (s.a.v.) Efendimizin hayatı; Allah’ın emirlerine, ailesine, dostlarına ve çevresine vefa örnekleri ile doludur. O, ömrü boyunca vefakarlığı bir erdem olarak öğretmiş, tebliğ ettiği dine inanan inanmayan herkes tarafından ahde vefa ve emanete riayete tam anlamıyla sahip olmasından dolayı “Muhammed-ül Emin” veya “El-Emin” olarak bilinmiştir. Ahde uygun hareket edilmesini imandan sayan ve hayatı boyunca vefanın en güzel örneklerini sergileyen Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, gerek Allah’a kullukta ve nimetlerine şükürde gerekse insani tüm ilişkilerinde vefayı ahlaki bir davranış olarak görmüş ve hayatına yansıtmıştır.

Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz; İslam’a hizmet etmiş olanlara, Allah yolunda şehit düşenlere, onların çocuklarına, geride kalan ailelerinin ihtiyaçlarının karşılanmasına çalışmış, ashabını da bu konuda teşvik edip yönlendirmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, iyiliğini görüp ahirete irtihal etmiş tüm insanları da hayırla yad etmiş, geride bıraktıklarına sahip çıkarak onları himayesinde bulundurmuştur.

İletişim teknolojilerinin durmaksızın gelişim gösterdiği günümüzde, insani ve toplumsal meziyetlerden olan vefa, ne yazık ki toplumumuzda ahlakla ilgili bir değer olarak hızla unutulmakta ve gün geçtikçe de kaybolmaya yüz tutmaktadır.

Bugün maddi hazları öne çıkaran, manevi değerleri ötekileştirerek kişisel arzu ve istekleri hayatın odağına yerleştiren yaklaşımlar vefayı oluşturan bütün kavramların içinin boşaltılmasına, taşıdığı anlamları kaybetmesine neden olacak geniş bir zemin hazırlamaktadır. Oysa fert ve toplum huzurunu temin etme amacıyla İslam dininin merkeze aldığı erdemlerden olan ve “vefa” duygusuyla beslenen samimiyet, sadakat, sözünde durma, güven, fedakarlık, yardımlaşma ve dayanışma gibi değerler insan hayatına rehberlik eden faziletli davranışlardandır.

Bu davranışların toplumların huzurunu, birlik ve beraberliğini sağlamada hayati bir rol üstlendiğini hatırdan çıkarmamamız ve ona göre hayatımızı şekillendirmemiz büyük önem arz etmektedir.

“Her kim ahdine vefa gösterir ve günah işlemekten sakınırsa bilsin ki Allah o sakınanları sever.” (Ali İmran, 3/76.)

DİĞER YAZILARI Paylaşmak /2 01-01-1970 03:00 Başak ve Saman  01-01-1970 03:00 Paylaşmak 01-01-1970 03:00 Özgürlük Anlayışı 01-01-1970 03:00 Em Olmak Lazım 01-01-1970 03:00 Edep Edebiyat Medeniyet Ekseninde İnsan    01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan /2  01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan 01-01-1970 03:00 Kul Hakkı 01-01-1970 03:00 Hasene ve Hasenat 01-01-1970 03:00 Ahsen-i Amel 01-01-1970 03:00 Amel-i Salih 01-01-1970 03:00 Dil Nedir Sizce 01-01-1970 03:00 Ebu Hanife’nin Vasiyeti 01-01-1970 03:00 Farkında Olmak 01-01-1970 03:00 İnsan Olabilmek 01-01-1970 03:00 İnsan Olmak 01-01-1970 03:00 Din Nedir 01-01-1970 03:00 Şiir Hakkında 01-01-1970 03:00 Bana Ne Diyebilir miyiz 01-01-1970 03:00 Sana Ne Diyebilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Edebiyat mı Edebi At mı 01-01-1970 03:00 Kurbanın Mahiyeti ve Bilinmesi Gerekenler 01-01-1970 03:00 Kurbanın Fazileti ve Önemi 01-01-1970 03:00 Niyet Okumak 01-01-1970 03:00 İnsan Fazlalık mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şiir, Bir Eleştiri, Bir Yorum (Cevap) 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Zarafet 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Letafet 01-01-1970 03:00 İnsanda Olması Gereken Üç Şey /Doğruluk 01-01-1970 03:00 Cami ve Çocuklarımız 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey: Milli Kimlik /Milliyet 01-01-1970 03:00 Ramazan Ayı Üzerine 01-01-1970 03:00 Olmazsa Olmazımız Olan Üç Şey / Din  01-01-1970 03:00 Dil 01-01-1970 03:00 İman 01-01-1970 03:00 Hayâ 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey / Edep 01-01-1970 03:00 Sadakat 01-01-1970 03:00 Güven 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey: Vicdan 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Geren Üç Şey: Merhamet 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey / Şefkat 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 3 - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 2 Gurur - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / Benlik - Ego - Nefs 01-01-1970 03:00 Ciddiyet 01-01-1970 03:00 Zikir 01-01-1970 03:00 Zan... 01-01-1970 03:00 Önyargı 01-01-1970 03:00 Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Zamanı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Kalbi Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Aklı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Çerçi 01-01-1970 03:00 Nasıl Olmalıyım Nasıl Olmalıyız? 01-01-1970 03:00 Kılıf Hazırlamak ve Bahane Bulmak 01-01-1970 03:00 Hizmetçi miyim? 01-01-1970 03:00 Mü'minin Bayramı 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? / Bedenen Okumak 01-01-1970 03:00 Kalben Okumak 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? 01-01-1970 03:00 Anmak mı Kutlamak mı? 01-01-1970 03:00 El - Hayâ Vel - İman / Hayâ İmandandır 01-01-1970 03:00 Gıybet / Dedikodu 01-01-1970 03:00 Aziz Valentine / 14 Şubat Sevgililer Günü Tarihçesi 01-01-1970 03:00 Ön yargı 01-01-1970 03:00 Hoşgörü 01-01-1970 03:00 Sevgi 01-01-1970 03:00 Şükür 01-01-1970 03:00 Asla Bırakmamanız Gereken Üç Şey 01-01-1970 03:00 Kürt İsyanları 01-01-1970 03:00 Kur'an-ı Kerim'de İlk Emir 01-01-1970 03:00 Bilmek İstiyorum  01-01-1970 03:00 İçimdeki Ben 'Her Söze Mühür Olmak İster' 01-01-1970 03:00 Bir Gün mü Her Gün mü? 01-01-1970 03:00 İçimdeki Şeytan 01-01-1970 03:00 Yargılama 01-01-1970 03:00 Suçlama 01-01-1970 03:00 Tehdit Etmek 01-01-1970 03:00 Kusur Bulma 01-01-1970 03:00 Şikâyet Etmek 01-01-1970 03:00 Tahrik Etmek 01-01-1970 03:00 Eğitim sürecinde yapılan yanlışlar: Yalan Söylemek 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık /2 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Utandırmak 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Kazanmanın Anahtarı /4 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarıdır /3 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarları /2 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarı /1 01-01-1970 03:00 Adanmak ve Teslimiyet 01-01-1970 03:00 Görevden İmtina Etmek / İsteksiz Olmak, Kaçınmak 01-01-1970 03:00